1 Ağu 2017

ELEKTRONİK CİHAZ YASAĞI NEDEN GELDİ, NEDEN KALDIRILDI?

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 8 ülke ve bu ülkedeki havayolları, ABD yönetiminin terör tehdidi nedeniyle 21 Mart’tan itibaren başlattığı, yaklaşık 3.5 ay süren kabinde elektronik cihaz yasağı uygulaması nedeniyle oldukça sıkıntılı bir süreç geçirdi. Her ne kadar gerekçe olarak El Kaide ve IŞİD gibi terör unsurlarının cep telefonları ve kişisel tabletlerin içine patlayıcı düzenek yerleştirecek kadar teknolojiye hakim olduğu ileri sürülse de kimse bu yasağa bir anlam veremedi. Zira tüm elektronik cihazlar batarya barındırıyordu, üstelik doğrudan bagaja alınan elektronik cihazlar da tehlike oluşturuyordu. Atatürk Havalimanı’ndan THY ile ABD’nin herhangi bir kentine uçacak yolcunun cihazı tehlikeli görülürken aynı güvenlik zincirinden geçerek Swiss, Lufthansa, Air France gibi diğer havayollarıyla Avrupa aktarmalı uçacak yolcunun elektronik eşyası güvenli kabul ediliyordu. Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye, Fas, Katar, Mısır, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, S.Arabistan, Ürdün gibi ülkelere uyguladığı elektronik cihaz yasağının perde arkasında ne olduğunu kimse tam anlayamadı. “America First-Önce Amerika” gibi milliyetçi bir sloganla seçimleri kazanan Donald Trump ve yönetimi 21 Mart’ta ani bir kararla Türkiye başta olmak üzere toplamda sekiz ülkeye (10 havalimanı) bu yasağı getirmişti. ABD İç Güvenlik Bakanlığı yetkilileri yaptıkları açıklamalarda güvenlik riski konusunun arkasına sığınsa da yasağın perde arkasında siyasi ve ekonomik ambargo ile ABD’nin üç büyük havayolu Delta, United ve American Airlines’ı memnun etme amacı yatıyordu. ABD’nin üç büyük havayolu, Obama başkanken Körfez’in üç büyüğünün Amerika uçuşlarına kısıtlama getirilmesi yönünde lobi yapmış, ancak baskılarından somut bir sonuç alamamışlardı.

ATATÜRK HAVALİMANI’NIN LİSTEYE EKLENMESİNE KİMSE ANLAM VEREMEDİ
Elektronik cihaz yasağı ile asıl amaç başta Türkiye olmak üzere birçok farklı Ortadoğu ülkesini engelleyerek yüksek kazanç elde eden havayolu şirketlerinin önünü kesmekti. Elektronik cihaz yasağı İstanbul Atatürk Havalimanı, Dubai (Birleşik Arap Emirlikleri), Abu Dabi, Amman (Ürdün), Cidde, Riyad (Suudi Arabistan), Kahire (Mısır), Doha (Katar), Kuveyt ve Kazablanka’yı (Fas) hedefe koyuyordu. Yani Ortadoğu'nun havalimanlarının birçoğu sözde güvenlik riski sebebiyle engelleniyordu. Riyad, Amman, Cidde, Kahire, Kazablanka gibi havalimanları arasına İstanbul Atatürk’ün de eklenmesi şaşırtıcıydı. Zira Avrupa’nın en büyük 5 havalimanı içinde yer alan Atatürk’ün, 28 Haziran 2016 yılında yaşanan terör saldırısı nedeniyle bu listeye eklendiği yorumları yapıldı. Oysa benzer bir saldırının yaşandığı Belçika’nın Zavantem Havalimanı ile yine terör saldırısının gerçekleştiği Paris Charles de Gaulle Havalimanı liste dışında tutulmuştu.

ELEKTRONİK CİHAZ YASAĞINI AVRUPA’YA UYGULAYAMADILAR
Eğer söz konusu güvenlik riski olsaydı Avrupa’dan yapılan uçuşlar için de bu tarz bir önlem gerekmez miydi? Ancak ABD yönetimi Avrupa ülkelerinden “benzer bir uygulamayı ABD havalimanları için biz de yaparız” tehdidi nedeniyle elektronik cihaz yasağını AB havalimanlarına uygulayamadı. Elektronik cihaz yasağı en çok ABD’ye çok sayıda sefer yapan THY’yi olumsuz etkiledi. Milli havayolu 2016 yılında ABD’ye 380 bini transit olmak üzere 690 bin yolcu taşımış, bu yolculardan yaklaşık 1 milyar dolar gelir elde etmişti. 3.5 ay boyunca uygulanan yasak nedeniyle THY ciddi bir ekonomik kayba uğradı.

ASIL HEDEF KÖRFEZİN ÜÇ BÜYÜĞÜYDÜ
Getirilen bu yasağın ana hedefi ise Körfez’in üç büyüğü Qatar, Emirates ve Etihad Havayolları idi. Amerika’nın üç büyük havayolu Delta, United ve American Airlines’ın, Körfez’in üç büyüğü Etihad, Emirates ve Qatar Havayolları’na karşı lobi faaliyetleri Trump yönetiminden hız kazanarak devam etti. Amerikalılara göre bu üç havayolu devletlerinden 10 yılda 50 milyar dolar haksız sübvansiyon almış, bu paralarla en yeni uçakları filosuna katmış, hizmet ve serviste kendilerini sollamıştı. Bu şirketler yüzünden Amerikalı havayolları yolcu kaybediyor, istihdam azalıyor, ABD pazarı Körfez havayollarının tekeline giriyordu. Trump, koltuğuna oturalı daha bir ay dolmamışken United, American ve Delta’nın CEO’larıyla bir araya gelerek Körfez ülkelerinin havayolları hakkında gündeme getirdikleri şikâyetleri dinledi. Amerika pazarında etkin olan Etihad, Qatar ve Emirates havayollarının uçuşlarından duyulan rahatsızlık Trump’ı da etkilemişti ve akabinde böyle bir yasak getirildi. Türk Hava Yolları’nın bu listeye hangi sebeple konulduğu ise muammaydı. ABD’nin yasak getirdiği ülkelere bakıldığında hepsinin Müslüman olması dikkat çekiyordu. Bu da yasağın siyasi olduğunun somut bir örneğiydi.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN AĞUSTOS SAYISINDA BULABİLİRSİNİZ…

1 Ağu 2017
Benzer Haberler
ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK İLE YEPYENİ BİR UÇUŞ DENEYİMİ
Kategori: Havayolu
ALMANYA İLE KRİZ HAVACILIĞI VURACAK
Kategori: Havayolu
ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK İLE YEPYENİ BİR UÇUŞ DENEYİMİ
Kategori: Havayolu
Yazarlar

SEÇİM SONRASI BEKLENTİLER

NE KADAR EĞLENCELİ BİR PATRONSUNUZ?