16 May 2019

ACCOR, “ARTIRILMIŞ OTELCİLİK” KAVRAMI İLE ÇITAYI YÜKSELTİYOR

 

Turizm sektörüne getirdiği “Artırılmış Otelcilik” kavramı ile müşterilerine özel deneyimler sunan Accor Otel Grubu, odağına dijital dönüşüm yatırımlarını aldı. İstanbul’da gazetecilerle bir araya gelen Accorhotels Dijital Müdürü Maud Bailly, grubun dijital dönüşüm alanında yaptığı yatırımları, yeni sadakat programlarını ve sosyal sorumluluk projelerini anlattı. Raffles, Fairmont, Rixos, Pullman, Swissotel, Novotel, Ibis, Mercure, Movenpick gibi dünyaca ünlü 36 markasıyla 100 ülkede 4 bin 800 otel, resort ve konutla hizmet veren Accor Grubu, “Artırılmış Otelcilik” kavramıyla turizmin sektörünün kurallarını baştan yazıyor. İstanbul’da bazı gazetecilerle bir araya gelen AccorHotels Dijital Müdürü Maud Bailly, hem artırılmış otelcilik kavramına yönelik çalışmaları hem de grubun Türkiye’deki ve dünya çapındaki ticari ve sosyal sorumluluk faaliyetleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Rakip markalardan farklı olarak Türkiye’de operasyon ofisi bulunduran tek marka olduklarına dikkat çekerek sözlerine başlayan Bailly, “AccorHotels markamızın iş hacminin yüzde 53’ünü Avrupa oluşturuyor ve buradaki güçlü yatırımlarımızla Türkiye, başlı başına Avrupa’da bir numaraya oynuyor. 52 otelimizle Türkiye’deki hızlı büyümemizi sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu. Organik büyüme ve satın almalar da dahil olmak üzere 2018’de açılan 100 bin misafir odası ile grubun hızlı büyüyen pazarlardaki varlığını ve uluslararası liderliğini pekiştirdiğini söyleyen Bailly, Accor Grubu’nun odağında dijital dönüşüm yatırımlarının olduğunu kaydetti.

DİJİTAL DÖNÜŞÜME 5 YILDA 475 MİLYON EUROLUK YATIRIM

“Sadece 100 ülkede 4 bin 800 otelimizle ve otelcilik tecrübemizle değil, IT konusundaki uzmanlığımızla da tüm dünyada farklı otel markaları tarafından tercih ediliyoruz” diyen Bailly, dijital dönüşümün aslında büyük bir fırsat olduğundan bahsetti. Bailly, konuyla ilgili şunları söyledi: “Dijital dönüşüm otelcilik sektöründe herkes için büyük bir şok oldu. Artık yüz tanıma sistemlerinden bahsediyoruz. Esasında bu hem büyük bir zorluk hem de işimizi büyütmek içi bir fırsat. İşimin yüzde 50’lik kısmı teknolojiyle ilgili çözüm üretmekle geçiyor. Geri kalan yüzde 50’si ise kültürel değişimi yerleştirmekle geçiyor. Çünkü dijital olmayan bir şirketi dijital bir şirkete dönüştürmen gerekiyor. Bu devrimi çalışanların da kabul etmesi ve buna uyum sağlamaları gerekiyor. Sektörümüzde iki türlü rekabetle karşı karşıyayız. Bunlardan biri Hilton gibi geleneksel oyuncular. Diğer taraftan da online seyahat acenteleri gibi dijital oyuncular var. Bununla birlikte Çin’de de hızla büyüyen bir pazar var. Dolayısıyla hızla yatırım yapmamız gerekiyor. 2014 yılında CEO’muz Sébastien Bazin, bu dijital dünyanın yavaş yavaş büyüdüğünün farkına vardı ve 250 milyon euroluk bir yatırım yapıldı. IT mimarimiz değiştirildi. Tabii, bu yatırımlara devam etmemiz gerekiyor çünkü insanlar daha çok online rezervasyonlar yapmaya başladı. Geleneksel yöntemlere kıyasla yeni bir pazarlama endüstrisinin doğumuna tanık olduk. Bu amaçla dijital dönüşüme 225 milyon euroluk bir ek yatırım yapmaya karar verdik.”

ACDC İLE OTEL MÜŞTERİLERİNİN TERCİHLERİ ÖNCEDEN BİLİNİYOR

Online seyahat acentelerine karşı IT alanındaki uzmanlıkları ve sadakat programlarıyla direnç göstereceklerini anlatan Bailly, “İnsanların bizi seçmesindeki nedenlerden biri IT alanındaki uzmanlığımız, dijital performansımız ve dijital tasarım kültürümüz. Bir diğer güçlü olduğumuz nokta ise sadakat programlarımız” dedi. Otel müşterileriyle ilgili bilgi topladıkları bir program olan ACDC ile müşterilerine kendilerini özel hissettirdiklerini ifade eden Bailly, “AccorHotels’in müşterilerle ilgili veri toplama programı ACDC (Accor Customer Digital Card-Accor Dijital Müşteri Kartı) müşterilerinin otel ziyaretleri sırasında birebir alışkanlıklarını, sevdiği hizmetleri, tercihlerini otel personeli ile iletişim halinde bir data olarak toplayarak sonrasında AccorHotels Grubu’nun tüm otellerinde kişiselleştirilmiş bir hizmetle karşılaşmalarına yardımcı oluyor. Şu anda 3 bin 600 otelde 23 farklı marka için kullanıyoruz ve 53 milyon üyemiz var. Şu anda dünyanın herhangi bir yerindeki otelimizde kaldığınızda, sizin tercihleriniz önceden bilindiği için sizi ona göre karşılıyorlar. Kahvenizi nasıl sevdiğinizi ya da oda sıcaklığını nasıl tercih ettiğiniz gibi bilgileri önceki kaldığınız otellerden veri olarak alınıyor ve bu sayede tercihleriniz önceden biliniyor. Müşterilerimizin istediği şey tanınmak ve bilinmek. Bu program da bunu sağlıyor” ifadelerini kullandı

YENİ SADAKAT PROGRAMI ALL PARANIN ALAMAYACAĞI DENEYİMLER SUNUYOR

Yeni yaşam tarzı sadakat programları Accor Live Limitless (ALL) hakkında bilgi de veren Bailly, ALL ile müşterilerine paranın satın alamayacağı deneyimler vaat ettiklerini söyledi. Bailly, konuyla ilgili şunları söyledi: “Elit, platinum ve gold üyelerimizle sık sık yemekler düzenliyoruz. Kendi tercihlerine göre bilinmek ve tanınmak istediklerini dile getiriyorlar. Ve bizden de yeni beklentileri olduğunu anlamamızı talep ediyorlar. Milenyallere soracak olursanız sadakat programlarının modasının geçtiğini söylerler. Cüzdanlarında taşıdıkları kartın onlara puan dışında başka şeyler de sağlamasını istiyorlar. Bu doğrultuda yeni yaşam tarzı sadakat programımız olan Accor Live Limitless’ı (ALL) hayata geçirdik. Yeni yaşam tarzı sadakat programımız, misafirlerimizin ‘ALL of Accor’a erişmelerini sağlayarak onları benzersiz bir şekilde tanıyacak, anlayacak, değer verecek, iletişim kuracak ve ödüllendirecek. 30 otel markasından oluşan benzersiz ve ikonik otel portföyümüzün yanı sıra rakipsiz bir bar, restoran, gece kulübü koleksiyonu ve ‘paranın alamayacağı’ deneyimlere giden kapıları sonuna kadar açacak. Yeni bir app ve web sitesiyle sunulacak yeni yaşam tarzı sadakat programı, Accor dünyasının tüm ayrıcalıklarını parmaklarınızın ucuna getirecek. Bu yeni yaşam tarzı sadakat programında dört temel beklentimiz var. Bunlardan ilki anında sonuç alabilmek. İnsanlar, üç yıl sonra bedava bir kurabiye yemiş olmak için o puanları toplamak istemiyor. Bugün topladıkları puanları hemen ertesi gün harcamak istiyorlar. İkinci beklentimiz kullanım sıklığını artırmak. Üçüncü beklentimiz kişiselleştirme. ACDC programımız bu konuda büyük önem taşıyor. Dördüncü ve son beklentimiz ise paradoks. Müşterilerinizi otelinizin bünyesinde tutmak ve kullanım sıklığını artırmak istiyorsanız, onlara otelde bir geceden daha fazlasını sunmanız gerekiyor. ‘Artırılmış otelcilik’ kavramının altında yatan temeller bunlar.”

RiiSE, ŞİDDET MAĞDURU KADINLARA İSTİHDAM SAĞLIYOR

AccorHotels Kadın platformu WAAG’ın (AccorHotels Generation’daki Kadınlar) yeni programı “RiiSE” ile kadın yeteneklerin sorumluluk pozisyonlarına teşvik edildiğini ve her türlü ayrımcılıkla mücadele edildiğini aktaran Maud Bailly, program ile Türkiye’de de şiddete uğrayan kadınlara mesleki yeterlilik kazandırılarak istihdam sağlandığını söyledi. “Bu projedeki amaç eşit işe eşit ücreti sağlayabilmek ve kadın yönetici oranımızı yüzde 35’e getirebilmek” diyen Bailly, “Mentorluk ve çeşitliliğin teşvik edilmesinin yanı sıra RiiSE, iletişim kampanyaları, konferanslar ve bilinçlendirme atölyeleri aracılığıyla basmakalıplar, günlük cinsiyetçilik ve cinsel tacizle mücadele etmek için çaba gösterecek. Ayrıca RiiSE, Grubun ücret eşitsizlikleri ile mücadele etme hedefini takip edecek ve aktif olarak tüm yeteneklerin tanınmasını teşvik edecek” diye konuştu.

16 May 2019
Benzer Haberler
ACCOR, “ARTIRILMIŞ OTELCİLİK” KAVRAMI İLE ÇITAYI YÜKSELTİYOR
Kategori: İş Dünyası
Yazarlar

PİYASALARA YAZ NE ZAMAN GELİR?

YENİ OYUN MU ESKİ OYUN MU?