9 Eki 2018

FİRMALAR MARKA VE İTİBAR YÖNETİMİNE DAHA FAZLA EĞİLMELİ

Ticaret savaşlarıyla birlikte dünyada kartlar yeniden karılırken, marka itibarı konusu iş dünyasında hiç olmadığı kadar önemli bir yer ediniyor. Marka ve itibar riski taşıyan kriz durumlarını yönetemeyen şirketler, yıllar içerisinde elde ettikleri kazanımlarını tek seferde kaybetme riski ile karşı karşıya kalabiliyor. Bu konuda hazırlıklı olmak, risk yönetimini şirket içi bir kültür olarak benimsemek firmalar için önem taşıyor. Yönetim Kurulu toplantılarının gündemlerinden düşmeyen marka itibarı konusu büyük ve köklü şirketlerin bile her an karşı karşıya kalabileceği riskleri de beraberinde getiriyor. Risk, sigorta, reasürans, emeklilik, insan kaynakları çözümleri, sağlık ve yan haklar konularında profesyonel hizmetler sunan Aon’un 64 ülkedeki 33 farklı sektörde faaliyet gösteren 1843 şirketin katılımıyla gerçekleştirdiği Aon Global Risk Yönetimi Anketi'ne göre marka ve itibar riskleri, riskler sıralamasında birinci sırada yer alıyor. Ancak, anket sonuçları önemli bir gerçeği de gözler önüne seriyor. Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 51’i marka ve itibar riskleriyle baş etmeye yeterince hazır olduklarını düşünüyor.

RİSK YÖNETİMİNİ KÜLTÜR HALİNE GETİREN ŞİRKETLERİN MARKA İTİBARI YÜKSELİYOR

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Aon Risk Yönetim Danışmanlığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Eryaman şunları söyledi: “Aon’un Global Risk Yönetimi Anketi'nden çıkan sonuçların geneli bugüne kadar risk yönetim uzmanlarının ve hemen hemen tüm sektörlerin aşina olduğu risklerden oluşuyor. Ancak, detaylı bir inceleme yaptığımızda firmaların yeni yeni konuşmaya başladığı marka ve itibar riski gibi risklerin geleneksel olarak gündemden düşmeyen risklerle iç içe geçerek firmalar nezdinde daha ciddi endişelere yol açtığını görüyoruz. İş dünyasının başarılı ismi Warren Buffet’ın o meşhur sözü marka ve itibar konusunun önemini en güzel şekilde özetliyor: ‘İtibar kazanmak 20 yıl sürer; kaybetmekse 5 dakika!’ Şirketler, yıllar içinde çok yoğun çaba ve dikkatle oluşturdukları tüm varlıkları, itibar ve marka değeri riski doğuran kriz durumlarını doğru şekilde yönetemediklerinde bir çırpıda yitirebiliyor. Bu noktada marka ve itibar risklerinin ön görülerek hesaplanması büyük önem arz ediyor. Bizim de tecrübe edip gözlemlediğimiz üzere risk yönetimini şirket politikalarında önceliklendirip kültür haline getiren şirketlerin marka itibarı yükseliyor. Dünyanın önder marka değerlendirme şirketi Brand Finance’in Türkiye’nin 2018’deki En Değerli 100 Markası raporunda ilk 50 sırada yer alan markaların büyük bir kısmının profesyonel risk yönetim ve hizmetlerine başvurarak risk yönetimini kurum içi stratejik politikalarla önemli bir odak noktası haline getirdiklerini görüyoruz.”

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN EKİM SAYISINDA BULABİLİRSİNİZ…

9 Eki 2018
Benzer Haberler
FİRMALAR MARKA VE İTİBAR YÖNETİMİNE DAHA FAZLA EĞİLMELİ
Kategori: İş Dünyası
Yazarlar

YENİ EKONOMİ PROGRAMI VE TASARRUF EĞİLİMİ

NE KADAR DİJİTALSİNİZ?