3 Ağu 2017

TRUMP, DOLAR VE ALMANYA

ABD Doları yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 10 değer kaybetti. ABD piyasalarında en son açıklanan enflasyon ve perakende satışlar verisi de beklentileri karşılamayınca dolar Başkanlık seçimlerinden bu yana en düşük seviyelere kadar geriledi. Dolardaki küresel gerilemede, ABD verilerinin beklenenden daha kötü gerçekleşmesinin piyasalarda yarattığı olumsuz etkilerinin yanında, Trump’ın politikalarındaki tutarsızlıkların yarattığı belirsizlik ortamının da yansımalarını hissetmek mümkün. Trump’ın seçim döneminde çizdiği tablo ile yürüttüğü politikalar birer birer çelişmeye devam etmekte. Trump seçim döneminde ABD’nin potansiyelinin yeteri kadar kullanılamadığını vurgulamış, daha büyük bir ivme ile ABD’yi yeni baştan tesis edecek ekonomik ve siyasi politikalar sözü vermişti. Seçim vaatleri tam da bir kesim seçmenin iç sesini yansıtmış olacak ki, seçimden zaferle ayrılmıştı. ABD’den başka ülkelere kayan sanayi üretimini yeniden ABD’ye çekeceği vaadi özellikle mavi yakalı çalışanlar açısından Trump’a başkanlığı getirmişti. Başkanlık koltuğuna oturduğu ilk dönemde doların küresel olarak güçlendiğini unutmamak gerekir. Ancak Trump’ın tartışma yaratan demeçleri, üslubu ve henüz somut bir başarı yakalayamaması nedeniyle seçimler sonrasında piyasalarda yaşanan olumlu fiyatlamaların sona gelindiğini ve piyasaların Trump etkisiyle yaşanacak olası risklerin fiyatlanmaya başladığını gözlemlemekteyiz. ABD Doları’nın; Avro, Yen, Sterlin, İsviçre Frangı, Kanada Doları ve İsveç Koronası’na karşı değerini ölçen endeks olarak bilinen dolar endeksi incelendiğinde, Trump’ın koltuğa oturduğu ilk dönemde olumlu beklentilerin fiyatlanması sonucu yükselişte seyrederken, Trump cephesinden gelen olumsuz haberler ile düşüşe geçtiği gözlenmekte. Endeks değerleri, ABD Doları’nın Trump etkisiyle küresel olarak reputasyon kaybettiğini ortaya koymakta. Hatta Fed’in piyasalara vermeye çalıştığı olumlu sinyaller de doların değer kaybının önüne geçememekte. Özetle dolar küresel piyasalarda gerilemeye bir müddet daha devam edecek gibi görünüyor.

Dolar/TL seviyesi ise 3,50’ler düzeyinde dalgalanmakta. Kurlarda gerileme piyasalar açısından olumlu algılansa da siyasi faktörler nedeniyle bu seviyelerin korunması zor görünüyor. Sınırlarda yaşanan gerilimler ve özellikle son dönemde Türkiye-Almanya krizi, piyasalar açısından zor bir döneme işaret etmekte. Almanya dış ticaret açısından önemli bir pazar. 2016 yılı verilerine göre Almanya yüzde 10’luk payla en büyük ihracat pazarımız. İthalatta ise Çin’den sonra en fazla ithalat yapılan ikinci ekonomi. Türkiye’de faaliyet gösteren çok sayıda Alman sermayeli şirket var. Bu şirketlerin ülkede yarattıkları katma değeri göz ardı etmemek gerekir. Almanya’nın turizm geliri açısından da önemli bir pazar olduğunu unutmamalıyız. Almanya ile ilişkilerin önemi bunun çok daha ötesinde. Ticaret ilişkilerimizin önemli olduğu diğer Batılı ülkeler açısından sözü geçen bir ekonomi ile ilişkilerimizi ılımlı tutmanın faydalarını masaya yatırmak gerekir. Almanya ile ilişkilerin daha ne kadar gerileceğini ve bunun kurlara, büyüme rakamlarına, dış ticarete ve turizme etkilerinin ne boyutta olacağına zaman içinde tanık olacağız. Küresel olarak lehimize dönecek olumlu ekonomik gelişmelerin yönünü siyasi gerilimler ile tersine döndürmemek gerekir. Siyasi otoritelerin bu konuda en kısa sürede uzlaşma içine girecek ortak bir dil yaratması mecburi.

3 Ağu 2017
Benzer Haberler
KURLARI KİM TUTABİLİR?
Kategori:
KÜRESEL GELİŞMELER VE KURLAR
Kategori: Yazarlar
FED BAŞKANI VE PİYASALARDA DOLARIN YÖNÜ
Kategori:
Yazarlar

YENİ EKONOMİ PROGRAMI VE TASARRUF EĞİLİMİ

NE KADAR DİJİTALSİNİZ?