1 Haz 2018

NE ZAMAN İŞİNİZİ BIRAKACAĞINIZI ANLAMAK!

Şimdilerde pek sormuyorlar ama ben küçükken; okulda ve sokakta bize en sık sorulan sorulardan biri “Baban ne iş yapıyor?” idi. Verilebilecek cevaplar arasında en mağdur edici olanı “Serbest meslek”ti. Sanki serbest meslek işinde olan insanların çocukları, “Babam işsiz” ya da “Babam devamlı kahvede oyun oynar, iş çıkarsa çalışır” dermiş gibi gelirdi. “Serbest meslek” diyen de başını hafifçe önüne eğer, neredeyse utanırdı. Bazılarınızın “Hayır ben böyle değildim” dediğini duyar gibiyim. Sözüm sizin gibilere değil, tabii ki istisna olabilirsiniz.

21. yüzyılın henüz ikinci çeyreği yaklaşırken, dünyanın serbest meslek trendinde olduğunu söylesem çok da yanılmış olmayacağım. Türkiye’de ve dünyada serbest çalışan sayısı her gün artıyor. İnsanlar artık tek bir ofiste günlerce 08:00-18:00 zaman geçirmek yerine evlerinden ve parça başı çalışmaya başladı. Örneğin bir tasarımcıyla çalışmak istiyorsunuz, ayda 10 tasarım yaptırabileceğiniz bir beyaz yakalı, evinden kendi işini satabilse aynı tasarım sayısı ile belki de 3-4 kat daha fazla kazanabilir, üstelik daha az mesai yaparak. İnternet ve dijital ortamların arttığı günümüzde ise aracılık maliyetleri azaldığından işini görünür hale de getirmek daha kolay bir hale geldi. Elbette bu lükse ulaşabilmek için her birimizin biraz içerik pazarlamacısı haline gelmemiz gerekiyor.

Ancak planlar bir yana, gerçekler başka bir yanadır. Siz çok sayıda iş sattığınız bir anı hayal edebilirsiniz ama gerçekte hiç müşteri bulamayabilirsiniz. Size bir sır vereyim: Gerçekten içerik pazarlaması kısmına vakit ayırırsanız ve yetenekliyseniz sonuçta mutlaka müşterileriniz olacaktır. Ancak en çok yaratıcılığınıza ihtiyacınız var. Benim tecrübeme göre yaratıcılık endişe ile birlikte yan yana yürümüyor. Özellikle en rahat olduğunuz ve kendinizi en konforlu hissettiğiniz zamanlarda daha inovatif olduğumuzu düşünüyorum. Eğer bir iş yerinde çalışıyorsanız ve maaşınıza bağımlıysanız, birikiminiz yoksa maaşınıza veda eder etmez tüm endişe hormonları “Aç kalacağım” sinyali vererek vücudunuzda toplanacaktır. İşte bu yüzden endişe hormonlarınızı tüm sinirlerinize gönderen sürüngen beyninizi susturmadan başarılı olmanız pek de kolay değil.

Sürüngen beyninizi susturmak ne demektir? Bu ilkel organı susturmanın en iyi yolu “aç kalmayacağınıza” ve “ölmeyeceğinize” dair onu ikna edebilmektir. Herkesin ihtiyaçları değişir ama önce öğrenmeniz gereken bir ayda ne kadar düşük bir gelirle geçinebileceğinizdir. Bunu öğrenmek için harcamalarınızı minimuma indirin ve bu minimumda ne kadar yaşayabileceğinizi düşünün. Sizin minimum diye belirleyeceğiniz standart en az iki yıllık olsun. Sonra size iki yıl yetecek kadar bir birikim yapın. Böylece önümüzdeki iki yıl boyunca aç kalmayacağınıza emin olursunuz. Herkese bu kadar güvenlik yetmeyebilir, onlara tavsiyem girişimcilikten ve serbest mesleklerden uzak durmalarıdır. Diğerleri ise bu kadarlık bir birikime sahiplerse bence hayat boyu mutlu olmak için şanslarını deneyebilirler.

Başarısız olursanız ne mi olur?

Eski işinize geri döner ve “En azından denedim!” dersiniz.

1 Haz 2018
Benzer Haberler
YOLA ÇIKTIKLARIM, YOLDA BIRAKTIKLARIM!
Kategori: Yazarlar
NE ZAMAN İŞİNİZİ BIRAKACAĞINIZI ANLAMAK!
Kategori: Yazarlar
MR. HYDE İLE EŞEK SAATİ ARASINDAKİ İLİŞKİ
Kategori:
Yazarlar

TÜM GÖZLER DOLARIN ÜZERİNDE

NE ZAMAN İŞİNİZİ BIRAKACAĞINIZI ANLAMAK!