11 Oca 2019

ŞİRKETİNİZ İFLASTAN NASIL KURTULUR?

Türkiye’de kurulan yeni şirketlerinin yüzde 80’inin ilk 5 yıl içinde iflas ettiğini söylüyorsunuz. Bunun nedenleri neler?

Şirketlerin neden başarısız olduğu ile ilgili pek çok farklı neden sayılabilirse de en yaygın nedenlerinden bazıları; iş planı geliştirmekle ilgili ve özellikle fizibilite çalışmasındaki eksiklik ve yanlışlıklar diyebiliriz. Yine gerçekçilikten uzak aşırı pozitif projeksiyonlar, hitap edilen pazarın koşullarının iyi incelenmemesi, ürünün yanlış konumlanması, değişen koşullara göre yeterince önlem alamamak veya esneklik gösterememek de iflas nedenleri olarak karşımıza çıkıyor. Maliyetlerin doğru şekilde yönetilememesi ve maliyet yapısına uygun ürün fiyatlamasının şirket sürdürülebilirliğini de dikkate alacak şekilde yapılmaması, şirketin fonlama ihtiyacının hesaplanmasındaki yanlışlar veya çok iyimser davranılması nedeni ile yaşanan nakit akış problemleri de ciddi sorun oluyor. Ürün veya hizmet tanıtım ve pazarlama eksikliği, yaşanan gecikmeler ve yapılan hataları da bu sıralamaya dahil edebiliriz. Şirket sahiplerinin özellikle ilk yıllarda karşılaşılabilecek olan sıkıntılara karşı maddi ve manevi hazırlıksız olmaları nedeni ile çok erken aşamada pes edebilmelerini de unutmamak gerekiyor.

Diğer ülkelerde de oranlar aynı mı?

Yeni kurulan şirketlerin ilk 5 yıl içinde iflas etme oranına dünya genelinde baktığımızda bu oranın yüzde 50-60 bandında olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’deki kadar olmasa da bu da hayli yüksek bir oran. Bununla beraber Türk müteşebbisi aleyhine yüzde 20-30 civarında bir fark olduğunu görüyoruz. Tecrübelerime istinaden plansız programsız hareket etme alışkanlığımızın başarısızlık oranımızı artırdığı düşüncesindeyim. Küçük işletmeler bir yana, büyük ölçekli projelerde bile bu kötü alışkanlığın sonuçlarını gözlemleyebiliyoruz maalesef.

PARA KAZANMAYAN BİR İŞİ EN İYİ FİNANSAL YÖNETİM BİLE DÜZLÜĞE ÇIKARAMAZ

Peki, bunun önüne geçmek için yapılması gerekenler neler? İşletmeciler, şirketlerini iflastan nasıl kurtarır?

Bu sıkıntılar nasıl aşılabilir ve olası bir iflas durumu nasıl önlenebilir sorularının cevabı, içinde bulunduğumuz kriz ortamında daha da önem kazanıyor. İşletmelerin finansal yapılarını daha iyi yönetmeleri amacı ile vereceğim önerilere geçmeden önce iş modelleri ve kârlılıkları üzerinde değerlendirme yapmakta fayda görüyorum. Özünde para kazanmayan bir işi en iyi finansal yönetim bile uzun vadede düzlüğe çıkaramaz ve iflas, kaçınılmaz bir sonuç olur. Faaliyet döngüsü içinde önce hammadde alınır işleme tâbi tutulur, yarı mamul sonra da mamul haline gelir, stoklanır, satılır ve nihayetinde tahsilat gerçekleşir. Süreç içinde satılan malın maliyeti, işçilik, genel giderler, satış ve pazarlama giderleri gibi maliyetler de oluşur. Sonuçta satışlardan elde edilen gelirin süreç içinde oluşan tüm giderleri karşılaması ve üzerinde bir değer yaratması gerekir. İşletmelerin kârlılık hesaplamalarında atlanmaması gereken bir husus da paranın zaman değeridir. Çoğunlukla, özellikle işçilik başta olmak üzere genel giderlerin önemli bir kısmı tahsilat yapılmadan önce ödenmek durumunda olduğu için kârlılık hesaplamaları yapılırken nakit akış üzerinden gitmek gerekli ve önemlidir. İş modeline bağlı olarak nakit akışı bazı dönemlerde negatife dönüyorsa bu açığın da bir şekilde fonlanması gerekir. Söz konusu açık öz kaynaklardan veya banka kredisi gibi dış kaynaklardan finanse edilebilir. Dış kaynak finansmanı söz konusu ise finansman maliyetlerinin de diğer maliyetler ile birlikte nakit akışına dahil edilip kârlılık hesaplamaları bu doğrultuda yapılmalı. Yapılan hesaplamalar sonrasında bulunan kârlılık oranı tatminkar seviyede ise ancak o zaman işletmenin mevcudiyetine devam etmesi anlamlı olacaktır.

SÖYLEŞİNİN DEVAMINI DERGİMİZİN OCAK SAYISINDA OKUYABİLİRSİNİZ…

11 Oca 2019
Benzer Haberler
ŞİRKETİNİZ İFLASTAN NASIL KURTULUR?
Kategori: İş Dünyası
Yazarlar

2019 YILI SENARYOLARI

İLERLEMENİN MERKEZİNDE UMUT VARDIR!