18 Oca 2018

“SEKTÖR KATMA DEĞERLİ HİZMETLERE YÖNELMELİ”

Tüm olumsuzluklara rağmen 2017 yılında taşıma sayısını bir önceki yıla oranla artıran uluslararası karayolu taşımacılığı sektörünün geleceğine dair beklentilerini paylaşan uluslararası nakliyeciler derneği (UND) İcra Kurulu Başkanı Fatih Şener, “Bizi pahalılaştıran ve yavaşlatan faktörleri ortadan kaldırmak önceliğimiz olacak” diyerek UND’nin 2018 yılında öncelikli gündemini açıkladı.

Türkiye 2017 yılında siyasi ve ekonomik anlamda hareketli bir yıl geçirdi. Bu gelişmelerin sektöre yansıması nasıl oldu?

Genelde yıl değerlendirilirken bir önceki yıla bakarsınız, bazen bu yanıltıcı olabilir. Bir önceki yıla göre baktığımızda 2017 yılı lojistik sektörü için oldukça iyi geçti diyebiliriz. Çünkü Rusya taşımaları 2016 yılında tamamen bitmiş durumdaydı. Bu yıl bakıldığında ise ciddi artış var gibi görünüyor. Bu nedenle 2015 yılına göre sektörü değerlendirmek daha doğru olacaktır. Bu yıl bazı Avrupa ülkeleri ile yaşadığımız gerginliklerin yansımalarını gördük. Batıda kapıdan çıkış sürelerimiz çok uzadı. Bunun uluslararası siyasi krizlerle ilişkili olduğunu düşünüyoruz. Bir başka etki de şu: Lojistik zorluklar sebebiyle Avrupa’daki üreticilere mal tedarik eden birtakım kuruluşlar fabrikalarını Balkanlara taşımaya başladı. Sırbistan’a, Hırvatistan’a fabrika kurmaya başladı. Böyle bakıldığında bizim yükümüz topyekûn gidiyor aslında. Şu anda organize bir şekilde Türkiye’nin batı kapılarından çıkışının zorlaştırıldığını ve Batı’ya hammadde tedarik eden özellikle otomotiv yan sanayi ve tekstil gibi kuruluşların Avrupa’ya yatırım yapmak adına Balkanlara teşvik edildiğini görüyoruz. Lojistik Performans Endeksi’nde de son iki yılda 30. sıradan 34. sıraya geriledik. Bunda ağırlıklı etkinin gümrük olduğunu düşünüyoruz. Tüm aksaklıklara rağmen yine de yüzde 8 civarında Batı’ya yönelik taşımalarda artış var. Yine çevresel etkilere baktığımızda; uluslararası ve bölgesel krizler var. Petrol fiyatları, petrol ile geçinen ülkelerin alım seviyesini düşürdü; özellikle Kuzey Irak’a ihracatımız neredeyse yarıya indi. Orta Asya’da birçok proje akamete uğradı, ertelendi. Petrolle geçinen ülkelerin ticaretindeki daralma bizim taşıma sayılarımızı negatif etkiledi. Rusya normalleşme eğiliminde ancak taşıma açısından bakacak olursak henüz tam olarak normalleşti diyemeyiz. Tüm bu olumsuzluklara rağmen genel olarak skora bakıldığında taşıma sayılarımız arttı diyebiliriz. Yani, belli ki karayolu taşımalarına konu olan mal satışı artıyor. Ancak bu yılı gerçekten zor geçiren şirketler olduğunu da biliyorum. Büyükler büyümelerini sürdürdüler. Pazar sabitken birileri büyüyorsa bu birilerinin de küçüldüğü anlamına geliyor.

“2018’E UBAK’IN DA TARTIŞILACAĞI BİR YIL OLARAK BAKIYORUZ”

Dolar ve Avro yükselişte. Rusya ile normalleşme süreci yaşanıyor fakat ABD ile yaşanan kriz var. Bu ortam değerlendirildiğinde 2018 yılı için sektör adına beklentileriniz neler?

Rusya’nın normalleşeceğine inanıyorum, eski şartlara döneriz. Sanırım vize zorlukları da ortadan kalkar. Kuzey Irak ve Irak’taki merkezi hükümet arasındaki gerginlik bizim için çifte vergilendirmeye neden oluyordu. Gümrüğün tekleşmesi bizim Kuzey ve Güney Irak ile ticaretimizi kolaylaştıracaktır diye düşünüyoruz. Petrol fiyatları artma eğiliminde. Petrol fiyatları eski seviyelerine gelirse hem Ortadoğu’ya olan ihracatımız hem de Orta Asya’ya olan sefer sayımız artacaktır. Özellikle UND tarafından başlatılan hukuk süreci ile Macaristan tarafından alınan 430 Avro’nun kalkmasıyla aynı yasa gereği Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan’da bu ücretlerin kalkma ihtimali var. 2018’de bu ücretlerin kalkmış olması Türk nakliyecisinin rekabet gücüne ciddi bir katkı sağlayacak. Bugüne kadar Rumen aracın boş olarak Türkiye’ye gelip buradan yük alıp yine bizden daha ucuza Avrupa’ya gitmesi mümkündü. Çünkü biz anahtarı çevirdiğimiz anda Bulgar’a, Macar’a ya da Rumen’e göre 700 Avro daha pahalıydık. Bu farkın kalkması Türk lojistik sektörüne kârlılık açısından fayda sağlayacak. Bir de Avusturya’da açılan kamu davamız var. Duruşma tarihini bekliyoruz. Bu davayı da kazanırsak 2018’de olmasa bile sektöre olumlu etkilerini 2019’da görürüz diye düşünüyorum. UBAK belgelerini üçüncü ülke taşımaları yapmak yerine Bulgar, Rumen Macar’a ödediğimiz paralardan kurtulmak için kullanıyorduk. Ödediğimiz bu ek ücretlerden kurtulursak UBAK belgelerinin kullanımını da sorgular hale geliyoruz. Ya UBAK belgesini daha verimli kullanacağız ya da UBAK sistemini Rusya, Macaristan gibi kotalı kullanacağız. Biz aslında 2018 yılına UBAK’ın da tartışılacağı bir yıl olarak bakıyoruz. UBAK sisteminin kontrollü bir duruma gelmesi halinde Türkiye’den Batı’ya yapılan taşımalarda yabancıların payı azalacak. Bu da Türk nakliyecilerin sefer sayılarını artıracak önemli bir faktör.

ÇİN FAKTÖRÜ ORTA ASYA’DAKİ NAVLUNLARI DENGELEYEBİLİR

Çin’in nasıl bir etki yaratacağını düşünüyorsunuz?

Çin devlet başkanı Xi Jinping’in “tek yol, tek kuşak (one belt, one road)” projesi aslında büyük bir ekonomik ve lojistik hareket. Türkiye 2017’de Çin ile tarihinde ilk kez karayolu anlaşması imzaladı, iki ay önce de 20 bin ikili 10 bin adet de üçüncü ülke olmak üzere toplam 30 bin adetlik kota anlaşması imzalandı. Bu da özellikle Kazakistan’a giden ve yüzde 80’i boş dönen araçlar için oldukça önemli. Kazakistan’a giden araçlarımızın boş dönmesi navlunları ciddi yükseltiyor. Biz Çin’den yük alırsak gidiş navlunlarının da makulleşeceğine ve navlun düştüğü için Türkiye-Kazakistan ticaretinin de artacağına inanıyoruz. Yeter ki transit bağlantıyı hızlı yapalım. Transit koridorun hızını artırmamız lazım, artarsa Çin faktörü de taşımacılık için umut vaat ediyor.

SÖYLEŞİNİN DEVAMINI DERGİMİZİN OCAK SAYISINDA BULABİLİRSİNİZ…

18 Oca 2018
Benzer Haberler
“LOJİSTİK, 1 KOYUP 10 ALINACAK BİR SEKTÖRDÜR”
Kategori: Güncel Haberler
“SEKTÖR KATMA DEĞERLİ HİZMETLERE YÖNELMELİ”
Kategori: Lojistik
ÇETİN NUHOĞLU BİR KEZ DAHA UND BAŞKANI OLDU
Kategori:
Yazarlar

SİYASET VE EKONOMİ İLİŞKİSİ

ÖKÜZ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA OLSUN FAREYİ YAKALAYAMAZ