13 Eyl 2018

HAVAYOLLARINI ZOR BİR KIŞ BEKLİYOR

Döviz kuru ve petroldeki artışla birlikte havayollarını oldukça sıkıntılı bir dönem bekliyor. Dövizdeki aşırı artış ve TL’nin neredeyse yüzde 30 değer kaybetmesi yoğun yaz sezonuna denk geldiği için havayolları krizi az da olsa absorbe etti ancak kurdaki ve petrol fiyatlarındaki artış atbaşı uzun vadede de devam ederse havacılık sektörü bir krizle karşı karşıya gelebilir. Zira euro ve doların aşırı değerlenmesi sadece bilet fiyatlarına yansımayacak. Havayolları açısından bakıldığında yakıt fiyatları, havalimanı ücretleri, konma-konaklama giderleri, uçak kiralama fiyatları, catering, yer hizmetleri; hepsi otomatik olarak artacak. En önemlisi, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) ücret tarifesinde tahsilatları euro ile yapıyor. Euro ile hareket edildiği sürece, havacılık sektöründe faaliyet gösteren her şirket bu durumdan olumsuz etkilenecek. Havayollarının operasyonları 29 Ekim’den itibaren yeni havalimanına kayacak. Havayollarının buraya taşınmak için ciddi maliyetleri oluşacak. Ofis, bilet satış noktaları gibi alanlar kiralanacak. Terminal operasyonunda örneğin köprü ve diğer hizmetler için ödemeler yapılacak. 3. havalimanındaki bu giderler Atatürk Havalimanı’ndan daha pahalı olacak.

UÇAĞIN BİR SAATLİK MALİYETİ 7 BİN 700 DOLARA ÇIKTI
Kabaca bir hesap yapıldığında bir uçağın (Boeing 737-800, Airbus A320) saatlik kirası 3 bin 500 dolar, yakıt 2 bin 250 dolar, (1 saatte 3 ton yakıt yakar -tonu 750 dolardan) üst geçiş 400 dolar, handling 300 dolar, catering 150 dolar, landing 500 dolar, vergi 100 dolar, genel giderler 500 dolar olmak üzere bir saatlik uçuşun maliyeti toplam 7 bin 700 dolara ulaşıyor.

80 kişilik bir uçağın yüzde 80 doluluk oranıyla uçmasında bir koltuğun bir saatlik maliyeti 250 TL’ye, bir buçuk saatlik uçuşta ise 375 liraya geliyor. Uçak biletini TL ile satan havayolu şirketleri, başta yakıt olmak üzere giderlerinin yüzde 80’ini dövizle ödüyor. Dolayısıyla geliri TL, giderleri döviz cinsinden olan havacılık sektöründeki şirketler kur farkından ciddi oranda etkileniyor. Eğer hükümetin zorunlu hale getirdiği taban fiyat uygulaması olmasaydı bugün iç hatlarda tek yön uçak biletleri 500-600 TL’yi bulabilirdi. Havayollarının zaman zaman promosyon taktiği olarak başvurduğu 69 TL’ye tek yön bilet kampanyalarının da sadece sınırlı sayıdaki koltukları içerdiğini, bir uçağın bütün koltuklarının bu fiyattan satılamayacağını bilmek gerekiyor.

HAVAYOLLARI ZAM YAPMAK İÇİN BEKLİYOR
Havacılık sektörünün duayenlerinden, havacılık yazarı, Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) Eski Genel Sekreteri Musa Alioğlu, Ulaştırma Bakanlığı’nın koyduğu iç hatlarda tek yön 350 TL’lik tavan fiyatın zorlandığını, şirketlerin zam yapmak için beklediğini çünkü hiçbirinin iç hat uçuşlarından kâr etmediğini söyledi. Havayollarının bileti TL ile satan, en büyük gider kalemini (yüzde 25-30) oluşturan yakıtı ise dolarla aldığına vurgu yapan Alioğlu, “Petrol ve parite böyle gittiği sürece tavan fiyat uygulaması kalktığı anda yüksek sezonda tek yön iç hat biletleri 500-600 TL’ye kadar çıkabilir” dedi. Musa Alioğlu, mevcut durumda tek çözümün devletin havayolu şirketlerine sübvansiyon yapması olduğunu belirtti.

TÜRK CHARTER FİRMALARI DA ETKİLENECEK
Türk charter firmaları (Corendon, Tailwind, Freebird, Onur Air, AtlasGlobal), Türkiye pazarına yönelik uçuşlarda Avrupalı yabancı taşıyıcılarla uzun bir dönem başa baş rekabet etti. Hatta bir dönem bu oran yüzde 70, yüzde 30 Türk şirketleri lehine değişmişti. Dövizdeki bu artış bu şirketlerimizi de rakipleriyle yarışta oldukça zorlayacak ve maalesef charter pazarında da yabancı taşıyıcılar yine avantajlı duruma geçecek.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN EYLÜL SAYISINDA BULABİLİRSİNİZ…

13 Eyl 2018
Benzer Haberler
BOŞ KOLTUKLAR HAVAYOLLARININ YENİ GELİR KAPISI OLACAK
Kategori: Havayolu
BIG DATA’YI KULLANAN KAZANACAK
Kategori: Havayolu
200 MİLYAR DOLARLIK İŞ JETİ SEKTÖRÜ KRİZDE
Kategori:
Yazarlar

SİYASET VE EKONOMİ İLİŞKİSİ

ÖKÜZ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA OLSUN FAREYİ YAKALAYAMAZ