11 Oca 2019

2019 YILI SENARYOLARI

Öncelikle 2018 yılına ilişkin gündemi özetlemekte fayda var. Şüphesiz bitirdiğimiz bu yılda, ekonomi gündemini en çok meşgul eden konuların başında TL’nin değer kaybı gelmişti. Yıla 3,80 düzeylerinde başladığımız dolar kurunun 7 seviyelerine kadar tırmanması piyasadaki gerilimi artırmıştı. Bu dönemde en çok Merkez Bankası’nın faiz artırma kararının bağımsızlığı sorgulanmıştı. Aslında kurun yükselmesinden daha önemli olan konu, piyasada paranın nereye evrileceğine ilişkin belirsizlik ve bunun yaratmış olduğu negatif seyir. Peki, kur riski yönetilemez mi? Bunu yönetmek için piyasada pozisyon alınabilecek çeşitli ürünler mevcut. Bugün faiz, kur, petrol ve emtia fiyatlarındaki dalgalanmaya karşı işletmeler kendilerini finansal ürünlerle hedge edebilir. Ancak fiyat hareketlerinin bu kadar hızlı ve yüksek dalgalandığı ortamda pozisyonlama seviyelerini tahmin etmek oldukça zor.

2019 yılına ilişkin farklı senaryolardan bahsedilebilir. Küresel ajanda takip edildiğinde, 2019 yılında çok sayıda ekonomide siyasi seçimler yapılacak. Bu durum küresel kur hareketleri açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir döneme işaret ediyor. Bununla beraber AB Merkez Bankası Başkanı’nın görev süresi bitecek. Yerine gelecek ismin belirsizliği ve yeni dönemdeki stratejiler, euronun değeri açısından henüz net olarak öngörülememekte. Bununla beraber Brexit meselesi de euronun seyrini etkileyecek önemli bir gösterge. Brexit’in anlaşmalı ve anlaşmasız olarak gerçekleşmesi ve eylem planı, 2019 yılında daha güçlü bir dolara işaret edebilir. 2018 yılını kapatırken ABD’den gelen veriler yeni bir resesyon dalgasına ilişkin çeşitli spekülasyonları beraberinde getirmişti. Bunun en temel nedeni, yataylaşan getiri eğrisinin; önümüzdeki dönem ABD’de enflasyonda gerilemeye ilişkin beklentileri kuvvetlendirmesi olarak tanımlanmıştı. Fed en son toplantısında faizlerde artışa giderek bu spekülasyonu bir süre için askıya almış olsa da 2019 yılında Fed’in faiz artırım kararının sayısı ve büyüklüğü özellikle gelişen ekonomiler açısından takip edilecek en önemli gösterge olmaya devam edecek. 2018 yılında küresel ticaretin yönü açısından endişe verici başka bir gelişme de ticaret savaşları olmuştu. ABD ve Çin arasındaki gerginlik, 2019 yılında küresel pazarlarda büyüme stratejileri açısından takip edilmeli.

Türkiye için ise 2019 yılının ilk çeyreği yerel seçim gündemi ile geçecek. 2018 yılı artan kurlara bağlı olarak yeniden çift haneli enflasyonu yaşadığımız, artan faiz ve belirsizlik nedeniyle iç tüketimde daralma yaşadığımız bir yıl oldu. En son açıklanan büyüme rakamları, 2018 yılı son çeyreği için negatif büyümeye işaret etmekte. Bunun ötesinde yüksek enflasyon ve sınırlı büyüme yaşadığımız bir döneme girdik. Doğrusu 2019 yılının hem hanehalkı hem de reel sektör açısından harcama ve yatırımlarda daha tutucu davranacağı bir yıl olacağını öngörmek lazım. Daralan ekonominin toparlanması, enflasyon politikaları ve kur hareketlerinin yönetimi açısından ekonomi kurmaylarını zor bir yıl bekliyor. Özetle bu yıl bir öncekinden daha sıcak geçecek.

11 Oca 2019
Benzer Haberler
SEÇİM SONRASI BEKLENTİLER
Kategori:
TÜRKİYE DİJİTALLEŞEN DÜNYANIN NERESİNDE?
Kategori:
POLİTİKA FAİZİ SABİT KALDI, SÖYLEM DEĞİŞTİ
Kategori:
Yazarlar

PİYASALARA YAZ NE ZAMAN GELİR?

YENİ OYUN MU ESKİ OYUN MU?