7 Kas 2017

FED BAŞKANI VE PİYASALARDA DOLARIN YÖNÜ

Bir süredir konuşulan konuların başında doların yönü gelmekte. Yanlış anlaşılmasın, sadece bizim için değil, küresel olarak da gündemin birinci sırasına bu konu oturmuş durumda. Öyle ki Fed’in faiz kararları uzunca bir süredir piyasalarda hem tüm paraların dolar karşısında değerini belirliyor hem de Merkez Bankaları’nın para politikalarını etkilemeye devam ediyor. Küresel fonlar da kendilerini en çok memnun edecek limanlara doğru yön değiştiriyor. Önümüzdeki günler, piyasalar açısından çok sayıda gelişmeye ev sahipliği yapacak. Özellikle gelişen piyasalar açısından negatif ayrışmanın yaşanacağı bir döneme girebiliriz!

Eylül ayında gerçekleşen Fed toplantısında verilen mesajlar sonrasında piyasalarda faizlerde artış gözlenmeye başlamıştı. Bununla birlikte Trump’ın vergi yasası görüşmeleri de doların güçlenmesine katkıda bulundu. Vergi reformunu ve gelişen piyasalara etkilerini ayrıca tartışmak gerekir. Yazının devamında buna da kısaca değinildi. Ancak küresel piyasalara yön verecek oldukça önemli gelişme yeni Fed başkanının kim olacağı konusu. Şubat 2018 tarihinde Fed Başkanı Yellen’ın süresi dolacak. Trump yerine geçecek ismi belirlemek için görüşmelere başladı bile. Fed’in başına kimin geçeceği küresel piyasalarda doların gücü ve faizlerin yönüne ilişkin oldukça önemli bir gösterge. İsmi geçenler arasında mevcut Başkan Yellen kuvvetli bir aday olarak yerini koruyor. Yellen’ın yeniden başkanlık koltuğuna oturması piyasalar açısından önemli bir dalgalanma yaratmayacaktır. Yellen’ın daha sakin ve temkinli duruşu uzunca bir süredir güven aşılamakta. Piyasalar Yellen’lı bir Fed’i tanıyor. Bununla birlikte başkanlık için ismi geçen adaylar arasında yüksek faizin savunucularından John Taylor da konuşulmakta. Taylor’a göre Fed faiz artırma kararında gereksiz yere temkinli davranmakta ve zamanlama olarak gecikilmiş durumda. Taylor yaklaşımı göz önüne alındığında, başkan olması durumunda faiz artışının daha ivedi başlaması ve daha geniş basamaklarda gerçekleşmesi kaçınılmaz gibi görünüyor. Taylor demek piyasalar için belirsizlik demek. Bu nedenle, piyasaların, Yellen ile yakalanan ılımlı ortamı Taylor ile sürdüremeyeceği olasılığı gündemde. Taylor’ın başkanlık koltuğuna oturmasıyla beraber, küresel olarak tüm Merkez Bankaları daha radikal kabul edilebilecek kararlarını hızlandırabilir. Fed’in önümüzdeki dönem alacağı kararlarda yeni başkanın etkisini özellikle kur ve faiz cephesinde göreceğiz. Bununla beraber Trump’ın vergi reformunun başarısı da Fed politikalarına yön verecektir. Trump en önemli seçim vaatlerinden biri vergi oranlarının düşürülmesiydi. Trump, yüksek vergi oranları nedeniyle Amerikan şirketlerinin üretimlerini başka ülkelere kaydırmaları ve ürettikleri bu ürünleri kendi ülkelerine ithal etmelerinin yarattığı ekonomik istikrarsızlık ve işsizlik boyutlarına dikkati çekmişti. Trump’ın vergi reformu senatodan olumlu destek aldı. Bu, küresel piyasalarda doların gücünü daha da artırdı. Bu ivme devam edebilir.

Yılın son çeyreğinde neler olabilir? Türk Lirası gelişmekte olan ülkeler arasında negatif ayrışıyor. ABD ile vize krizi devam ediyor. Siyasi ve jeopolitik riskler gündemdeki yerini koruyor. Uzunca bir süredir yaşadığımız şoklar ile başa çıkmayı öğrendik. Piyasalar her seferinde çalkalanıyor. Orta vadede sular duruluyor ve normalize oluyor. Kasım ayında çok sayıda konu netlik kazanmış olacak. Bekleyip görelim.

7 Kas 2017
Benzer Haberler
DOLARDAKİ HIZLI DEĞİŞİMLER…
Kategori: Yazarlar
KURLARI KİM TUTABİLİR?
Kategori: Yazarlar
İKİNCİ TÜRBÜLANS RİSKİ VAR!
Kategori:
Yazarlar

ERKEN SEÇİMLERİN EKONOMİK ETKİLERİ

GELİŞEBİLİR OLMAK!