2 Haz 2017

İRAN TÜRKİYE’NİN YERİNİ ALABİLİR Mİ?

Son 10 yılda hem turizm hem de havacılık sektöründe büyük atılımlar yapan, Türk Hava Yolları gibi dünyada en fazla noktaya uçan, kaliteli servis ve hizmeti, Hollywood yıldızlarının yer aldığı reklam filmleriyle herkesin bildiği bir marka yaratan; Pegasus, AtlasGlobal, Onur Air, SunExpress gibi hem iç ve hem de dış hatlarda önemli pazar paylarına ulaşan havayollarına sahip olan Türkiye, havacılık alanında bölgesinde hub olmayı hedefliyor. Ancak son iki yılda Türkiye’de yaşanan istenmeyen terör olayları, darbe girişimi gibi etkenler havacılık ve turizm sektöründe bölgesinde adeta parlayan bir yıldız olan Türkiye’ye karşı Batı dünyasının bakışını olumsuz yönde etkiledi. Türkiye bu krizlerle başa çıkmak adına mücadele verirken yanıbaşımızdaki komşumuz İran, Batı ile vardığı nükleer anlaşma sonrası adeta havacılık sektöründe kalkınma dönemini başlattı. Yıllardır uygulanan ambargo nedeniyle çok eski uçaklarla operasyon yapmaya çalışan, uçaklarına yedek parça bile bulmakta zorlanan İran, nükleer anlaşma sonrası hızla yenilenmeye ihtiyaç duyan uçak filosu için yatırımlara başladı. Önce Airbus’a 105 uçak, ardından Amerikalı üretici Boeing’e 85 uçaklık yaklaşık mali değeri 25 milyar Dolar’ı bulan sipariş verdi. Bununla yetinmeyen İran, bölgesel uçuşlarda kullanmak üzere daha küçük gövdeli, yolcu kapasitesi düşük pervaneli ATR 72-600 uçakları için de 20’si kesin, 20’si opsiyonlu 40 adet sipariş verdi. İran’da nükleer anlaşma öncesi 96 adet Airbus, 94 adet de Boeing ve McDonnell Douglas tipi uçak bulunuyordu. İranAİr’e ait Boeing uçaklarının birçoğu 1970 ve 80’li yıllardan kalmaydı. Filodaki Boeing 747 uçakları ise 1969 ve 1988 yılında sipariş edilmişti.

BİR YILDA BÜYÜK YOL ALDI

İran açısından her şey o kadar hızlı gelişti ki yedek parça bulamadığı için uçaklarını uçurmakta zorlanan bir ülke bir yıl gibi kısa bir sürede bütün uçak alımlarını resmiyete döktü, imzaları attı. Milyarlarca dolarlık bu siparişlerden çok memnun olan Airbus ve Boeing gibi üreticilerin de bu ülkeye uçak satmakdaki iştah ve istekleri işlemlerin hızlı olmasını sağladı. İran, yeni uçaklarını geçen aydan itibaren teslim almaya başladı. İran’ın verdiği siparişlere bakarsak sadece kısa, orta ve uzun menzilli Boeing ve Airbus’a değil, aynı zamanda çarpaz uçuşlar yapabilecek, daha küçük gövdeli, her meydana inebilecek pervaneli uçak siparişleriyle de bölgesel pazarda liderliği hedeflediğini görebiliriz.

HAVACILIK SEKTÖRÜNE 50 MİLYAR DOLARLIK KAYNAK
Tıpkı ABD’de Cumhuriyetçi kesimden ağırlıklı politikacılar gibi Avrupa’da da İran ile yapılan nükleer anlaşmadan rahatsızlık duyan, İran’ın tamamen dış dünyaya açılmasından tedirginlik duyanlar yok değil. Örneğin Avrupa Birliği’nin en son güncellediği kara listedeki havayollarına baktığımız zaman İran’ın milli havayolu İranair’in de kısıtlama getirilen şirketlerden olduğunu, Aseman Airlines’ın ise AB’ye uçuşlarının tamamen yasaklandığını görüyoruz. Ancak İran yönetimi kendisine karşı olan bu önyargılara rağmen havacılık sektöründe bölgede söz sahibi olmakta kararlı gözüküyor. Zira İran, uluslararası yaptırımların iyileştirilmesinin ardından, ülke çapında yerel ekonomiyi güçlendirmek, bölgeler arasındaki bağlantıyı iyileştirmek için havayolu taşımacılığını modernize etmeye ve geliştirmeye başladı. Yeni uçak alımları için 20 milyar Dolar, mevcut havalimanlarının modernizasyonu ve yeni havalimanları inşası içinde 30 milyar Dolar olmak üzere yaklaşık 50 milyar Dolarlık kaynak ayırarak hedefini net bir şekilde ortaya koydu. İran’ın havacılık sektörünün yanısıra Ortadoğu’nun bir sonraki büyük turizm bölgesi olması bekleniyor. Şu anki mevcut önemli dini trafiğin yanı sıra, bu yeni açık pazar, önümüzdeki yıllarda komşu ülkelere olduğu kadar yurtiçinde de canlı bir hava ulaşımının merkezi haline gelecek.

YENİ YATIRIM ALANI
İran’a yıllardır uygulanan ekonomik yaptırımların kaldırılması bir anda tüm dünyanın dikkatini özellikle havacılık sektöründe adeta kapalı bir kutu olan bu ülkeye ve yeni dönemde bu sektörde yapılacak yatırımlara çevirdi. Batı gözündeki olumsuz imajından bir an önce kurtulmak isteyen İran, ambargo sonrası dönemde ağırlığı turizm sektörüne vermeye ve bununla bağlantılı olarak da havacılık sektöründe yatırıma yönelmeye hazırlanıyor. İran’ın kültürel çeşitlilik, büyüleyici mimarisi ve ve tarihi geçmişiyle ciddi bir turist ve meraklı ziyaretçi akınına uğrayacağı konuşuluyor. Yıllardır büyüyemeyen, dünyaya açılamayan, filosunu genişletemeyen İran’daki havayollarının önünde artık bir engelin kalmaması yeni dönemde ilginç bir rekabeti de beraberinde getirecek gibi gözüküyor. Tahran’ın da kısa vadede olmasa bile uzun dönemde tıpkı İstanbul gibi havacılık alanında bir cazibe ve transit merkez olması öngörülüyor.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN HAZİRAN SAYISINDA BULABİLİRSİNİZ.

2 Haz 2017
Benzer Haberler
20 YIL İÇİNDE ORTALAMA 40 BİN YENİ UÇAK HAVALANACAK
Kategori: Havayolu
EMIRATES, BOEING 777-200LR’Yİ YENİDEN DÜZENLEDİ
Kategori: Güncel Haberler
EKOL İPEK YOLU’NU “LOJİSTİK 4.0” İLE YENİDEN ÇİZİYOR
Kategori:
Yazarlar

SİYASET VE EKONOMİ İLİŞKİSİ

ÖKÜZ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA OLSUN FAREYİ YAKALAYAMAZ