9 Eki 2018

YENİ EKONOMİ PROGRAMI VE TASARRUF EĞİLİMİ

Temel alt başlıklarda ekonomi yönetimi gözüyle orta vadede yeni hedefler ve öngörüler açıklandı. Bir süredir yakından takip ettiğimiz verilerin başında enflasyon ve döviz kurları geliyor. Özellikle hem devletin hem de reel sektörün dış borcu açısından değerlendirdiğimizde, dolar kurunun küresel eğilimi oldukça önemli. Bilindiği üzere döviz borcu her kesim için tehlike arz ediyor. Özellikle kur düzeyinde spekülatif artışlar, herhangi bir ekonomik faaliyette bulunmasa dahi bir işletmenin bilançosunu eritebilecek güce sahip. Nitekim buna bağlı yaşanan iflas olayları sıklıkla karşımıza çıkan finansal darboğazlar olarak gözleniyor. YEP’e göre 2018 yılı için ortalama dolar tahmini 4,90 düzeyini işaret ediyor. Yılın başından bu yana gerçekleşen ortalama dolar kuru düzeyinden yola çıktığımızda, yılı kapatacağımız kalan son çeyrekte dolar kurunun yaklaşık 5,80 düzeyinde devam etmesi gerekiyor ki YEP tahmini gerçekleşebilir olsun. MB’nin faiz artış kararının hemen sonrasında kurlardaki sert hareketlilik piyasa lehine seyretmeye başladı. Bu yazı yazıldığında dolar 6,05 düzeyindeydi. Bir gün sonra 6,11’i gördü. Ne mi oldu? Konuya Fed açısından bakalım.

Doların son çeyrekte ne olacağı birçok faktöre bağlı olmakla beraber dış piyasalardan gelen haberlerin yansımalarını yönetecek güçte olamıyoruz. Fed, ABD için büyüme tahminini yüzde 2,8’den yüzde 3,4’e yükseltti. Enflasyonun ve işsizlik oranının ekonomik hareketlilik açısından olumlu algılandığını vurgulayarak 25 baz puanlık faiz artışına gitti. Bu artış zaman ve miktar olarak beklentiler dahilinde gerçekleşti. Fed Başkanı Powell, faizlerin halen doğal faiz oranı tahminlerinin altında olduğunu vurgulayarak faiz artışının devam edeceğine net olarak işaret etti. Zaten beklenti bu değil miydi? Aslında bu piyasalara sürpriz etkisi yaratmadı. Bu haber zaten fiyatlara yansımıştı. Ancak gelişmekte olan ülke paraları dolara karşı değer kaybetmeye daha Powell konuşması bitmeden başladı. Aralık ayında bir artış daha bekleniyor. Elbette Fed yaptığı açıklamada gelişmekte olan ülkelerdeki finansal durumu takip edeceklerini ve olumsuz bir sinyalizasyon etkisinden kaçınılacağını açıklamış olsa da piyasaların buna tepkisi devam edecektir. Yılın son çeyreği için küresel döviz hareketlerinde Fed’in faiz kararları doların gücü açısından tüm ekonomileri yakından ilgilendiriyor. Bizim tarafta ise MB’nin piyasalara vereceği tepki ve faiz aracının ne ölçüde kullanılacağı da kurların seyri açısından takip edilecek. MB faiz yolunu bir kere açtı. Bundan sonraki süreçte bu aracı kullanmaya devam edecektir.

YEP’in Türkiye ekonomisi açısından vurguladığı başka bir makro gösterge ise enflasyon. Programda bu yıl için TÜFE yüzde 20,8 olarak tahmin ediliyor. Bu seviyeler geçmiş OVP’ler incelendiğinde oldukça yüksek seyreden bir tahmin. Doğrusu bu konuda oldukça isabetli ve gerçekçi bir tahmin yapıldığını kabul etmek gerekir. Öyle ki enflasyondaki bozulma net olarak hanehalkının cebine yansımış durumda. Yeni program ekonomide frene basılacağını açıkça ortaya koyuyor. İlk yarıda ekonomi yüzde 6,2 düzeyinde büyürken YEP 2018 tahmini büyüme rakamını yüzde 3,8 olarak açıkladı. Bu durum yılın kalan kısmı için önemli bir gerilemeye işaret ediyor. Son günlerde şirketlerin konkordoto ilan ettiği haberleri gündemde. Hatta bu olay boyut değiştirmiş durumda. Öyle ki bireylerin konkordoto ilan etmesi bile tartışılıyor. Bunun hukuki altyapısı bir kenara, Türkiye ekonomisi açısından zor bir dönemde olduğumuz ortada. YEP ekonomide kemer sıkmayı işaret etti. Elbette bireylere de bu konuda çok iş düşüyor. Tasarruf eğiliminin artması gereken bir dönemdeyiz. Ancak beklenti, bu politikanın tüm devlet kurumlarınca da benimsenmesi.

 

9 Eki 2018
Benzer Haberler
SEÇİM SONRASI BEKLENTİLER
Kategori: Yazarlar
ORTA VADELİ PROGRAM VERGİ RÜZGÂRIYLA GELDİ!
Kategori: Ekonomi-Ticaret
DOLARDAKİ HIZLI DEĞİŞİMLER…
Kategori: Yazarlar
Yazarlar

YENİ EKONOMİ PROGRAMI VE TASARRUF EĞİLİMİ

NE KADAR DİJİTALSİNİZ?