17 Ara 2018

ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ?

İşte tam da bu durumdayız. Rakamlar geriledi ancak sofralara yansımadı. Yansıyıp yansımayacağını ya da zamanını ayrıca tartışmak lazım. Ancak öncelikle ne oldu da enflasyon geriledi, bunu incelemek gerekir. Bazı cepheler, Hükümetin Ekim ayı sonunda açıkladığı otomotiv, beyaz eşya ve mobilya gibi sektörlerdeki vergi teşviklerinin, enflasyonla topyekün mücadele seferberliğinin ve benzin fiyatlarındaki daralmanın, enflasyondaki bu olumlu seyre neden olduğunu savunuyor. Merkez Bankası ise kendi açısından değerlendirerek; hanehalkının satın alma gücündeki gerilemeye dikkat çekerek enflasyondaki azalmayı iç talepteki daralmaya bağladı. Yani özetle vatandaş satın alamıyor. Enflasyonda son 2 yıllık rakamlar incelendiğinde, aylık bazda yıllık değişim oranlarında yılın ilk yarısında benzer davranış görülüyor. Örneğin 2017 yılının Mayıs ayında yüzde 11,72 gerçekleşen enflasyon; 2018 yılı Mayıs ayında yüzde 12,15 olarak açıklanmış. Ancak Mayıs ayından itibaren 2018 rakamlarında keskin artışlar gözleniyor. 2017 yılının kalan yarısında açıklanan rakamlar yüzde 11-13 aralığında seyrederken; 2018 yılı verileri yüzde 15-25 bandı içerisindeki hareketlenmeye işaret ediyor. 2018 yılını enflasyon bazında ayrıştıran en önemli unsur şüphesiz kurlardaki hızlı tırmanışın fiyatlara etkisi. Dolar kuru bu yılın ilk çeyreğini yaklaşık 4.00 seviyelerinden kapatmıştı. İkinci çeyrekten itibaren yükselişe geçen dolar, özellikle yaz aylarında endişe verici bir seviyeye yükselerek bir süre 6,89’a kadar tırmanmıştı. Bu kadar kısa bir sürede bu denli yüksek bir dalgalanma çok endişe verici. Belirsizlik ve fiyatlama riski şimdilerde dolar düşse bile, firmaların karar almalarını zorlaştırıyor. Elbette kurlarda yaşanan bu hareketlenme, özellikle dışa bağımlı olduğumuz tarım ve hayvancılık ürünleriyle beraber soframıza yansıdı. Maalesef uzunca bir süre enerjide dışa bağımlılığın konuşulduğu Türkiye’de artık dışa bağımlı olmadığımız ürünleri saymakta zorlanır olduk.

Konuya bir de enflasyon seferberliği kapsamında bakmak lazım. Haftalarca mağazaların önünde bu afişleri gördük. Peki, gerçekten indirimden bahsedilebilir mi? TÜİK’in en son açıkladığı Kasım ayı enflasyon rakamları, satır arasında farklı mesajlar veriyor. Ulaştırma fiyatlarında önemli gerileme göze çarpıyor. Bu, beklentilere paralel gerçekleşmiş. Zira küresel olarak petrol fiyatlarındaki gerileme ulaştırma fiyatlarına olumlu yansımış. Ulaştırma grubunun enflasyon sepetindeki ağırlığı da yüksek olunca, enflasyona olumlu katkı yapmış. Eğlence ve kültür harcamaları da gerilemiş. Malum okullar açıldı, aileler evlere döndü. Bu da normal. Ayrıca bu belirsizlikte eğlenmek zor iş. Peki, tüketiminden vazgeçilemeyecek mallarda ki durum nedir? Örneğin kazak, ayakkabı vs. gibi mallar. Bunların fiyat değişimlerini incelediğimizde fiyatlarda artış göze çarpıyor. Malum kış geldi zorunlu tüketim yapıyor hanehalkı. Ancak bu grubun sepetteki ağırlığı düşük olunca, bu mallarda ki fiyat artışı enflasyondaki harekette sınırlı kalmış. Aslında, enflasyonda topyekün seferberlik kampanyası hanehalkının zorunlu tüketimine fazla yansımamış.

Özetle, rakamları doğru okumak lazım. Enflasyonda gerileme elbette sevindirici. Ancak bunun sofraya koyduğumuz yemeğe, giydiğimiz kabana, ayakkabıya, okul harcamalarına yansıması lazım. Vatandaş pazara rahatlıkla gidebilmeli. Emekli maaşıyla kiranın nasıl ödeneceği, tencerenin nasıl kaynayacağını düşünmek yerine, emekliliğini refah içinde yaşayacağı bir hayatı düşlemeli. Yılı kapatıyoruz. 2018 zor bir yıldı. Gelişmiş ekonomilerde vatandaş kurlar ne oldu diye bakmaz. Gerek duymaz. Hayatını yaşar. Her yeni yılda olduğu gibi beklentiler ve hayaller var. Sağlık ve refah içinde mutlu bir yıl olsun…

17 Ara 2018
Benzer Haberler
YENİ EKONOMİ PROGRAMI VE TASARRUF EĞİLİMİ
Kategori: Yazarlar
KURLARI KİM TUTABİLİR?
Kategori: Yazarlar
TERÖRÜN EKONOMİYE FATURASI
Kategori: Yazarlar
Yazarlar

ARTIK GÜNDELİK HAYATA DÖNMEK LAZIM

İLHAM VEREN KONUŞMALAR