5 Eyl 2017

AUSTRIAN POST’UN TÜRKİYE’DEKİ HEDEFLERİ BÜYÜK

“Türkiye’deki varlığımız, bölgedeki diğer ülkelerle ilişkilenme için eşik noktası olabilir” diyen Austrian Post CEO’su Georg Pölzl, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’ya kıyasla Türkiye’de hala erken dönemlerinde olan online ticaretin gelişiminin de önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.

Austrian Post’un Türkiye’deki serüveni, Aras Kargo ortaklığı ve son durum ile ilgili bilgi aktarır mısınız?

Austrian Post’un Türkiye’ye girişi 2013’e dayanıyor. Austrian Post, 2013’te İş Girişim’den (yüzde 20) ve Aras Ailesi’nden (yüzde 5) hisse satın alarak Aras Kargo sermayesine yüzde 25 ortak olduk. O dönemde akdedilen sözleşme ile tanınan alım opsiyonu sayesinde Austrian Post, Aras Kargo’daki pay sahipliği oranını yüzde 50 artırma olanağına sahip oldu. 2016’da bu alım opsiyonunu geçerli bir şekilde kullandı. Ancak Evrim Aras’ın alım opsiyonunun varlığına karşı aldığı pozisyon, Austrian Post ve geri kalan hissedarlar arasında bir anlaşmazlığa yol açtı. Ortaya çıkan bu anlaşmazlık sürecinde, Yönetim Kurulu yeniden seçilemedi. Yönetim Kurulu’nun yokluğundan ötürü şirketin yönetilemez bir hale gelmesi nedeniyle, şirketin günlük yönetimiyle ilgilenmek ve müşteri ve çalışanlarına karşı yükümlülüklerini yerine getirmek için Mayıs 2017’de 4. Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kaçınılmaz olarak şirkete, 5 kişilik bir kayyım heyeti atandı. Kayyım Heyeti de bu yıl Haziran ayı başında, Hikmet Nuri Bulduk’u Aras Kargo’ya Genel Müdürü olarak atadı. Ancak, her ne kadar şu anda imkân olmasa da nihayetinde yönetim kurulunun seçilmesi pay sahiplerinin yetkisinde olduğundan kayyım heyeti geçici bir çözümdür. Biz, bu süre zarfında, şartları göz önünde bulundurduğumuzda, yönetimin kayyım heyetine emanet edildiğini kabul ettik ve müşteriler ile çalışanlar da dahil olmak üzere diğer paydaşların refahının tekrar ön plana alınmasından dolayı mutluyuz. Yeni yönetimin şirketin geleceğine yönelik yatırımları keşfetmeye ve bu yönde kararlar almaya istekli olduğunu duymaktan da memnunuz. Yönetimi bu planlarında destekleyeceğiz ve faaliyetlerini yakından izleyeceğiz.

TÜRKİYE’DE KARGO SEKTÖRÜ MUAZZAM BİR BÜYÜME POTANSİYELİNE SAHİP

Austrian Post için Türkiye pazarını cazip kılan nedir? Bu pazarda nasıl bir potansiyel görüyorsunuz? Stratejik planlarınız içerisinde Türkiye’nin önemi nedir?

Biz Türkiye’yi, kendi bölgesindeki en güçlü ülkelerden biri ve küresel ölçekte önemli bir ekonomi olarak görüyoruz. Türkiye ekonomisine güvenimiz tam ve GSMH’nin de 2016’nın üçüncü çeyreğindeki düşüşten kuvvetli bir şekilde çıkmasına da şaşırmadık. Buna ek olarak, Türkiye, Batı ve Doğu arasında bir kavşak noktası olan ideal pozisyonundan ötürü, bu iki bölge arasında önemli bir hub işlevi görüyor. Ayrıca Austrian Post için, Türkiye’deki varlığımız, bölgedeki diğer ülkelerle bir ilişkilenme için eşik noktası olabilir. Güçlü ekonomik görünüme ek olarak, Aras Kargo’nun da faaliyet sektörü olan kargo sektörünün de muazzam bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu düşünüyoruz. Bunun bir yanında, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’ya kıyasla Türkiye’de hala erken dönemlerinde olan ve böylece yüksek bir yakalama potansiyeli vaat eden online ticaret gelişimi bulunuyor. Diğer yandan, sektörün, başka hemen her bölgede kullanılmakta olan tüm başarılı çözümleri ve teknolojileri uygulama sürecini henüz tamamlamamış olması, bu değişen ortama en hızlı şekilde uyum sağlayabilecek aktörler için çok büyük fırsatlar sunuyor. Austrian Post’un stratejik gündemi açısından, Türkiye ve onunla ilişkilerimiz önemli bir role sahip. Türkiye’de genişleme Austrian Post’un büyüme stratejisinin bir parçası ve bu bağlamda ana sacayaklarından da birisi.

Uluslararası bir marka olarak Avrupa kargo ve lojistik pazarı ile Türkiye pazarını kıyasladığınızda ne gibi benzerlik ya da farklar görüyorsunuz?

Batı Avrupa’da posta operatörleri ve kargo şirketleri; operasyon merkezleriyle müşterilerle yüz yüze karşılaşılan merkezleri başarıyla ayırmış durumda. Türkiye’de ise tüm kargo şirketlerinin, şube gibi müşterilerle yüz yüze ilişkiye geçilen merkezlerde hala önemli boyutta operasyonları bulunuyor. Türkiye ve Avrupa kargo sektörleri arasındaki en büyük farkın bu olduğuna inanıyoruz. Buna ek olarak, Batı Avrupa’daki operatörler, otomatik 7/24 merkezlerle ve ortaklık konseptleri aracılığıyla müşteri temas noktalarını başarılı şekilde artırdı. Buradaki ikinci tip çözümler, Türkiye’deki mevzuat kısıtlamalarından ötürü en azından şu an için mümkün görünmüyor.

SÖYLEŞİNİN DEVAMINI DERGİMİZİN EYLÜL SAYISINDA OKUYABİLİRSİNİZ…

5 Eyl 2017
Benzer Haberler
AUSTRIAN POST’UN TÜRKİYE’DEKİ HEDEFLERİ BÜYÜK
Kategori: Lojistik
AUSTRIAN POST, IN TIME’IN YÜZDE 31.5’İNİ ALDI
Kategori: Güncel Haberler
ARAS AKADEMİ’YE ULUSLARARASI MÜKEMMELLİK ÖDÜLÜ
Kategori:
Yazarlar

ERKEN SEÇİMLERİN EKONOMİK ETKİLERİ

GELİŞEBİLİR OLMAK!