3 Nis 2018

FED, TİCARET SAVAŞLARI VE DOLARIN SEYRİ

Mart ayı hem siyasi hem de ekonomik gündem açısından oldukça hareketliydi. TCMB beklentilere paralel faizlerde değişikliğe gitmedi. Fed’in ise en son toplantısına yeni başkan Jerome Powell liderlik etti. Fed’in toplantı notlarında, ekonominin görünümünde olumlu seyre dikkat çekilerek, enflasyonda da hedef seviye olan yüzde 2’lik düzeye doğru bir ivme yakalandığı vurgulandı. Buna ek olarak, genişlemeci maliye politikalarının büyümeyi destekleyecek olması, iç talepteki artışlar ve istihdam rakamlarındaki artışın olumlu beklentiler yaratacağının altı çizildi. Aslında bir süredir ABD’den gelen makro veriler Fed’in faiz artışlarında elini güçlendireceğine işaret etmekteydi. En son toplantıda, Fed; ABD ekonomisine ilişkin piyasalara olumlu sinyaller iletirken temkinli duruşun da devam edeceği vurgusunu yaptı. Tüm bu olumlu gelişmeler ışığında ve enflasyon rakamlarında yükselişe rağmen enflasyonun halen hedeflenen seviyede olmadığı vurgulandı. Bunun en belirgin ispatı ise en son toplantıda gerçekleşen 25 baz puanlık faiz artışının ötesinde, 2018 yılında faiz artışlarının 3 ile sınırlı kalabileceği görüşünün hakim olmasıydı. Daha doğru ifade etmek gerekirse, dördüncü faiz artışının bugünden öngörülebilmesi için makroekonomik görünümün henüz yeterli düzeyde net işaretler vermediği vurgulandı. Küresel büyüme rakamlarında ve yatırımlarda daha hızlı bir artış yakalanması durumunda dördüncü bir faiz artışı yeniden gündeme taşınabilir. Mevcut durumda, Fed üyelerinin öngörülerinin dördüncü faiz artışı açısından netleşmediği söylenebilir. Önümüzdeki aylarda açıklanacak olan veriler bu sorunun cevabını daha net verecektir.

ABD’den gelen olumlu haberler bir süredir doların küresel olarak güçlenmesine neden olmuştu. Fed’in son kararlarının etkilerinin bu ivmeyi bir müddet daha desteklemesi beklenebilir. Ancak oldukça dikkatle takip edilmesi gereken; doların seyrine ve küresel ticaretin yönüne de önemli etkilerde bulunacak olan başka bir gelişme var. Çin’e ek yaptırımlar. Trump, Çin’in ABD’li şirketlerin teknoloji sırlarını çaldığı ve fikri mülkiyet haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Çin ürünlerine ek gümrük vergisi getirecek ve Çin’in ABD’deki yatırımlarına yaptırımlar uygulanacak olan karara imza attı. Bu, küresel ticaret açısından oldukça önemli bir gelişme. Çin’in de henüz açıklanmayan karşı hamleleri olması bekleniyor. Küresel dış ticaretin yönü, cari denge ve kurların seyri açısından düşünüldüğünde; ekonomilerin olası ticaret savaşlarına duyarlılığı önümüzdeki kısa vadede çok yakından takip edilecek bir gündem oluşturuyor. Dolar bir süredir değer artışını sürdürüyor. Konuya Türk Lirası açısından bakıldığında, TL/dolar karşısında diğer gelişmekte olan ülke paralarına göre en çok değer kaybeden para birimi olarak karşımıza çıkıyor. Şüphesiz makro verilerde negatif ayrışma burada en önemli unsur olarak karşımıza çıkmakta. Enflasyon ve cari açıkta artış ile Moodys’in not indirim kararı, TL’nin daha riskli algılanmasına neden olmakta. Bunlar, yanında Türkiye’nin jeopolitik riskleri önümüzdeki kısa vadede yatırımcı açısından önemli bir belirsizliği beraberinde getiriyor ve risk algısını artırıyor. Yılın ikinci çeyreğinde özellikle siyasi risklerin ülke parasını ve ekonomik güveni nereye taşıyacağı, hem bizler hem de yabancı yatırımcı tarafından yakından takip edilecektir.

3 Nis 2018
Benzer Haberler
İKİNCİ TÜRBÜLANS RİSKİ VAR!
Kategori: Ekonomi-Ticaret
KÜRESEL GELİŞMELER VE KURLAR
Kategori:
PİYASALAR BIÇAK SIRTI…
Kategori: Yazarlar
Yazarlar

SEÇİM SONRASI BEKLENTİLER

NE KADAR EĞLENCELİ BİR PATRONSUNUZ?