17 Oca 2018

2018’E HALKA ARZLAR DAMGA VURACAK!

Geride bıraktığımız 2017 yılında ABD Doları yine üzerinde en çok tartışılan, yorum yapılan finansal yatırım aracı oldu. Ama 2017’nin getiri şampiyonu unvanını borsa aldı. BIST 100 endeksi, ara ara verdiği molalar dışında yükseliş eğilimini yıl içerisinde hep korudu. Hisse senetleri piyasayı 2017 yılında yüzde 40’ın üzerinde değer artışı ile yatırımcısının yüzünü güldürdü. Borsa, geçtiğimiz yıl, 115.093 puanla tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Bazı piyasa profesyonellerine göre, 2018 yılında da borsa adından çokça söz ettirecek ve şampiyonluğu elden bırakmayacak. Analistler, küresel piyasalardaki iyimserlikle BIST 100 endeksinin yüzde 15-20 yükselmesini bekliyor. Yapılan değerlendirmeler 2018’in daha fazla yatırımcının geldiği, şirketlerin de kâr performanslarıyla bunu desteklediği bir sene olmaya aday olduğunu ortaya koyuyor. Borsa geçtiğimiz yıl yaşanan bu pozitif görünüme karşın, halka arz açısından ise çok da parlak bir dönem geçirmedi. Akıllarda kalan tek halka arz ‘Mavi’ oldu. Mavi Giyim’in yanı sıra Fonet Bilgi ve Mistral GYO da geçen yıl halka açılan küçük ölçekli şirketler oldu. Toplam birincil halka arz büyüklüğü 1,4 milyar TL olarak gerçekleşti. 2010 yılından itibaren halka açılan şirket sayısı ve hacmi azalırken, 2018’de bu tablo değişeceğe benziyor. Borsanın bu yıl sergileyeceği performansın yanında, halka arzlarla da yıla damga vurması bekleniyor. Politik veya jeopolitik bir engel çıkmaması durumunda, özellikle yılın ilk yarısının sermaye piyasaları tarihinde en yüksek halka arzların yaşandığı bir dönem olacağı düşünülüyor. Öyle ki, 3 milyar Dolar’ın üzerinde bir halka arz büyüklüğünden söz ediliyor. Şu ana dek piyasaya yansıdığı kadarıyla EnerjiSA, Medical Park, Şok, Memorial, Defacto şirketlerinin halka arzı planlanıyor. Yanı sıra yurtdışını deneyen ancak bekleme kararı alan TAB Gıda’nın da yurtiçini planlayabileceği ifade ediliyor. Bu büyük şirketlerin yanında pek tabii ki halka arz için sırada bekleyen irili ufaklı çok sayıda firma da var. Bu planlamaların hayata geçirilmesi durumunda toplamda bugüne kadar yapılmış en yüksek tutarda halka arz gerçekleşmiş olacak. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş da konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, halka açılma amacıyla başvuruda bulunan ve 2018’de tamamlanması öngörülen halka arzların toplam büyüklükleri de göz önünde bulundurulduğunda, 2018 yılındaki halka arz büyüklüğünün çok daha yüksek olacağını vurguladı. Ertaş, halka arz edilmesi gündemde olan şirketlerin bilançolarının, geçen dönemdeki örneklere göre çok daha büyük olduğunu paylaştı.

MİLYAR DOLARLIK HALKA ARZLAR ÖNCESİ KRİTİK HAMLE
Bu yıl beklenen ‘mega halka arzlar’ öncesinde ise önemli bir adım atıldı. Halka arzların yurt dışına yönelmesine neden olan düzenlemede değişikliğe gidildi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tebliği ile halka arzda yerlilere yüzde 30 tahsis zorunluluğu yüzde 20’ye düşürüldü. Halka arz edilecek sermaye piyasası araçlarının nominal değerinin, en az yüzde 10’unun yurt içi kurumsal yatırımcılara ve yüzde 10’unun yurt içi bireysel yatırımcılara tahsis edilmesi zorunlu olacak. Bu düzenleme ile halka arzların yurt dışına yönelmesinin önüne geçilecek. Yüzde 30 yerli yatırımcı şartı dolayısıyla birçok halka arz yerli yatırımcı bulamadığı için yurt dışına yöneliyordu. Bu arada Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında, halka açık şirketlere vergi teşviki sağlanacağı yönündeki beklentiler henüz gerçekleşmedi. Söz konusu düzenlemenin hayata geçmesi durumunda, şirketler için yüzde 20 olan kurumlar vergisinin halka açılma halinde yüzde 5’e kadar indirilebileceği belirtiliyor.

ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE REKOR BÜYÜME
Türkiye ekonomisi, 2017 yılının üçüncü çeyreğinde geçen yıl aynı dönemde yaşanan darbe girişiminin oluşturduğu baz etkisi ve başta Kredi Garanti Fonu (KGF) olmak üzere hükümetin uyguladığı teşviklerin etkisiyle beklentilerin üzerinde yüzde 11,1 büyüyerek, son altı yılın en yüksek çeyreklik büyümesini gerçekleştirdi. Üretim yöntemiyle GSYH cari fiyatlarla yüzde 24,2 artarak 827 milyar 230 milyon TL oldu. Zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım yüzde 2,8, sanayi yüzde 14,8, inşaat yüzde 18,7, hizmetler sektörü katma değeri de yüzde 20,7 arttı. Üçüncü çeyrekte büyümeye en büyük katkıyı 7 puanla özel tüketim verdi. Yatırım harcamalarının katkısı 3,6, ihracatın katkısı 3,5 puan olarak hesaplandı. Stok değişim ise negatif katkı yaptı. AB ülkelerinin dört katından fazla büyüyen Türkiye, G20’de de büyüme oranlarıyla dikkati çeken Çin ve Hindistan’ı geride bıraktı. Türkiye, en yüksek 3. çeyrek büyümesini gerçekleştiren ülke olurken; Çin 3. çeyrekte yüzde 6,8, Hindistan yüzde 6,3 büyüdü. Türkiye’den sonra en yüksek büyümeyi yüzde 8,6 ile Romanya gerçekleştirdi. Bu arada ilk çeyrek için büyüme yüzde 5,2’den yüzde 5,3’e yükseltilirken, ikinci çeyrek büyümesi de yüzde 5,1’den yüzde 5,4’e revize edildi. Böylece, yılın ilk dokuz aylık döneminde büyüme yüzde 7,4 olarak kayıtlara geçti. Takvim etkisinden arındırılmış verilere göre Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 9,6 büyüdü. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilerdeki çeyreklik değişimlere bakıldığında ise bu dönemde ekonomik aktivite artışının ilk iki çeyreğe kıyasla bir miktar ivme kaybettiği dikkat çekti. Bazı ekonomistler büyümenin baz etkisi, KGF, kamu tüketim ve yatırımları ile inşaat yatırımına dayalı kâğıt üzerinde elde edildiğini savunuyor.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN OCAK SAYISINDA BULABİLİRSİNİZ…

17 Oca 2018
Benzer Haberler
SEÇİM BELİRSİZLİĞİ BİTTİ, GÖZLER ‘YENİ DÖNEM’DE
Kategori: Ekonomi-Ticaret
TÜRK LİRASI VARLIKLAR ‘REKOR’ YORGUNU!
Kategori: Ekonomi-Ticaret
İKİNCİ TÜRBÜLANS RİSKİ VAR!
Kategori:
Yazarlar

PİYASALAR ŞAKA YAPMIYOR

ZAMAN NASIL DA DEĞİŞTİ!