9 Nis 2019

SİBER SİGORTA ÜÇ YILDA DEPREME RAKİP OLACAK

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği AŞ olarak sunduğunuz ürün ve çözümleri anlatır mısınız?

IBS olarak sigortaya konu olabilecek her konuda şirketlere destek veriyoruz. Havacılıktan yarışma programlarında kazanılan büyük ödülün sigortalanmasına kadar her alanda, yurtiçinde ve yurtdışında destek sağlıyoruz. Çünkü artık ticaret global ve sınırlar sadece Türkiye’deki firmalar değil. Deprem gibi bir dakika sonra olup olmayacağı belli olmayan riskler gibi öncesinde önlem almanın mümkün olmadığı riskleri sigortalıyoruz. Çünkü önlem alınabilen riskleri sigortalayamazsınız. Risk danışmanlığı sürecinin son halkasını da siber sigorta oluşturuyor. Siber sigorta diğer geleneksel ürünlere göre nispeten yeni bir ürün. Türkiye’de ürüne birkaç yıldır özellikle büyük kurumsal firmalar ilgi gösteriyor. IBS olarak bu alanda da destek sunuyoruz.

Siber saldırıların daha çok, küçük işletmeleri gözüne kestirdiği söyleniyor. Küçük işletmeler çeşitlilik gösteren saldırılara karşı tespit ve önleme sistemi kullanmakta zaman zaman çaresiz kalabiliyor. Buna katılıyor musunuz?

Şirket olarak ilgili firmanın alması gereken ürünü bulup getiriyoruz. Bugün itibariyle 2 bin 500 kurumsal 30 bine yakın bireysel müşterilerimiz bulunuyor. Türkiye’de sigorta yaygınlığı çok az. Kurumsal firmalarımızda bile hala kadercilik söz konusu. Maalesef şirketlerimiz sigorta konusunu hala bir maliyet olarak düşünüyor. Gelişmiş ülkelere göre hala bu konuda gerideyiz. “Bu ürünü almazsam tasarruf ederim” şeklinde bir kadercilik anlayışı var. Bu konuya mutlaka el atılması gerekiyor. Edinmiş olduğunuz bir sigorta poliçesi şirketinizi risklerden korumak adına ciddi anlamda değerli.

“BEN YAPMADIM” DESENİZ DE BUNU AÇIKLAYAMAZSINIZ

Şirketler itibar kaybı endişesiyle saldırı durumunda bildirim yapmayabiliyor diyorsunuz. Bildirim yapmanın artı ve eksileri neler? Bildirim yapmamak nelere neden olabiliyor?

Şirketler siber saldırılara o kadar açık bir hale geldi ki; hackerlar her biri akıllı birer cihaz haline dönüşen buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon ve klimaları bile kullanmaya başladı. Bu cihazların hepsi Wi-Fi’ye bağlı çalışıyor ve cep telefonunuzdan istediğiniz yerden kontrol edebiliyorsunuz. Artık şirketlerin “Siber saldırı riskim yok” deme lüksü kalmadı. Eğer şirket bildirim yapmadığı için hacklenme kaynaklı bir suça dâhil olursa, bu sefer siber güvenlik birimlerine durumu kendileri anlatmak zorunda kalır. Her ne kadar siz o an, “Ben yapmadım” deseniz de bunu açıklamanız neredeyse imkansız hale gelecek.

Türkiye’de de sektörün gelişmesi adına adımlar atılıyor. Bunlardan en önemlisi 2019’da yerli ve milli reasürans şirketinin kurulacak olması. Türkiye Reasürans Havuzu beraberinde neleri getirecek?

Resmi Gazete’de de yayımlanan Türk reasürans firması kurulmasının pazarda ciddi bir potansiyel artışı sağlayacağını düşünüyorum. Bir önceki yıla oranla enflasyon oranları dikkate alındığında küçülme olmakla birlikte 2018 itibariyle Türkiye’de sigorta pazarı 54 milyar TL’ye ulaştı. Bu rakamlar bundan sonra aşağı yönlü gitmez. Ayrıca İstanbul Finans Merkezi bittiğinde eminim ki sigorta ve reasürans, merkezin önemli kalemlerinden biri olacak. Türkiye’de firmaların çoğu yabancı ortaklı. Bu ilginin artacağını düşünüyoruz. Yakın zamanda siber sigorta da deprem sigortası gibi sektörün olmazsa olmazlarından olacak.

HABERİN DEVAMINI DERGİMİZİN NİSAN SAYISINDAN OKUYABİLİRSİNİZ...

9 Nis 2019
Benzer Haberler
SİBER SİGORTA ÜÇ YILDA DEPREME RAKİP OLACAK
Kategori: Sigorta
Yazarlar

PİYASALARA YAZ NE ZAMAN GELİR?

YENİ OYUN MU ESKİ OYUN MU?