15 Mar 2019

İŞ’TE EŞİTLİK KURUMLARA DA KAZANDIRIYOR

Halen hem ülkemizde hem de dünyada birçok alanda cinsiyet eşitsizliği hüküm sürüyor. Siyasette, ekonomide, eğitimde, girişimcilik ekosisteminde, şirketlerin üst düzey yöneticileri ve yönetim kurullarında bu eşitsizliğin izlerini görmek mümkün. Türkiye, son on yılda kadınların işgücüne katılımı anlamında önemli bir aşama kaydetse bile hala Avrupa birliği ülkelerinin oldukça altında bir gelişim sergiliyor. Bu noktada da siyasilerden kamu kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarından iş dünyasına kadar herkesin taşın altına elini koyması gerekiyor. Çok renkliliğin ve çok sesliliğin şirketlere yönetsel zenginlik katmasının çoğu zaman sürdürülebilirliğin de anahtarı olduğu düşünüldüğünde kadın istihdamı konusu şirketler için ayrı bir önem taşıyor. Peki, iş dünyası kadın istihdamı konusuna nasıl bakıyor ve nasıl bir politika izliyor? Gelin birlikte bakalım…

Kadınların işgücüne katılımı ve istihdamda son on yılda hızlı artış gösteren Türkiye, Haziran 2009’da yüzde 23,8 olan istihdam oranını 6,3 puanlık artışla 2018 yılı Haziran ayında yüzde 30,1’e çıkartarak bu alanda önemli adımlar attı. ILOSTAT’ın ülkelerin Hane Halkı İşgücü Anketi’nden derlediği verilere göre Türkiye ekonomisi 2007-2016 yılları arasında düzenli ücretli işlerde yüzde 88 artış sağlayarak 2 milyon 468 bin kadına net iş yarattı. Bu oran ile Türkiye en az 500 bin istihdam yaratan ülkeler arasında en fazla kadın istihdamında artış oranına sahip ülke oldu. Bu gelişmeler oldukça olumlu olmakla birlikte Türkiye’nin, kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 51,6 olan Avrupa Birliği ortalamasının oldukça altında kaldığı da bir gerçek. Bu da daha gidilecek yolların, atılacak adımların varlığını gösteriyor. TÜİK verilerine göre 2018 yılı Haziran ayında Türkiye genelinde istihdam edilen toplam 29 milyon 314 bin kişiden 20 milyon 106 binini erkekler, 9 milyon 208 binini kadınlar oluşturuyor. Bu dönemde erkeklerde işsizlik oranı yüzde 8,7 iken, kadınlarda bu oran yüzde 13,2’leri buluyor. Kadınların istihdam oranı yüzde 30,1 olarak tahmin edilirken, bunun yüzde 58,3’ünü yükseköğretim mezunları oluşturuyor. Bu rakamlara bakıldığında kadın istihdamının daha çok düzenli ücretli işler olarak adlandırılan alanlarda artması istihdamın kalitesi anlamında umut vaat ediyor diyebiliriz.

ORTA VE ÜST DÜZEY KADIN YÖNETİCİ ORANI DÜŞÜYOR

Ülkemizde kadın istihdamındaki artışa karşılık orta ve üst düzey yönetici kadın sayısının yeterince artmadığı hatta oransal olarak düştüğü görülüyor. Türk Girişim ve iş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından yayımlanan İş Dünyasında Kadın raporuna göre toplam istihdam içinde 2007 yılında kadınların yüzde 18’i orta ve üst düzey yönetici iken bu oran 2016 yılında yüzde 15’e kadar gerilemiş. Bunun çeşitli nedenleri olmakla birlikte kadın istihdamı artarken kadınların iş ile birlikte ev içi sorumlulukları da üstlenmeleri birincil neden olarak karşımıza çıkıyor. Başka ifade ile kadınlar kariyer aşamasında ev içi sorumluluklarına yönelik yeterince destek alamıyor. Dünya Bankası’nın Girişimcilik Araştırması’na göre Türkiye’de güncel sayılar bilinmemekle beraber şirket sahipliğinde kadınlar yüzde 25,4’lük bir yer tutuyor. Kadın çoğunluk yöneticilere sahip şirketlerin oranı ise yüzde 0,3. Şirketlerin sadece yüzde 5,4’ünde bir kadın üst düzey yönetici bulunan Türkiye’de, tam zamanlı çalışanların da sadece yüzde 21,9’u kadın. Türkiye’de kadın işveren oranları da oldukça düşük diyebiliriz. Ülkemizde işveren kadınların toplam işverenlere oranı sadece yüzde 9. Bu oranın AB’nin yüzde 27’lik oranının oldukça altında kaldığını söylemek yanlış olmayacaktır. Kadınların ağırlıklı çalıştıkları sektörler incelendiğinde de gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler arasında farklılıklar göze çarpıyor. Dünya genelinde kadınların hizmetler sektöründe istihdam oranı yüzde 41,1’den yüzde 65’lere yükseldi. Dünyada kadınlar genellikle büro işleri, hizmetler ve satış meslekleri ile nitelik gerektirmeye mesleklerde istihdam ediliyor. Gelişmiş ülkelerde ise kadınlar yüksek ücretli yöneticiler, profesyoneller ve teknisyenler meslek gruplarında yüksek oranda temsil ediliyor.

AKADEMİDE VARLAR YÖNETİMDE YOKLAR

YÖK'ün Mayıs 2018’de paylaştığı ‘2017-2018 Öğretim Yılı İstatistikleri’ne göre son iki eğitim yılında akademik personel sayısında artış yaşandı ancak bu artış, kadın ve erkekler arasındaki makası etkilemedi. Kadınların oranı yüzde 44, erkeklerin ise yüzde 56 oldu. Kadın akademisyen oranı yüzde 44’lerde olmasına rağmen özellikle devlet üniversitelerinin yönetiminde kadın akademisyenleri neredeyse hiç göremiyoruz. Geçtiğimiz yıl 111 devlet üniversitesinde yalnızca 3 kadın rektör vardı. Kadın temsilinde adaletsiz bir dağılımın görüldüğü alanlardan biri de siyaset. World Bank tarafından ülkelerden derlenip yayınlanan istatistiklere göre, 2017 yılında kadınların parlamentoda sahip oldukları ortalama sandalye oranı sadece 23,3. Türkiye’de ise 24 Haziran seçiminin ardından 600 sandalyeli Meclis’te 104 milletvekili ile kadın temsil oranı yüzde 17’de kaldı.

YÜZDE 1 KATILIM İLE 80 MİLYAR DOLAR

Dünya Bankası tarafından yapılan bir araştırmaya göre yoksulluğun azaltılması, hane halkı gelirinin yükseltilmesi için çok önemli olan kadın istihdamı, şirketlerin verimliliğini de artırıyor. Kadın çalışanla erkek çalışanın birbirine yaklaşık olarak eşit olduğu kurumlarda finansal performans artıyor, verimlilik, sektör ortalamalarının üzerinde gerçekleşiyor. Dünya Ekonomik Forumu’nda dile getirilen tahminlerine göre, kadınların işgücüne katılım oranındaki yüzde 1’lik artış, dünyada GSYH’yı 80 milyar dolar artırıyor. Yine bir diğer araştırma olan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün “Kadınlar için Küresel İstihdam Eğilimleri, 2017” raporunda, eğer küresel düzeyde işgücüne katılım oranları açısından kadın ve erkekler arasındaki mevcut fark yüzde 25 düzeyinde azaltılabilirse, bu durumun küresel ekonomiye yansımasının 5,8 trilyon dolar olacağı tahmininde bulunuluyor. Cinsiyet eşitliğini sağlayabilen şirketler, pazar payını yükseltmede yüzde 45 daha başarılı oluyor, özsermaye kârlılık oranını yüzde 53 daha yüksek gerçekleştirebiliyor ve yeni pazarlara açılmada yine yüzde 70 daha başarılı oluyor.

KADIN İSTİHDAMI HER KESİMİN ORTAK GÜNDEMİ OLMALI

Hal böyle olunca kadın istihdamının artırılması, kadınlara çalışma hayatında pozitif ayrımcılık ya da fırsat eşitliği gibi konular hem kamunun hem sivil toplum kuruluşlarının hem büyük kurumsal şirketlerin hem de orta ve küçük ölçekli şirketlerin ortak paydası olarak üzerinde durmaları ve hatta harekete geçmeleri gereken bir konu olarak önemini koruyor. Peki, Türkiye’deki ulusal ya da uluslararası firmalar kadın istihdamı konusunda nasıl bir politika izliyor? Gelin hepsinin olmasa bile en azından farklı sektörlerden tanıdığımız büyük firmaların bu konudaki yaklaşımlarına bakalım.

DEVAMINI DERGİMİZİN MART SAYISINDAN OKUYABİLİRSİNİZ...

15 Mar 2019
Benzer Haberler
EMIRATES’TE İŞGÜCÜNÜN YÜZDE 40’I KADINLARIN
Kategori: Güncel Haberler
ATLASGLOBAL KADINLARA ÖZEL SEFER DÜZENLEDİ
Kategori: Havayolu
İŞTE KRİTER BAŞARI MI, CİNSİYET Mİ?
Kategori: Kapak Konusu
Yazarlar