5 Tem 2018

LOJİSTİKÇİLER BÜYÜK VERİNİN FARKINA VARIYOR

Onlarca farklı dinamiğe sahip olan ve bu yüzden de teknolojiyi yoğun bir biçimde kullanmak mecburiyetinde kalan lojistik sektöründeki veri trafiğinin her geçen gün artması, işlerin takibini biraz daha zorlaştırıyor. İnternete bağlı cihazlar, GPS aygıtları, operasyonları ve sistemleri yöneten yazılımlar, müşteri bilgileri, barkod okuyucular ve benzeri cihazlardan sürekli olarak gerçekleşen veri akışı, insan aklının ve standart teknolojilerin sınırlarını fazlasıyla zorluyor. Bu yüzden de böylesine büyük bir veri deposunu yönetebilmek ve bu sayede kârlılığı artırabilmek için geleneksel yöntemlerin dışına çıkmak gerekiyor.

BÜYÜK VERİ NEDİR?
Big data (büyük veri) çalışma tablolarından veri tabanlarına, sunuculardan bulut servislere kadar toplanılmış her türlü veriyi kapsar. Big data süreci kısaca, internette ve veri tabanlarında yapılan tüm paylaşımlar, fotoğraf arşivleri, log dosyaları gibi farklı alanlardan elde edilen tüm verilerin analiz edilerek fayda sağlanabilecek hale getirilmesidir. Artık küçük, büyük her işletmenin, işiyle ilgili datayı toplaması, kullanması ve koruması için doğru stratejileri oluşturması gerekiyor. Hangi sektörde olursanız olun biriktirdiğiniz dataları gerektiğinde analiz edip kullanarak büyük faydalar sağlayabilirsiniz. “Ben küçük bir işletmeyim, büyük veri beni aşar” demeyin. Çünkü big data, şirketinizin büyüklüğü ne olursa olsun ürününüzü geliştirmede, işinizi büyütmede ve operasyonlarınıza yön vermede size yardım edecek verileri kapsayabiliyor. Büyük veri, çalışma sürecinde deneyerek öğrenemeyeceğiniz kadar çok tecrübeyi test edip analiz etmenize, bu sayede de operasyonlarınız için en doğru sonuçlara ulaşarak maksimum fayda sağlamanıza yardımcı olabiliyor.

2023’TE İNTERNETE BAĞLI 80 MİLYAR CİHAZ OLACAK
Son birkaç yılda veri hacmi, astronomik sıçramalarla büyürken, iyi veri yönetimine olan ihtiyaç da benzeri görülmemiş bir biçimde arttı. Verilerin çeşitliliği ve hızı büyüdükçe, geleneksel veri ambarı stratejilerinin faydası katlanarak azalıyor. IDC araştırma firması, 2013 yılında 4,4 zettabayt olan dünyadaki toplam dijital veri miktarının, 2025 yılına gelindiğinde 180 zettabayta ulaşacağına inanıyor. Şaşırtıcı büyüme hem veri üreten cihazların hem de sensörlerin sayısından kaynaklanıyor. Günümüzde internete bağlı yaklaşık 11 milyar cihaz bulunuyor. Bu rakamın 2020’ye kadar yaklaşık üç katına çıkarak 30 milyara ulaşması, 5 yıl sonra ise yaklaşık 80 milyara yükselmesi öngörülüyor. McKinsey’nin perakendecilerle yaptığı bir çalışmada; big data’yı verimli bir şekilde kullanan perakendecilerin, faaliyet kârlarını yüzde 60 oranına kadar artırdığı görülüyor. Gartner’ın araştırmalarına göre de 2016 yılında şirketlerin yüzde 73’ü big data’ya yatırım yapmış ya da yatırım yapmayı planlıyor.

LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE NE İŞE YARAR?
Lojistik firmaları büyük veri teknolojilerini; araçların firma operasyonlarına katkısının değerlendirilmesi, mevcut rotalar için doğru fiyat tespitinin yapılabilmesi, kâr zarar analizi, müşteri memnuniyeti ve doğru müşteri segmentasyonu, sipariş öngörüleri gibi alanlarda kullanıyor. Halen pek çok lojistik şirketinin fark etmediği ya da gözardı ettiği şey, büyük verinin etkili yönetimi ile bu tür bilgilerin doğru kullanıldığında rekabet avantajı açısından büyük farklar yarattığı. Aslında, yıllar boyunca terabaytlarca veri biriktirildikten sonra, bugünün kuruluşlarının çoğu zaten kendi dört duvarı içinde temel bilgilere sahip durumda. Asıl zor olan şey ise bu verilerin çıkarılması, hangisinin yararlı olduğunun ve kullanılmayacağının belirlenmesi ve sonra bu bilgiyi eyleme geçirilebilir içgörülere dönüştürülmesi. Bunu yapabilenler, iyi veri yönetimi sayesinde küresel tedarik zincirlerini daha verimli ve etkin bir biçimde düzenlemeyi başarıyor.

İZLENEBİLİRLİK ŞİRKETLER İÇİN BÜYÜK AVANTAJ YARATIYOR
Farklı tipte kullanıcı, platform ve uygulamalardan gelen sürekli bilgi akışı, tedarik zincirinde verimsizliğin katlanarak artmasına neden oluyor. Buna engel olabilmenin tek yolu ise tüm iş partnerlerini bulut tabanlı ve tüm unsurların birbiriyle entegre edildiği tek bir platformda buluşturmaktan geçiyor. Bu, verimliliği ve veri yönetim becerilerini belirgin bir biçimde artıracağı gibi tedarik zincirine de uçtan uca bir izlenebilirlik sağlıyor. Bunu elde etmek isteyen lojistikçiler, ellerindeki bilgi silolarını kırarak tedarik zinciri boyunca gerçek zamanlı izlenebilirlik elde edebiliyor. Yapılan araştırmalar, özellikle tedarik zincirinin izlenebilirliğinin sağlanmasının hem kârlılığı artırdığını hem de operasyonların verimini yükselttiğini ortaya koyuyor. Farklı departmanlar arasındaki bilgiyi entegre etme, paydaşların ve müşterilerin taleplerine anında ve doğru bir şekilde cevap verebilme, yaşanabilecek tüm sorunları önceden tahmin edebilme gibi yeteneklere kavuşmayı sağlayan izlenebilirlik, şirketlerin ihtiyaç duyduğu sıçramayı sağlayacak anahtar role sahip olabilir.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN TEMMUZ SAYISINDA OKUYABİLİRSİNİZ…

5 Tem 2018
Benzer Haberler
GEFCO'DAN 2016 YILINDA 4,2 MİLYAR AVRO CİRO
Kategori: Güncel Haberler
UPS, MÜŞTERİ DENEYİMİNDE EN İYİ LOJİSTİK MARKASI OLDU
Kategori: Güncel Haberler
NESNELERİN İNTERNETİ DENİZCİLİĞİ NASIL ETKİLEYECEK?
Kategori: Denizyolu
Yazarlar

YENİ EKONOMİ PROGRAMI VE TASARRUF EĞİLİMİ

NE KADAR DİJİTALSİNİZ?