4 May 2018

ERKEN SEÇİMLERİN EKONOMİK ETKİLERİ

24 Haziran seçimleri hem siyasi hem de ekonomik gündemi bir anda değiştirdi. Bir taraftan seçime dahil olacak siyasi partiler tartışılırken bir yandan da seçim tarihinin şaşırtıcı derecede erkene alınması kafaları olası ekonomik darboğaz beklentisi konusunda karıştırmış durumda. Türkiye oldukça uzun bir süredir siyasi girdaptan çıkamadı. Birbiri ardına süregelen seçimler, darbe girişimi ve OHAL ortamıyla ülke üzerindeki belirsizlik bulutlarını bir türlü dağıtamadık. Bu şartlarda da ekonominin yatırım çekmesi ya da iş dünyasının uzun vadeli kararları daha rahat almasının önü henüz açılamadı. Ekonomik veriler incelendiğinde; yükselen kronik cari açık, çift haneli enflasyon, sürekli değer kaybeden TL ile birlikte hukuki düzene olan güvensizlik gibi çeşitli faktörler Türkiye ekonomisi açısından zor bir dönemden geçildiğine işaret etmekte. Buna ek olarak en son açıklanan reel kesim güven endeksindeki daralma da reel kesimin ekonomiye duyduğu güvenin sekteye uğradığının bir kanıtı. Seçim dönemlerinde yaşanan en önemli sorun, siyasi arenanın her zaman ön planda tutulması ve ekonominin nereye gittiğinin önemsenmemesidir. Son günlerde en çok takip edilen konular; partilerin Cumhurbaşkanı adaylarının kim olacağı ve muhalefet cephesinde yakalanmaya çalışılan seçim ortaklıkları olarak karşımıza çıkmakta. Doğrusu ekonomik gelişmeleri pek konuşmaz olduk. Halbuki finansal verilerde iyiye gidiş henüz yakalanmadı. AB ile ilişkiler gergin. Dış pazarlarda ihracata özendirecek yeni gelişmeler mevcut değil. Dolar küresel olarak değer kazanıyor. Bununla birlikte ABD’de tahmin edilenden daha fazla faiz artışı yapılacağı beklentisi hakim. Başlı başına bu gelişme, gelişmekte olan piyasalar açısından yakından takip edilmesi gereken bir belirsizliği beraberinde getiriyor. Bununla birlikte, önümüzdeki birkaç aylık süre içinde Türkiye ekonomisi açısından yeni olumlu ekonomik gelişmeler beklemek biraz zor. Hatta buna ek olarak ekonomi üzerine seçim nedeniyle yüklenecek orta ve uzun vadeli sorumlulukları da unutmamak gerekir. Elbette her seçim döneminde olduğu gibi bütçe üzerinde çeşitli mali yüklerin nasıl finanse edileceği yine seçim sonrası politikalara bağlanacak. Nitekim; detayları henüz netleşmeyen teşvik paketleri ile çeşitli sektörlerde vergi indirimleri yapılması olası. Tüm bunların seçimlere kadar piyasalarda kısa süreli rahatlama sağlaması planlanmakta. Ama sonrası?

Seçimlerin ekonomiye olası etkileri tartışılırken, Merkez Bankası cephesinden ise ekonomiye sınırlı bir faiz artırımı geldi. Uzunca bir süredir Cumhurbaşkanı’nın faiz artışına karşı tavrı bilinmekteydi. TL’de olağanüstü değer kaybına rağmen MB’nin faiz aracına el sürmeden piyasa yapıcılığını koruması zaten zor görünüyordu. Erken seçim ile birlikte ekonomik dengelerde kısa vadede bir makyaj ihtiyacı olasılığı açık. Bunun en önemli ve hızlı cevap verecek göstergesi de kurlardaki dalgalanmanın önüne geçmek. MB’nin bu konuda atacağı en önemli adım ise faiz artışıydı. Faizlerdeki sınırlı hareketin kurlar cephesinde de sınırlı bir etkisi oldu. Kurlardaki tepkinin kısa vadeli mi olduğunu yoksa zamana yayılan bir etkisinin olup olmadığını önümüzdeki günlerde daha net anlayacağız.

Her seçim döneminde olduğu gibi bütçe üzerinde çeşitli mali yüklerin nasıl finanse edileceği yine seçim sonrası politikalara bağlanacak. Nitekim detayları henüz netleşmeyen teşvik paketleri ile çeşitli sektörlerde vergi indirimleri yapılması olası. Tüm bunların seçimlere kadar piyasalarda kısa süreli rahatlama sağlaması planlanmakta. Ama sonrası?

4 May 2018
Benzer Haberler
ERKEN SEÇİMLERİN EKONOMİK ETKİLERİ
Kategori: Yazarlar
PİYASALAR KRİTİK VİRAJI KAZASIZ GEÇTİ
Kategori:
İŞ DÜNYASI ERKEN SEÇİMDEN MEMNUN
Kategori:
Yazarlar

SİYASET VE EKONOMİ İLİŞKİSİ

ÖKÜZ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA OLSUN FAREYİ YAKALAYAMAZ