5 Eyl 2017

AİLE ŞİRKETLERİ İÇİN YOL HARİTASI

Şirketler üzerindeki etkisini artan bir şekilde sürdüren yıkıcı inovasyon, yeni pazar ve değer zinciri oluşturarak mevcut pazar ve değer zinciri dinamiklerini değiştiren ve eninde sonunda mevcut piyasa lideri firmaları ve ürünlerini yerinden eden yenilikler olarak tanımlanıyor. Yıkıcı inovasyona örnek olarak Apple’ın iPhone’unu verebiliriz. iPhone piyasaya sürüldüğünde başlarda sürdürülebilir bir inovasyonken sonraki büyümesi ise yıkıcı olmuştu. Uygulama geliştiricilerle telefon kullanıcılarını bir araya getiren Apple, oyunun kurallarını değiştirdi. iPhone internet erişiminde yeni bir pazar yaratarak diz üstü bilgisayarlara meydan okur hale geldi. Öte yandan Airbnb’nin büyük otel sektörünün dinamiklerini değiştirmesi, 3D yazıcıların yakın gelecekte piyasa üzerinde oluşturacağı etki de yıkıcı inovasyona örnek olarak verilebilir. Yıkıcı inovasyonun genellikle şirketlerin görmezden geldiği 2 pazar türünde başladığı görülüyor. Bunlardan ilki pazardaki alt kısımlar. Şirketlerin, ürün ve hizmetlerini en talepkâr müşterilerine göre şekillendirirken daha az talepkâr müşterilerine daha az vakit ayırmaları sonucunda burada bir açık oluşuyor. İkincisi ise yeni pazarlar. Yıkıcı şirketler bazen de daha önce hiç kimsenin olmadığı, önemsenmemiş bir pazar alanı oluşturup, müşteri olmayanları müşteriye çeviriyor.

AİLE ŞİRKETLERİNİN FARKINDALIK SEVİYESİ DAHA YÜKSEK
Deloitte, her yıl hazırladığı Gelecek Kuşak Aile Şirketleri Araştırması’nın bu yılki temasını ‘Yıkıcı inovasyon ortamında aile şirketlerinde liderlik’ olarak belirledi. Toplam 21 ülkeden Deloitte aile şirketleri uzmanlarının, aktif görev alan 268 aile üyesiyle yüz yüze yaptığı röportajlarla hazırlanan rapor, dikkat çekici sonuçlarıyla olduğu kadar, yıkıcı inovasyon ortamında liderlik konusunda yapılması gerekenlere ilişkin yol gösterici detaylarla da öne çıkıyor. Bu yıl araştırmaya katılan aile şirketlerinin yüzde 43’ü 200 milyon TL, yüzde 35’i 1 milyar TL ve yüzde 22’si ise 1 milyar TL üzeri ciro yapan firmalardan oluşuyor. Katılan firmaların yaşları incelendiğinde yüzde 14’ünün 100 yıldan büyük, yüzde 40’ının 50 ile 99 yıl arasında, yüzde 41’inin ise 20 ile 49 yıl arasında olduğu gözlemleniyor. Görüşmelerin yapıldığı yöneticilerin yüzde 53’ü ikinci jenerasyon, yüzde 25’i üçüncü jenerasyon, yüzde 22’si ise dördüncü jenerasyon aile üyelerinden oluşurken, katılımcıların yaklaşık yüzde 37’si 30’lu yaşlarında, hemen hemen üçte biri ise 45 yaşın üzerinde yöneticilerden oluşuyor. Yıkıcı inovasyonun, şirketin ardıl planlamasının doğal bir bileşeni olması gerektiğini düşünen Türk aile şirketlerinin oranı yüzde 30 iken, ankete katılan diğer ülke firmalarının oranı yüzde 73. Türkiye’deki aile şirketleri en önemli etkinin yasa ve düzenleyici otoriteler tarafından yapılacak değişiklikler nedeniyle yaşanacağını düşünürken, katılımcıların genel cevapları aile içi ilişkiler, piyasadaki değişiklikler ve ardıl planlama konularını öne çıkarıyor. Türk firmaları, aile şirketlerinin yıkıcı inovasyon konusunda farkındalık seviyesini ise daha yüksek görüyor. Türk firmalarının yüzde 90’ı, aile şirketlerinin bu konuda net bir stratejisinin, bakış açısının ve endüstriye, piyasaya ve şirkete ilişkin öngörülerinin olduğunu belirtirken; bu oran genel katılımcılar arasında yüzde 84. Günümüzün güncel ve popüler konularından yıkıcı inovasyonun firmalar bünyesinde tartışılması, farkındalık seviyesinin aile üyeleri ve organizasyon bünyesinde artırılması, olası yenilikler ve alınabilecek önlemler konusunda vizyoner bir bakış açısı ile çalışılmasının, şirketlerin sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlayacağı öngörülüyor.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN EYLÜL SAYISINDA OKUYABİLİRSİNİZ…

5 Eyl 2017
Benzer Haberler
AİLE ŞİRKETLERİ İÇİN YOL HARİTASI
Kategori: Yönetim
ŞİRKETLERİN ZORLU SINAVI
Kategori: Yönetim
TÜRK ŞİRKETLERİ GELECEĞİN ORGANİZASYONUNU İNŞA EDİYOR
Kategori: Yönetim
Yazarlar

YENİ EKONOMİ PROGRAMI VE TASARRUF EĞİLİMİ

NE KADAR DİJİTALSİNİZ?