6 Mar 2018

İKİNCİ TÜRBÜLANS RİSKİ VAR!

Güçlü ekonomik büyüme, şirket bilançolarındaki iyileşme ve istikrarlı seyreden enflasyon ile rüzgarı arkasına alan piyasalar, Şubat ayında sert bir türbülans yaşadı. Henüz tam olarak bittiği düşünülmeyen bu hikayenin baş rolünde ise yine ABD var. Piyasalarda dalgalanma yaratan bu hareketin pimi ABD’de 2009 yılından bu yana en hızlı artışa işaret eden saatlik ücretler verisi ile çekildi. Beklenti üzerinde gelen veri, zaten yükseliş trendinde olan ABD tahvil faizlerine atak yaptırdı. Açıklanan makroekonomik veriler ABD Merkez Bankası’nın öngörülenden daha hızlı faiz artırımına gidebileceği beklentilerini güçlendirdi. 6 haftalık yükseliş serisini hızlandıran ABD 10 yıllık tahvil faizleri, yüzde 2,9’u aşarak 4 yılın zirvesine çıktı. Peşi sıra ise borsalarda satışlar kendini gösterdi. Ancak birçok analiste göre yaşananlar bir normalleşme hareketi. ABD 10 yıllık faizleri yukarı giderken borsaların da yükselmesinin normal olmadığına dikkat çeken uzmanlar, bu açıdan bakıldığında yaşanan son hareketlerin de olması gereken ‘normal’e dönüşe işaret ettiğini belirtiyor. Yani faizi destekleyen veriler borsaları geri çekti, piyasalarda normalleşme oldu.

4 TRİLYON DOLARLIK KAYIP!
Faizlerdeki bu tırmanışın borsalardaki satışı tetiklemesi, tarihi düşüşleri beraberinde getirdi. ABD borsalarında 2 Şubat Cuma günü başlayan sert gerileme küresel hisse senedi piyasalarına da yayıldı. Dow Jones Endeksi bir günde yüzde 4,6 değer kaybetti. ABD’de Dow Jones endeksi puan bazında tüm zamanların, yüzdesel olarak ise 2011’den bu yana en sert düşüşünü gerçekleştirdi. Japonya’da yüzde 6, diğer Asya borsalarında yüzde 4 düşüş gerçekleşti. Gelişmekte olan ülkelerdeki kayıp yüzde 3’ün üzerine çıktı. Avrupa borsaları 6 ayın en düşük seviyesine indi. ABD borsaları iki haftada yaklaşık yüzde 10 değer yitirdi. Bu arada, beklenen düzeltme hareketinin sert olması algoritmik işlemlerin birbirini tetiklemesine de bağlandı. Yaşanan satış dalgasıyla, borsalar ulaştığı tüm zamanların en yüksek değerinin 4 trilyon Dolar altına indi. Çıkışa yönelen yatırımcı parasını altın ve Avrupa’daki tahvillere park etti. Bu arada Borsa İstanbul’da ise BIST 100 endeksi görece iyi ayrıştı; BIST’te satışlar sınırlı kaldı. İlk günkü yüzde 2 civarındaki kayıp sonrası, yukarı yönlü gitme isteği borsada korundu. Dış piyasaların görünümünün yanı sıra başta Afrin olmak üzere jeopolitik haber akışını da yakından izleyen Borsa İstanbul, 113-117 bin bandında hareket ediyor.

KORKU ENDEKSİ 50 SEVİYESİNİ GÖRDÜ
Olumlu gelen bilançolarla birlikte ABD borsasının son dönemde çok hızlı yükseliş kaydettiğini belirten analistler, yatırımcıların Fed’in Mart toplantısında yapacağı olası bir faiz artırımından önce kârlarını realize etmeye çalıştıklarını kaydediyor. Bir düzeltme hareketi olarak değerlendirilse de Wall Street’te yaşanan oynaklık ‘korku endeksi’ olarak adlandırılan VIX endeksinde de net olarak kendini gösterdi. VIX endeksi 2015 yılının Ağustos ayından bu yana ilk kez 50 seviyesinin üzerine çıktı. S&P 500 Endeksi’nde oluşan ve oynaklığı gösteren VIX endeksi 2 Şubat’taki 17 seviyesinden 6 Şubat’ta 50 düzeyine yükseldi. VIX endeksinin son yıllardaki hareketleri göz önüne alındığında, olası yükselişlerde 20’nin üzerinde stresin artmaya başladığı 25’in üzerinde de yeni bir stres birikmesi yaşandığı şeklinde değerlendiriliyor.

DÜZELTME HAREKETİNİN DEVAMI GELEBİLİ
Yatırımcılar borsaya geri dönmeye başlasa da analistler riskin henüz geçmediği uyarısında bulunuyor. Piyasalarda Şubat ayı başında yaşanan sert düşüş sonrasında görülen toparlanma sonrası, S&P 500 Endeksi’nin 5 yılın en iyi haftasını geçirmesi Wall Street için 2018 beklentilerini iyileştirdi. Ancak, analistler 2017 yılındaki kadar güçlü bir boğa piyasasının muhtemelen görülemeyeceğini ifade ediyor. Wall Street’in büyük fonları Mart ayında borsalarda yeni bir dalgalanmayı olası görüyor. Mart ayında gerçekleşecek ve muhtemelen yılın ilk faiz artışının görüleceği Fed toplantısı öncesinde çok sakin bir piyasa beklememek gerektiği düşünülüyor. Bu dönemde toplantıya yönelik beklentiler ve sonrasında bir süre toplantı kararlarının etkileri ile volatilitenin yüksek seyretmeye devam edeceği belirtiliyor. Borsaların 2016’dan bu yana önemli bir düzeltme hareketi yapmadan yükseliş trendi içinde hareket ettiği vurgulanırken, şu an yaşanmakta olan düzeltmenin devam edebileceği uyarısı yapılıyor. Tersi görüş bildiren bazı ekonomistler ise borsalarda düzeltmenin tamamlandığına, hisse senetlerinde yeniden alım yapma zamanı olduğuna inanıyor.

GÖZLER 21 MART’A ÇEVRİLDİ
ABD Merkez Bankası’nın (Fed), bu yılın ilk faiz artışını 21 Mart’taki toplantısında yapması bekleniyor. Fed’in yıl içinde 4 faiz artışı gerçekleştireceğine yönelik beklentiler iyice kuvvetlenirken, 5 faiz artırımı olasılığı da dillendirilmeye başlandı. Yılın başında bankanın 3 faiz adımı atması olasılığı ağır basıyordu. Bu arada Fed’in 30-31 Ocak’ta yaptığı ve faiz oranlarını sabit tuttuğu para politikası toplantı tutanakları, Fed’in faiz oranlarının artırılmaya devam edilmesi gerektiğine daha çok inandığını ortaya koyarken; birçok yetkili enflasyonun yükseleceğine inanıyor. Tutanaklara göre, enflasyon konusundaki daha iyimser yaklaşım, Fed’in yeni başkanı Jerome Powell’ın Mart ayında faiz oranlarını artırmada yetkilileri yönlendireceği beklentilerini daha da güçlendirecek. Tutanaklarda, “Üyeler, yakın vadedeki ekonomik görünümde güçlenmenin federal faiz oranlarını kademeli olarak yukarı yöneltmenin uygun olacağı olasılığını artırdığı konusunda anlaştı” ifadeleri yer aldı.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN MART SAYISINDA OKUYABİLİRSİNİZ…

6 Mar 2018
Benzer Haberler
FED BAŞKANI VE PİYASALARDA DOLARIN YÖNÜ
Kategori:
BÜTÇENİN 2017 KARNESİ ‘PEKİYİ’
Kategori: Ekonomi-Ticaret
PİYASALAR BIÇAK SIRTI…
Kategori:
Yazarlar

SEÇİM SONRASI BEKLENTİLER

NE KADAR EĞLENCELİ BİR PATRONSUNUZ?