1 Ağu 2017

YETENEK SAVAŞLARI KIZIŞIYOR

Günümüzde demografik değişimler, yenilenen iş modelleri, dijitalleşme, büyük veri analitiğindeki gelişmeler ve yeni rekabet şekilleri şirketlerin sürekli yetenek güncellemeleri yapmalarını gerekli kılıyor. Dünya büyük bir dijital dönüşüm yaşarken, yetenek arzının düşüklüğü ve doğru yeteneklere yönelik talebin yüksekliği dünya genelinde bütün ülkeleri ve sektörleri etkisi altına alıyor. Durum böyle olunca, iş dünyasının ortaya çıkışından itibaren doğru insanları işe almak ve elde tutmak için verdiği “yetenek savaşları” daha da kızışıyor. Artık modern yetenek savaşlarından galip çıkmak, insan kaynakları alanında değerli yetenekleri işe almak ve elde tutmak için günü kurtaran eğitimler yeterli değil. Daha iyi sonuçlar elde edebilmenin temel yoluysa yetenek yönetimi ve öğrenme arasındaki yapay duvarları ortadan kaldırmaktan geçiyor. Bu yüzden başarılı bir yeni nesil İK yaklaşımı ve yetenek yönetiminde e-öğrenmenin, sunduğu zaman ve maliyet tasarrufu olanaklarıyla şirketlerin aradığı çözümün önemli bir parçası olabileceği belirtiliyor. Deloitte Üniversitesi tarafından yayınlanan bir rapora göre eğitim ve gelişim faaliyetlerinin “çok yüksek” önem taşıdığını düşünen şirketlerin oranı geçtiğimiz yıl üç katına çıkmış olsa da, şirketlerin bu eğitim çalışmalarına hazır olma oranı hızla düşüyor. Araştırmaya katılan şirketlerin yalnızca yüzde 40’ı bu zorluklarla yüzleşmeye hazır olduğunu belirtirken, bu oran geçen seneye göre yüzde 35 daha düşük. Bu nedenle, yeni yetenekleri çekmek için kurumların insan kaynakları stratejilerini dönüştürmesi ve şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla yenilikçi olması, eski varsayımlar ve modası geçmiş uygulamalardan en kısa zamanda kurtulması gerekiyor. Yetenek savaşını başarıyla sürdürerek teknolojiden daha akıllıca yararlanabilmenin, daha sağlıklı bir kurum kültürü ve daha dayanıklı bir iş gücü oluşturabilmenin tek yolunun bu olduğu ifade ediliyor.

YETENEK SAVAŞLARINDA YENİ İŞE ALIM TAKTİKLERİNDEN DAHA FAZLASINA İHTİYAÇ DUYULUYOR
Artık şirketler çalışanlarını günü kurtarmaya yönelik bir yaklaşımla yönetmek yerine, çalışan gelişiminin şirketin büyümesinde bir olmazsa olmaz olarak tasarlandığı çalışma ortamlarına geçiş yapmak zorunda. Yetenek gelişimi için yıllık performans değerlendirmeleri yapmak artık yeterli değil. Kuşkusuz ki değişim kolay değil ve yetenek savaşlarında yeni iş alım taktiklerinden daha fazlasına ihtiyaç var. Bunun için kurumların bütün insan kaynakları sürecini, ellerindeki yetenekleri yönetme ve geliştirme şekillerini çağın gereklerine adapte etmesi gerekiyor. Yetenek ve öğrenme arasındaki ilişki doğru bir şekilde kurulabilirse hem çalışanların hem de şirketlerin stratejik hedeflerine ulaşmaları sağlanabilir.

“DÖNÜŞÜM TERCİH DEĞİL ZORUNLULUK”
Şirketlerin İK ve kurumsal eğitim alanında yaşaması gereken bu dönüşüm hakkında görüş bildiren Enocta Genel Müdürü Tijen Armağan, “Dönüşüm çoğumuz için bir tercih değil zorunluluk. Şirketlerin çoğu bir noktada daha riskli bir rotaya doğru adım atmak zorunda. Bu riskli adımın daha başarılı sonuçlara ulaşmasına destek olmak için geliştirilen Yeni Nesil Öğrenme Olgunluk Modeli, şirketlerin kendi kendini geliştiren bir organizasyon ekosistemi oluşturmak için gereken rotayı çizmelerine yardımcı olmayı hedefliyor ve halihazırda dünya çapında 6.700’ü aşkın şirkette 45 milyon çalışan tarafından kullanılıyor. Bu model, şirketlere yetenek olgunluğu seviyeleri hakkında bilgi verirken hangi adımları atarak şirketlerini bir sonraki aşamaya taşıyabilecekleri konusunda da tavsiyeler sunuyor” diyor.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN AĞUSTOS SAYISINDA BULABİLİRSİNİZ…

1 Ağu 2017
Benzer Haberler
YETENEK SAVAŞLARI KIZIŞIYOR
Kategori: Yönetim
Yazarlar

SEÇİM SONRASI BEKLENTİLER

NE KADAR EĞLENCELİ BİR PATRONSUNUZ?