7 Ağu 2018

IOT DAHA AKILLI AĞLARA İHTİYAÇ DUYUYOR

Uzmanlara göre 2020 yılında 20 milyarı aşkın IoT cihazı internete bağlı olacak. 2016 itibarıyla bu rakam sadece 6,4 milyardı. Akıllı evler, akıllı fabrikalar ve nihayet gerçek zaman- lı trafik yönetimi ve IoT destekli elektrik ağının yönetildiği sensörler ve her türlü entegre chipset ile donatılmış nesne internete bağlı olacak.

UÇLARDAKİ HESAPLAR

Verilerin önemli bir kısmı yerinde yani global ağın köşelerinde işlenecek. Edge computing olarak tanımlanan bu sistem iki durumda devreye giriyor: Birinci senaryoda ekonomik veya teknik açıdan yüksek miktarda veriyi işlemek için bulut üzerine aktarmak mantıklı olmayabiliyor. İkinci senaryoda ise ağın köşeleri ile bulut veri merkezi arasındaki mesafe ge- cikmelere yol açtığı için verileri yerinde işlemek daha mantıklı hale geliyor. Örneğin IoT dünyasında akıllı makineler bu misyonla donatılmış köşe veri merkezleri tarafından sürekli olarak takip ediliyor. Köşelere doğru gelişen bu yayılmanın temelinde veri işleme gücünün verinin çekildiği lokasyona mümkün olduğu kadar yakın olması gerekliliği yatıyor. Söz gelimi ekipman arıza vermek üzereyse, ekipman ve hatta çalışanlara gelecek zararı önlemek için reaksiyonun mümkün olduğunca hızlı gerçekleşmesi gerekiyor. Neredeyse anında müdahale gerektiren acil durumlarda, verinin önce buluta sonra buluttan tekrar gerekli lokasyona aktarılması için gereken birkaç yüz milisaniye bile kabul edilemez bir risk oluşturabiliyor. Ancak, bütün bunlarla beraber bulut işlemlerinin önemi de artacak, çünkü köşelerin ötesindeki veri havuzlarına veri aktarımı devam edecek. Site genelindeki koordinasyon veya çoklu cihazlardan gelen veriler, büyük veri analizleri, yedekleme ve arşivleme işlemleri buluta gereksinim duyacak fonksiyonlara örnek olarak gösterilebilir. Bu tip veriler neredeyse gerçek zamanlı ve köşelerde işlenen cihaz verileri kadar, hatta bazen onlardan da daha kritik olabilir. Yani IoT’nin geleceğinde sayıları dramatik şekilde artmış veri kaynakları, geleneksel veri merkezi veya bulut tabanlı IT düzenlerine kıyasla, çok daha geniş alanlara yayılmış olacak; ancak en azından bir kısım kritik veri işleme fonksiyonu off-site, bir başka deyişle kurumsal ağ operatörü tarafında veya bulutta gerçekleşecek.

NETWORK HATASI KABUL EDİLEMEZ

Bunlar göz önüne alınınca, nesnelerin internetinin güvenilir ve yüksek performanslı ağ bağlantısına muhtaç olduğu ortaya çıkıyor. Bu da kablosuz ağların, hatta sabit hatların bile, geleneksel olarak sağlam olmadığı gerçeği nedeniyle, biraz düşündürücü. Örneğin inşaat esnasında broadband internet kablolarının zarar görmesi mümkün; ya da fırtına, sel, deprem, yıldırım düşmesi ve daha pek çok öngörülemez sebeple bağlantının kesilme riski her zaman mevcut. Bu tip acil durumlarda, kurumlar, devlet teşkilatları ve ağ operatörleri uzun süredir kullandıkları ve hata durumunda devreye giren yedek sistemlere başvuruyor. Ana internet bağlantısı veya kurumsal ağ bağlantısı kesilirse, ağın uçlarında yer alan cihazlar veya müşterinin ekipmanı otomatik olarak yedek hat üzerine geçebiliyor veya kablosuz iletişime kayabiliyor. Ancak, IoT ve IIoT (Industrial Internet of Things) üzerinde hem sayısı hem de çeşidi ciddi ölçüde artan köşe-bulut bağlantılarını yönetmek için, alışıla- gelmiş donanım tabanlı yedek bağlantı mekanizmasından daha akıllı bir trafik yönetim sistemine ihtiyaç duyuluyor. Küçük çaplı ağ gecikmeleri gibi ufak sorunlar için bile, CPE veri trafiğinde öncelikleri yeniden belirlemeli ve spesifik segmentleri yeniden yönlendirebilmeli.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN AĞUSTOS SAYISINDA OKUYABİLİRSİNİZ…

7 Ağu 2018
Benzer Haberler
NESNELERİN İNTERNETİ’NDE BAYRAK TAŞIYICI 3. HAVALİMANI OLACAK
Kategori: Güncel Haberler
NESNELERİN İNTERNETİ DENİZCİLİĞİ NASIL ETKİLEYECEK?
Kategori: Denizyolu
DİJİTALLEŞEN LOJİSTİKÇİLER KAZANACAK!
Kategori: Kapak Konusu
Yazarlar

SİYASET VE EKONOMİ İLİŞKİSİ

ÖKÜZ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA OLSUN FAREYİ YAKALAYAMAZ