5 Şub 2018

FULLCHARGER İLE ENERJİNİN ŞEKLİ DEĞİŞİYOR

Elektrikli şarj istasyonlarının hem ülke ekonomisine hem de çevreye büyük yararlar sağladığını anlatan Fullcharger Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ataman, dergimizin sorularını cevaplandırdı.

Türkiye’de ve dünyada istasyon sayıları nedir? Bu istasyondan yararlanan araç parkının büyüklüğü nedir?

Türkiye’de kullanıma açık istasyon sayısı toplamda 150 civarında. Kişisel istasyonlar ve kurumların kendi kullanımı için aldıkları istasyonları da eklersek yaklaşık 1500 civarında elektrikli şarj istasyonu bulunuyor. 2017 sonu itibariyle dünyada kurulu kullanıma açık elektrikli araç şarj istasyonu sayısını yaklaşık 500 bin olarak tahmin ediyoruz. 2016 sonunda dünyada 300 bin adet civarında halka açık elektrikli araç şarj istasyonu olduğunu biliyoruz. Buna kişisel kullanım ya da kurumların kendi araçları için aldığı kısıtlı kullanım istasyonlarını da katarsanız sayı 2 milyon 300 bin adet civarına çıkıyor. Elektrikli şarj istasyonu sayıları hızlı bir şekilde çoğalmaya devam ediyor. Örneğin Avrupa Birliği, 2020 sonuna kadar 500 bin adet halka açık istasyon kurmayı hedefliyor. Dünyada elektrikli araba parkı sayısının ise 2016 yılında ilk defa 2 milyon adedi geçtiğini biliyoruz. Yapılan tahminlere göre, 2020 yılına kadar bu sayının 25 milyona ulaşması bekleniyor. Dünyada şarj istasyonu sayısının da aynı hızla gelişerek, 2014 yılında 1 milyon adedin üzerinde bulunan şarj istasyon sayısının 2020 yılında 12,7 milyon adedin üzerine çıkacağını öngörüyorum.

“ARAÇ SAYISI ARTTIKÇA İSTASYON SAYISI DA ARTACAK”

Mevcut istasyonlar artan elektrikli araç sayısını karşılayabiliyor mu? Karşılamıyorsa, daha ne kadarlık bir açığın bulunduğunu söyleyebiliriz?

Elektrikli arabanın yaygınlaşması tamamen elektrikli şarj istasyon sayısının artması ile doğru orantılı gelişiyor. Bu nedenle, istasyon sayısı arttıkça elektrikli araç satın alımı ve kullanımı da yaygınlaşacaktır. Türkiye’de 2017 yılında satılan toplam elektrikli araç sayısı 4 bin 500 civarında ve bunların sadece 77’sinin tam elektrikli, diğerlerinin ise ağırlıklı olarak şarj edilemeyen hibrit olduğunu düşünürsek, henüz işin çok başında olduğumuz söylenebilir.

Elektrikli şarj istasyonlarının yaygınlaşması, ekonomiye ve çevreye nasıl katkılar sağlıyor?

Otomotivin alt yapısını değiştirecek olan elektrikli şarj istasyonlarının yaygınlaşmasının ekonomiye katkısı, öncelikle yeni üretim modellerinin devreye girmesi neticesinde artacak olan verimlilikte gözlenecek. Üretimdeki verimlilik ilk etapta maliyetleri düşüreceği için şirketlerin kar marjlarını yukarı çekerken, oluşan refah farkından da tüketici doğrudan yararlanacak. Ülkelerin içten yanmalı motorlu araç satışını yasakladığı noktada da, bu tip araç stoku elektrikli araçlar ile değiştirilerek yeni talep oluşumuna neden olacak. Mevcut durumda dünyada 1,2 milyar araç olduğu göz önünde bulundurulduğunda böylesi bir değişimin getireceği pozitif ekonomik etki oldukça yüksek ve sürdürülebilir olacak. Aynı zamanda ekonomilerin petrole olan bağımlılığı azalırken, daha düşük maliyetli elektrik tüketimi sayesinde ekonomilerin dışa olan bağımlılığı da azalacak.

ELEKTRİKLİ MOTORLAR 3 KAT DAHA VERİMLİ

Çevreye olan etkisi açısından bakıldığında, küresel karbon salımının azaltılması neticesinde sera etkisinin neden olduğu küresel ısınma kontrol altına alınabilecek. Paris Anlaşmasında tarafların kabul ettiği küresel ısınmanın 1,5 santigrat derece seviyesinde tutulması daha gerçekçi bir hedef olarak ortaya çıkıyor. Ayrıca, elektrik motorları çok verimli motorlar. Bir dizel ya da benzinli motorun verimi yüzde otuzlarda iken elektrikli motorun verimi yüzde doksanlarda. Elektriğin birim fiyatı benzine, mazota hatta LPG’ye göre çok daha ucuz. İkisini birleştirdiğinizde müthiş bir yakıt ekonomisi ortaya çıkıyor. Elektrikli araçların motorları çok daha az mekanik parça içerir ve bakım masrafları düşük. Bir de ÖTV ve MTV avantajı var. Kişisel anlamda çok ekonomik olduğunu söyleyebiliriz. Ülke ekonomisi için ise daha çok elektrikli araç daha az petrol ithal etmek anlamına geliyor. Dış ödemelerde masraflarımız azalıryor ve dolayısıyla enerjide dışa bağımlılığımız da azalıyor. Elektrikli araçlar petrol türevleri yakmadığından egzoz bulunmaz, motor yağı kullanılmaz. Bu da kirletici ve küresel ısınmaya neden olan gaz salımının olmadığı anlamana geliyor. Örneğin Çin’in elektrikli araçlara bu kadar önem vermesinin bir sebebi de şehirlerindeki hava kirliliğinden kurtulmaya çalışması.

SÖYLEŞİNİN DEVAMINI DERGİMİZİN ŞUBAT SAYISINDA OKUYABİLİRSİNİZ…

5 Şub 2018
Benzer Haberler
FULLCHARGER İLE ENERJİNİN ŞEKLİ DEĞİŞİYOR
Kategori: Otomotiv
Yazarlar

SEÇİM SONRASI BEKLENTİLER

NE KADAR EĞLENCELİ BİR PATRONSUNUZ?