5 Eyl 2017

DENİZDE EMİSYONLAR ALTERNATİF YAKITLARLA DÜŞECEK

Termometrelerin ölçtüğü rekor sıcaklık artışları, kuraklık, tenis topu büyüklüğündeki dolu yağışları, aniden bastıran fırtınalar ve hatta hortumlar… Tüm bunlar küresel ısınmanın soyut bir kavram olmaktan çıkıp, artık hayatlarımızı ciddi anlamda tehdit eden bir boyuta ulaştığının en önemli kanıtları. Dünya, küresel bir iklim felaketine doğru adım adım ilerliyor ve bilim insanları, geri dönüşü olmayan noktayı çoktan geride bıraktığımız konusunda hem fikir. Felaketin boyutlarının daha da büyümemesi için bir an önce harekete geçmemiz gerekiyor. Geçtiğimiz ay Nature Dergisi’nde yayımlanan bir makaleye imzasını atan 60’ın üzerinde bilim insanı, küresel iklim değişikliğiyle mücadele edebilmek için gereken adımların atılması adına önümüzde sadece 3 sene kaldığına dikkat çekiyor. Elde edilen kanıtlar, özellikle sera gazlarının salımından kaynaklanan etkilerin son 150 yıl içerisinde gerçekleşen iklim değişikliklerinin ana sorumluları arasında yer aldığını ortaya koyuyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, ülkesini Paris İklim Anlaşması’ndan çekmesi ise iklim değişikliğiyle mücadelede işleri zora sokuyor çünkü ABD gibi önemli bir ülkenin desteğini kaybeden Paris Anlaşması’nın beklenen etkiyi yaratamayacağı öngörülüyor.

DENİZCİLİK ENDÜSTRİSİ BASKI ALTINDA
Dünya ticaret taşımacılığının yüzde 90’ından fazlasını gerçekleştiren uluslararası deniz taşımacılığı sektörü, insan kaynaklı karbondioksit emisyonlarının yüzde 2,2’sini tek başına oluşturarak dünyanın en büyük sera gazı yayıcıları arasında yer alıyor. Bu da, iklim değişikliği konusunda harekete geçme ve sera gazı emisyonlarını azaltma konusunda denizcilik endüstrisini baskı altına alıyor. IMO Deniz Çevre Koruma Komitesi (MEPC), bu bağlamda gemilerden kaynaklı sera gazı emisyonlarının azaltılması konusunda kapsamlı bir strateji geliştirme yol haritası üzerinde anlaşmaya vardı. İlk stratejinin 2018 yılında kabul edilmesi ve 2023 yılında revize edilmesi bekleniyor.

2050 YILINA KADAR EMİSYONLARI YÜZDE 75 AZALTMAK MÜMKÜN
Norveç Deniz Teknolojisi Araştırma Enstitüsü (MARINTEK) ve Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (NTNU) araştırmacılarının yaptığı bir çalışma, sadece mevcut teknolojiler kullanılarak denizcilikten kaynaklanan sera gazı emisyonlarının 2050 yılına kadar yüzde 75 azaltılmasının mümkün olduğunu gösteriyor. Gövde dizaynı, ölçek ekonomisi, güç ve tahrik sistemleri, hız, alternatif yakıt ve enerji kaynakları, hava durumu kontrolü ve planlama gibi konulardaki mevcut teknolojilerin kombinasyonları göz önünde bulundurularak hazırlanan çalışmanın sonuçları Transportation Research Dergisi’nde yayımlandı.

LNG’NİN KULLANIM ORANI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR
Çevre konusunda artan duyarlılık söz konusu olduğunda akla ilk gelen alternatif yakıt ve enerji sistemleri oluyor. Bu alanda başı çeken yakıt türü ise LNG, yani sıvılaştırılmış doğalgaz. LNG motorları bir süredir küçük gemilerde ana yakıt olarak, büyük gemilerde ise ikinci yakıt olarak kullanılıyor. Ancak sektörün yakın vadedeki planı, LNG’yi tüm gemiler için ana yakıt sistemi haline getirmek. Dünyada oluşturulan emisyon

kontrol bölgeleri ve yakıttaki sülfür oranını sıfırlama çalışmaları, gemilerde sıvılaştırılmış doğalgaz kullanımını adeta bir zorunluluk haline getiriyor. Bu yüzden LNG motorlu gemilerin sayısı her geçen gün artıyor. LNG’li motorlarda karbondioksit salımı, dizel motorlara göre yüzde 25 daha düşük. Azot oksit (NOx) salımı yüzde 92 düşerken, kükürt (SOx) salımı ise tamamen ortadan kalkıyor. IMO’nun yeni jenerasyon gemi makineleri için uyguladığı TIER 3 kısıtlamaları da, LNG yakıtlı makinelerin tercih edilme oranını önemli ölçüde artırıyor. LNG yakıtının; transfer, depolama ve ikmal koşulları daha iyi seviyelere geldiği takdirde, kullanım oranının daha da yükseleceği öngörülüyor. LNG’nin, dünyanın birçok bölgesinde diğer yakıtlara oranla daha ucuz olması da bu yakıt türüne olan ilgiyi sürekli canlı tutuyor. Büyük üreticiler Mitsubishi, Wärtsilä, Rolls-Royce ve MAN Diesel & Turbo; LNG yakıtlı makine üretimi konusunda önemli yatırımlar yapıyor. Hollandalı Deen Denizcilik 6100 DWT’lik dünyanın ilk LNG yakıtlı kimyasal tankeri olan MTS Argonon’u geçtiğimiz yıllarda kullanmaya başladı. Sanmar Tersanesi de, Norveçli Buksér og Berging firması için dünyanın ilk LNG yakıtlı römorkörlerini inşa etti. Tüm bu gelişmelerin ışığında LNG’nin, geleceğin en önemli alternatif yakıtları arasında yer alması bekleniyor.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN EYLÜL SAYISINDA OKUYABİLİRSİNİZ…

5 Eyl 2017
Benzer Haberler
NESNELERİN İNTERNETİ DENİZCİLİĞİ NASIL ETKİLEYECEK?
Kategori: Denizyolu
DENİZDE EMİSYONLAR ALTERNATİF YAKITLARLA DÜŞECEK
Kategori: Denizyolu
DENİZCİLİK PİYASASINDA KÜÇÜK ARTIŞLAR YÜZLERİ GÜLDÜRDÜ
Kategori: Denizyolu
Yazarlar

SEÇİM SONRASI BEKLENTİLER

NE KADAR EĞLENCELİ BİR PATRONSUNUZ?