18 Şub 2019

AİLE ŞİRKETLERİ NEDEN UZUN ÖMÜRLÜ OLMUYOR?

Ülkemizde faaliyet gösteren şirketlerin çoğu aile şirketi… Aile şirketleri kuruldukları ilk etapta ticari faaliyetlerine hızlı ve efektif bir şekilde devam ediyor. Şirket ortaklarının aile üyelerinden oluşmasıyla ortaya çıkan bu özel dayanışma ve işbirliği ortamı hızlı büyümenin temel etkenlerinden biri. Ancak aile şirketleri birkaç nesil sonra çeşitli sebeplerle ömürlerini tamamlıyor. Bu nedenlerin başında aile üyesi sayısının artması, nesiller arası iletişim kopukluğu, kurumsal ve şeffaf yönetim anlayışının sağlanamaması gibi sebepler yatıyor. Aile şirketlerinin sürekliliğini sağlama ve kurumsallaştırmanın en önemli yollarından biri ise “aile anayasası”.

Aile anayasasından bahsetmeden önce aile şirketi tanımı üzerinde durmakta yarar var. Aile şirketi nedir? Esasında, aile şirketi mevzuatta düzenlenen hususi bir şirket türü değil. Aile şirketi, şirket hissedarlarının çoğunun aynı soy bağına mensup kişilerden oluşması sebebiyle isimlendirdiğimiz bir oluşum. Yani aile şirketi, ticari hayatta sık karşılaştığımız limited şirket veya anonim şirket olabilir; ancak onun aile şirketi olarak nitelendirilmesini sağlayan esaslı unsur şirket hissedarlarının aile üyeliği…

Aile şirketleri kısa ömürlü oluyor demiştik. Kısa ömür biçilen bu aile şirketlerinin, kuruldukları andan kısa bir süre sonra hızla büyümesi sonrası, uzun ömürlü ve istikrarlı olmaları “kurumsallaşma” ile mümkün olabiliyor. İhtiyaç duyulan kurumsallaşma hukuken aile anayasasıyla sağlanabilmekte. Aile anayasası, aslında bir sözleşme. Bu sözleşme şirket hissedarı olan aile üyelerinin bir araya gelip müzakere etmeleriyle oluşturulan, şirketin yol haritasını çizen bir mutabakat. Bu sözleşme içerisinde, şirket hissedarlarının kim olduğu, bu hissedarın şirket içindeki yeri, görev tanımları, şirketin faaliyet alanları, bu anlamda kısa ve uzun vadeli hedefler, faaliyetlerin denetimi, aile konseyi oluşumu, hisse devir ve geçiş süreçleri gibi birçok önemli konu detaylandırılmakta.

Türkiye’deki tüm işletmelerin yüzde 95’inin aile şirketi olduğu, bu şirketlerin ömrünün ortalama 25 yıl olduğu düşünülürse “aile anayasası” dikkate alınmayı hak ediyor. Aile anayasası, ülkemizde uzun ömürlü ve başarılı aile şirketleri tarafından kullanılmakta. Aile anayasası kullanan şirketler arasında Sabancı Holding, Koç Holding, Eczacıbaşı Holding, İnci Holding gibi şirketler yer alıyor. Aile anayasası şirketlerin gelecek kuşağa taşınması yönünde önemli rol oynarken, aile anayasasıyla oluşturulan “aile konseyi” anayasanın hayata geçirilmesi ve uygulanmasını sağlıyor.

Şirketin yönetim kurulu varken, aile konseyi, yönetim kurulunun işini kolaylaştırıyor. Bu nasıl oluyor? Aile konseyinde aile üyeleri, şirketle ilgili düşüncelerini tartışıyor ve bir sonuca bağlayıp, görüşlerini şirket yönetimine iletiyor. Bu sayede şirket yönetimi her aile üyesinden ayrı ayrı (hatta birbiriyle ters düşer) görüş almaktan kurtulmuş oluyor ve çizilen yol haritasını hayata daha kolay geçirebiliyor ve kararları istikrarlı bir şekilde icra ediyor. Ayrıca aile konseyi, sadece şirket yönetim kurulu üyelerinden oluşmuyor, şirket hissedarı olan fakat şirket yönetiminde yer almayan kişiler de konseyde söz alıp düşüncelerini ortaya koyabiliyor. Böylece aile üyeleri arasında -ve özellikle nesiller arasında- iletişim ve karar alma mekanizması daha rahat işliyor.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN ŞUBAT SAYISINDAN OKUYABİLİRSİNİZ…

18 Şub 2019
Benzer Haberler
AİLE ŞİRKETLERİNDE VERGİ SORUNU
Kategori: İş Dünyası
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE ÇALIŞANIN HAKLARI
Kategori:
AİLE ŞİRKETLERİNİ GELECEK KUŞAK LİDERLERİ FARKLILAŞTIRACAK
Kategori: Yönetim
Yazarlar

ARTIK GÜNDELİK HAYATA DÖNMEK LAZIM

İLHAM VEREN KONUŞMALAR