6 Eyl 2017

KÜRESEL GELİŞMELER VE KURLAR

Bir süredir Fed, Trump ve dolar üçlemesi piyasalarda en çok konuşulan konular olarak karşımıza çıkmakta. Fed’in faiz artışında kararlı duramamasının en önemli nedeni olarak açıklanan enflasyon görünümünün dışında, Trump’ın politikalarının yarattığı etkiler de küresel piyasalarda dolara kan kaybettirmeye devam ediyor. Türk Lirası ise yılın başından beri dolar karşısında değer kazanıyor. Şubat ayında 3,94’lü seviyelere kadar yükselen dolar/TL kuru tarihi rekorunu kırmıştı. Merkez Bankası’nın müdahaleleri, küresel gelişmeler ve çoğunlukla Trump’ın politikaları ile küresel piyasalarda yeni bir güvenli liman arayışıyla beraber dolara olan talep azalmıştı. Ağustos ayının son günlerinde 3,49’lara kadar gerileyen kur seviyesi, sonbaharı daha düşük düzeylerde karşılayacak mı? Bu iç ve dış birçok makro indikatöre ve siyasi gelişmelere bağlı. Temel makro değişkenleri özetleyerek olası etkilerini irdelemeye çalışalım.

2017 yılının ilk çeyreği için yüzde 5 olarak açıklanan büyüme verisi beklentilerin üzerinde bir performans sergilemiş ve piyasalarda olumlu bir hava estirmişti. Büyüme verisi incelendiğinde, açıklanan yüksek rakamlarda özellikle vergi indirimlerinin de etkisiyle artan özel tüketim harcamalarının rolü göze çarpmakta. Kredi Garanti Fonu’nun KOBİ’lere sağladığı kredilerin de büyüme rakamına olumlu etkilerini son açıklanan verilerde hissettik. Büyümenin yarattığı olumlu ivmeyi bir müddet daha makro verilerde ve kurlarda hissetmeye devam edebiliriz. Ancak sürdürülebilir politikaların ortaya konması gerekliliğinin altını çizmek gerekir. Avrupa’dan gelen makro veriler de olumlu. Petrol fiyatlarının yükselmemesinin küresel etkilerini büyüme dahil çoğu ekonomik veride gözlemekteyiz. Avrupa’da açıklanan veriler bahar havasını henüz hissettirmese de, dış ticaret açısından düşünüldüğünde katkı yapması beklenebilir. Şüphesiz siyasi ilişkilerin ortak paydada korunması ve siyasi dilin doğru kullanılması çok önemli.

İçerideki gelişmelerden doların düşüşüne en önemli katkıyı Merkez Bankası’nın yaptığı kesin. Faiz artışları TL’nin değerlenmesinde şüphesiz en önemli rolü oynadı. Merkez Bankası yaklaşık 4 puanlık politika faizi artışı ve piyasalara verilen “gerektiği zaman artışların sürdürüleceği” sinyalleri ile kurun dengelenmesinde ciddi bir adım atmış oldu. Kuru kontrol etmenin en önemli aracı olarak faizin kullanılmış olmasına ilaveten daralan petrol fiyatlarının orta vadede enflasyonu frenlemesi beklenebilir. Merkez Bankası’nın bu konuda kararlı duruşu önümüzdeki dönem kurları bir miktar daha geri çekebilir. Atılan tüm adımların ve içeride piyasalara verilen tüm sinyallerin yabancı yatırımcının algısını etkilemesi ve dolayısıyla kurlarda fiyatlamanın yönüne yansıması kaçınılmaz.

Doların seyri yönünde şüphesiz en önemli faktörlerin başında ABD’nin küresel piyasalara etkileri gelmekte. Son günlerde ABD-Kuzey Kore restleşmesi de geçici bir süre için gelişmekte olan ülkelerin para birimleri karşısında doların yönünü yukarı çevirmişti. Önümüzdeki süreçte piyasalar Trump’ın demeçleri, Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler ve Fed ile Avrupa Merkez Bankası’ndan gelecek açıklamalara yoğunlaşacak. Şüphesiz Ağustos sonunda gerçekleşecek olan Jackson Hole toplantısında Fed ve Avrupa Merkez Bankası demeçleri de küresel piyasaların seyri, faiz artışları ve kurların yönü açısından önemli sinyaller verecektir.

6 Eyl 2017
Benzer Haberler
FED BAŞKANI VE PİYASALARDA DOLARIN YÖNÜ
Kategori: Yazarlar
KURLAR TAM GAZ
Kategori:
PİYASALAR ŞAKA YAPMIYOR
Kategori:
Yazarlar

YENİ EKONOMİ PROGRAMI VE TASARRUF EĞİLİMİ

NE KADAR DİJİTALSİNİZ?