3 May 2017

“EKONOMİYE DÖRT ELLE SARILMA ZAMANI”

İş dünyası için politik belirsizlik ve seçimler, çoğu zaman ekonomi anlamında karar almayı zorlaştıran yorucu bir süreçtir. Bu dönemlerde genellikle temkinli duruşa geçilir, yatırım planları askıya alınır, piyasalar da ‘bekle-gör’ havasında hareket eder… Bilindiği gibi Türkiye de böyle bir süreçten geçti. Son yıllarda yapılan seçimlere 16 Nisan’da bir yenisi eklendi. Türkiye’nin bir anlamda kaderini çizecek bir halk oylaması daha geride kaldı. Anayasa değişikliğiyle ilgili referandum süreci tamamlandı ve yeni yönetim sistemi olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kabul edildi. Gerek ekonomi dünyası gerekse piyasalar, referandumun bitmesi ve belirsizlik yaratan unsurların ortadan kalkmasıyla nefes aldı. Yatırımların yeniden devreye alınması ve ekonominin rayına girmesi ise herkesin ortak arzusu.

“YAPISAL REFORMLAR HAYATA GEÇİRİLMELİ”
Artık kısır tartışmaları, karşılıklı suçlamaları, ötekileştirmeyi bir kenara bırakıp birlik ve bütünlük içinde çalışma zamanı olduğunu paylaşan iş dünyası temsilcileri, güçlü, istikrarlı ve huzurlu bir Türkiye için ekonomiye odaklanılmasını istiyor. Reform sürecinin canlandırılarak yeni büyüme hikayesi başlatılması gerektiğine işaret eden iş dünyası, gündem maddesi üretim ve büyümeye odaklı olan bir Türkiye bekliyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin altyapının zaman kaybetmeden hazırlanması gerektiği vurgulanırken, yatırım ikliminin önünü açacak düzenlemeler ve ekonomik reformlar üzerinde çalışılması, yatırımların hızlandırılması için bürokratik engellerin azaltılması gerektiğinin altı çiziliyor. İş dünyası temsilcilerine göre; güçlü, kararlı ve dünya ekonomisini yakından takip eden bir ekonomi yönetimi oluşturulmalı, sektörlerin sürdürülebilir büyüme ve rekabetçiliğini geliştirecek kısa ve orta vadeli tedbirler alınmalı, yapısal reformlar hızla devreye girmeli.

EKONOMİ, GÜNDEMİN BİR NUMARALI MADDESİ
Ekonominin gündemin bir numaralı maddesi olacağını belirten hükümet yetkilileri ise enflasyon ve işsizliğin aşağı çekilmesini öncelikler arasında sayıyor. Üretim reformu paketiyle üretim maliyetlerinin aşağı çekilmesi beklenirken, istihdam piyasası reformu konusunda da çalışmaların hızla sürdüğü belirtiliyor. Yanı sıra ekonomiye destek olan geçici teşviklerin ardından yatırımların önündeki engelleri kalıcı şekilde kaldıracak düzenlemeler üzerinde çalışılıyor. Ekonomi yönetimine göre, teşvikler birinci çeyrekte güçlü şekilde yansırsa OVP’deki yüzde 4,4’lük büyüme tahminine doğru ivme yakalanması mümkün.

PİYASALAR REFERANDUM SONRASI ‘POZİTİF’
Referandum sonrasındaki ilk işlem haftasında TL varlıklarda pozitif eğilim görüldü. Halk oylaması ile belirsizliğin ortadan kalkması ve sonrasında ekonomi yönetiminin açıklamaları piyasalara destek verdi. Yurtiçi piyasada, dolar ve faizler düşerken, borsada yükseliş yaşandı. Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleri referandum sonrası haftayı yüzde 2,6 yükselişle kapattı. 47 ayın en yüksek seviyesine gelen borsa, Mayıs 2013’ten bu yana ilk kez 92.000 puanın üzerinde kapanış yapmış oldu. Dolar/TL, referandum sonrası haftaya 3,62-3,63 seviyelerinde başladı. Hafta içerisinde 3,71 seviyeleri test edilse de dolar, TL karşısında haftayı yüzde 1,3’lük düşüşle 3,64 seviyelerinde tamamladı. Avro’nun satış fiyatı ise yüzde 0,6’lık azalışla 3,90 seviyelerine geldi. Referandum sonrası ilk hafta, ağırlıklı ortalamalara göre çeşitli vadelerdeki bono ve tahvillerin haftalık net getirileri ise yüzde 0,15 ila yüzde 0,28 arasında gerçekleşti. Yabancı uzmanlar TL’deki değerlenmenin sürmesini beklerken, 3 ay içerisinde yüzde 3-4 değer kazancı görülebileceğini düşünüyor.

FITCH VE MOODY’S’TEN ‘REFERANDUM’ YORUMU
Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, 16 Nisan’da gerçekleşen anayasa referandumunun, ekonomik reformlara olanak sağlayabileceğini belirtti. 2019 yılının sonuna kadar seçim olmayacağı, bu durumun ekonominin politik gündemine geri dönmesini sağlayabileceği ifade edildi. Açıklamada, “Yapısal sorunları düzeltecek ve dış kırılganlıkları azaltacak reformların uygulanması kredi notu için pozitif olur” değerlendirmesine yer verildi. Yapılan değerlendirmede, kamu ve dış finansmanda kötüleşmenin ve dış finansman kırılganlıklarının artmasının ise not için ‘negatif’ olacağı vurgulandı. Referandum sonrası bir değerlendirme de Moody’s’ten geldi. Türkiye’nin dış finansmanının şoklara karşı kırılgan olduğunu paylaşan Moody’s, “Referandumda çıkan yakın sonuç siyasi belirsizliği artırıyor” görüşüne yer verdi. Moody’s, OHAL’in uzatılmasını da değerlendirerek “Türkiye’de OHAL’in sürmesi iş ve tüketici güvenini zedeler” uyarısını yaptı.

YAZININ DEVAMINI DERGİMİZİN MAYIS SAYISINDA BULABİLİRSİNİZ…

3 May 2017
Benzer Haberler
TERÖRÜN EKONOMİYE FATURASI
Kategori:
İŞ DÜNYASI İSTİHDAM İÇİN ‘SEFERBER’ OLDU!
Kategori:
“İŞ DÜNYASI ÇIKIŞ ARIYOR”
Kategori: Güncel Haberler
Yazarlar

ERKEN SEÇİMLERİN EKONOMİK ETKİLERİ

GELİŞEBİLİR OLMAK!