7 Ağu 2018

YÖNETİMDE YENİ KUŞAK ETKİSİ

Dijitalleşme şirketleri hızla dönüştürürken, şirketlerin ihtiyaç duydukları çalışan profili değişiyor ve artık aranılan yeteneği bulmak daha da zorlaşıyor. Yapay zekâ ve robotların insanın yerini alacağı öngörülse de aslında tüm değişimlerin temelinde insan var. Yetenek tanımları ile birlikte çalışanların ve iş dünyasının beklentileri değişiyor. Dolayısıyla sürekli değişen, daha rekabetçi, daha karma- şık hâle gelen bu dünyada yöneticilerin de çalışanların da değişime hazır olması, insan kaynakları alanında vizyoner ve derinlikli bakış açısıyla hareket edilmesi gerekiyor. Yapılan araştırmalar, mevcut işlerin yaklaşık yüzde 45’inin şu anki teknolojiyle otoma- tize edilerek gerçekleştirilebileceğini ve bu otomasyonun iş gücünü daha hareketli hale getireceğini gösteriyor. Artık sadece belirli pozisyonların dışında tam zamanlı çalışan sayısının azalacağı ifade ediliyor. Tüm bu süreçler bize mevcut yetenekleri geliştirmenin yanı sıra, öğrenme kapasitemize odaklanarak zamanın ruhuna hızlı bir şekilde uyum sağlamamız ve dönüşümün hızına ayak uydurmamız gerektiğini gösteriyor.

HIZLA DEĞİŞEN TEKNOLOJİYİ TAKİP ETMEK YÖNETİCİLERİ ZORLUYOR

İş dünyası şu an çok boyutlu bir değişim yaşıyor. Sektörler, işletme fonksiyonları ve ihtiyaç duyulan meslekler büyük bir dönüşümün içinde. Dijitalleşme ve teknoloji bu durumun önde gelen etkeni. Bu görünüm yöneticiler açısından birçok alana hakimiyet gerektiriyor. Yöneticilerin bir yandan kendilerini geliştirmesi, güncellemesi, şirketlerinin değişkenlikle başa çıkma konusunda stratejik kararlar alınmasına katkı sağlaması, bir yandan da ekiplerinin yetkinlik gelişimini yönlendirmesi gerekiyor. Hangi departmanda çalışıyor olurlarsa olsunlar, şirket içinde diğer departmanlarda ne gibi değişimler oluyor, mutlaka haberdar olmak durumundalar. İşletme dışında ise müşteriler ve paydaşlar nezdindeki durum sürekli izlenme ve analiz gerektiriyor. Bunu, günlük rutinin üzerine mutlaka eklenmesi gereken ekstra bir efor olarak düşünebiliriz. Neyin nasıl değiştiğinin farkına varıp en uygun adaptasyon ve gelişim projeleri, iş birliği ile nasıl geliştirilir bunun peşinde olmak gerekiyor. Değişim radarı ve sinerji entegratörü olmak en önemli yükümlülükleri durumunda. Yöneticileri en çok zorlayan bir diğer faktör de hızlı değişen teknolojiyi takip etmek. İş alanlarında birçok konuya dair çözüm sunan yapay zeka tabanlı sistem, yazılımlar veya uygulamalar mevcut. Bunlardan hangilerinin şirket için gerçek anlamda ihtiyaç olduğu ve etkin olarak iş sonuçlarına katkı sağladığı konularında değerlendirmelerin doğru yapılması gerekiyor. Bu gereksinim; yöneticilerin kendilerini, teknoloji yönetimi ve analizi konusunda geliştirmelerini gerektiriyor.

YENİ KUŞAĞIN FARKI NEREDE?

Yenilikçilik, dinamizm ve esneklik, yeni kuşak yöneticilerin yönetim anlayışını oluşturuyor. Yeni kuşak yöneticiler eski nesle göre kalıpların dışına daha çok çıkıyor. Bu da yeni nesli daha özgür düşünmeye yönlendiriyor. Hata yapmaktan korkmayan yeni kuşak yöneticiler daha cesur ve inovatif bir tarza sahip. İletişim tarzı her gelen yeni nesil ile birlikte bambaşka bir tarza dönüşüyor. Örneğin; 20 yıl önce “saygı” tamamen büyüklere saygı olarak düşünülür ve odaya girerken ceket iliklemek, patron odaya girince ayağa kalkmak, kapıdan çıkarken geri geri çıkmak gibi davranışlarla ölçülürdü. Şimdi “saygı” deyince, farklılıklara saygı, diğerlerinin zamanına saygı ve karşılıklı saygı davranış göstergeleri önem taşıyor. Son olarak, daha önceki nesillerde, en tepedekinin her şeyi bildiği ve sadece ustanın çırağa bir şeyler öğretebildiği varsayılırdı. Bu bakış açısı bugün oldukça değişti ve bu değişim, iletişim tarzından, iş yapış biçimlerine kadar birçok şeyi değiştirdi. Bugün yeni kuşak yöneticilerin başarılı sonuçlar elde etmesinin en önemli nedenlerine bakıldığında; yöneticilik, her kademede ciddi sorumlulukları ve zorlukları bünyesinde barındıran yüzde yüz başarı gerektiren bir mevki olarak kabul ediliyor. Bazı yöneticiler, yöneticiliğin yaştan bağımsız olarak, öğrenme azmi, pozitif enerji ve sonuç odaklı yaklaşımla başarılabileceğine inanıyor. Sürekli öğrenme azmiyle, inandığınız hedefler uğruna çalışmak başarıyı da beraberinde getiriyor. Bu bağlamda genç yaşta üst düzey yönetim kademesinde yer almak dezavantaj gibi görünse de azimli ve planlı bir çalışma ile gerek şirket açısından gerekse çalışanlar açısından büyük bir avantaj sağlıyor.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN AĞUSTOS SAYISINDA OKUYABİLİRSİNİZ…

7 Ağu 2018
Benzer Haberler
YÖNETİMDE YENİ KUŞAK ETKİSİ
Kategori: Yönetim
Yazarlar

SİYASET VE EKONOMİ İLİŞKİSİ

ÖKÜZ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA OLSUN FAREYİ YAKALAYAMAZ