7 Ağu 2018

TURİZMDE YÜZLER GÜLÜYOR

İlk 5 ayda 11,5 milyon turisti ağırlayan Türkiye’ye yıl sonu itibariyle 40 milyon turistin gelmesi bekleniyor. Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel Genel Müdürü Mustafa Alparslan ile turizm sektörünü, seçim sonuçlarının turizme etkilerini ve Wydnham Grand Kalamış’ın 2018 yıl sonu beklentilerini konuştuk.

Turizm sektörünün şu an içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Geçtiğimiz yıl beklediğini bulamayan turizm sektörü için bu yıl nasıl geçiyor? 2018 yılı Ocak-Mayıs döneminde ülkemizi ziyaret eden yabancı sayısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,81 artış kaydedildi. 2016’da yüzde 51, 2017’de ise yüzde 65 olan doluluk oranları 2018 yılında yüzde 69’a erişti. Ortalama günlük satılan oda bedellerinde ve oda başına elde edilen gelirde de artış gözlemliyoruz. 2018 yılında ortalama günlük satılan oda bedeli 76,17 euro iken 2017’de 70,57 euro seviyelerindeydi. Oda başı elde edilen gelir bu yıl 52,68 euro, bu rakam geçtiğimiz yıl 39,54 euroydu. En sevindirici verilerden biri ise 2018 yılı ilk 5 aylık dönem- de doluluk oranlarında en yüksek artış oranı yaşayan destinasyonun yüzde 23,4 artış ile İstanbul’un olmasıdır. İlk 5 ay kış sezonunu da kapsamasına rağmen doluluk anlamında verimliydi ve hedeflere ulaşıldı ancak fiyatlar ve ADR’lar henüz istenilen seviyede değil. Aslında tüm paydaşlar olarak fiyat artışını sağlamak ve hak edilen gelir seviyesine ulaşmak için ortak hareket ve akıl birliği içerisinde stratejiler geliştirmemiz gerekiyor. Türkiye ve İstanbul, dünya turizmi için gerçek bir değer. Bu değeri korumak için tüm turizm paydaşları aynı dili ve aklı kullanmalı. Maalesef gelir seviyesinde hak edilenin çok altında kalıyoruz.

OHAL’İN KALKMASI TURİSTLERİN ALGISINI DEĞİŞTİRECEK

24 Haziran Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının turizme etkileri nasıl oldu?

Turizm sektörünün ayakta kalmasını sağlayan en önemli unsur istikrarlı ve güvenli ülke imajının korunmasıdır. Huzur ortamı yaratmak için tüm paydaşların elinden geleni yapması gerekiyor. Gerek kalite seviyemiz gerekse know how birikimimiz geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. 2012 yılında İstanbul’da yüzde 73’lük doluluk, 153 euroluk ortalama oda fiyatı ve 111 euroluk oda başı ortalama gelir elde edildi. Sektörün “Altın Çağı” olarak adlandırdığı bu dönemde Avrupa’nın en pahalı destinasyonlarının başında gelmeyi başarmıştık. 2012 yılı bize turizmde başarıyı yakalayacak yetide olduğumuzu ispatlıyor. Geriye kalan, turizm için olmazsa olmaz istikrar ve güvenlik algısının normale dönmesi ve gerginlikten uzak durulması. Bu kapsamda seçimlerin sonucunda OHAL’in kalkmasını özellikle Avrupalı turistlerin algısını değiştirecek olması nedeniyle çok önemsiyorum. Bu değişikliklerin olumlu yansıyacağını ve rakamların olumlu yönde gelişeceğini düşünüyorum.

Özellikle İstanbul’da otel fazlalığı dikkat çekiyor. Oteller bu durumdan nasıl etkileniyor?

İstanbul’a gelen misafir sayısının yükselişi, uçuş destinasyonlarının artması ve havalimanı yatırımlarının yapılması, yatırımcıların konaklama sektörüne yönelmesine neden oldu. Otellerde kalış süreleri, misafir profilleri ve ortalama harcama miktarı gibi çok farklı veriler de yatırımcının iştahını kabarttı. Burada dikkat edilmesi gereken konu; planlanan yatırımların bölge, yatırımın cinsi, miktarı, arz talep dengesindeki yeri gibi uzun ve orta vadede fizibilite çalışmaları yapılarak devletle eşgüdüm içerisinde yürütülmesidir. Kısa sürede talebin doyacağı öngörülen bölgelere plansız yapılan oteller ileride yatırımcısını da üzecektir. Yatırımın cinsinin de iyi planlanması büyük önem arz ediyor. Verilere göre sadece İstanbul’daki 5 yıldızlı otel miktarı, ülkemizin iki üç katı turist sayısına sahip ülkelerdeki 5 yıldızlı otel sayısından fazladır. Burada da çarpık kentleşme gibi bir çarpık konaklama tesisi olduğu görülüyor. Gerekli altyapı çalışmaları ve tüm turizm aktörlerinin bir araya geldiği platformlarda özellikle orta vadeli planlar masaya yatırılmadan ve birliktelik sağlanmadan gerçekçi stratejiler oluşturulamaz.

TURİZM ALTIN DÖNEMLERİNE TEKRAR ULAŞACAK

Turizm sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sektör, önümüzdeki yıllarda nasıl şekillenecek?

Ülke olarak maalesef katma değeri yüksek ürün üretemiyoruz. Üretim ekonomimizin bu denli düşük olması, ülkemiz için turizmin önemini daha da artırıyor. Cari açığın yüksek seyrettiği bu açığı minimize edecek en önemli aracımız turizmdir. 2012-2014 yıllarında cari açığın yüzde 30-40 seviyelerinde turizm tarafından karşılandığı zamanlarda ekonomi rahat bir nefes almıştı. Şu anda ise bu oranla yüzde 10’lar bandında seyrediyor. Güvenli ve istikrarlı ülke imajının önümüzdeki dönemde artmasıyla ve tüm turizm paydaşlarının ortak akılla hareket etmesiyle turizm altın dönemlerine tekrar ulaşacaktır.

SÖYLEŞİNİN DEVAMINI DERGİMİZİN AĞUSTOS SAYISINDA OKUYABİLİRSİNİZ…

 

7 Ağu 2018
Benzer Haberler
TURİZMDE YÜZLER GÜLÜYOR
Kategori: İş Dünyası
Yazarlar

YENİ EKONOMİ PROGRAMI VE TASARRUF EĞİLİMİ

NE KADAR DİJİTALSİNİZ?