4 Nis 2017

REYSAŞ MULTIMODAL TAŞIMALARA AĞIRLIK VERECEK

Öncelikle demiryolu filonuz ve demiryolu taşımacılığına yönelik lojistik çözümlerinizle ilgili bilgi verir misiniz?
Reysaş Grubu olarak demiryolunu çok önemsiyoruz ve bunu yarının işi olarak görüyor bu doğrultuda yatırımlarımıza devam ediyoruz. Reysaş’ın demiryolu taşımacılığındaki portföyünü, yurtdışı ve yurtiçi olarak iki başlık olarak inceleyebiliriz. Yurtdışı demiryolu faaliyetlerinde Reysaş, Türkiye’deki en büyük servis vericisi konumunda. Sahibi olduğumuz yaklaşık 450 konteynerimiz, yurtdışı demiryolu hizmetini kolaylaştırmak ve müşterilere daha iyi hizmet vermek için yapılan Köseköy İstasyonumuz, yine bu bağlamda yatırım planlarımıza paralel arazisini satın aldığımız Çatalca İstasyonumuz ve çalışılan bazı TCDD istasyon alanlarında toplifter yatırımlarımız ile diğer firmalara göre farkımızı ortaya koyuyoruz. Yurtiçinde de rakiplerimize göre açık ara öndeyiz. En büyük özelliğimiz, müşterilerimize demiryolunun tüm hizmetlerini sunmamız. Kendi konteynerimiz ile hizmet veriyor, kendi istasyonumuzda yükleme ve boşaltma yapıyor ve bu taşımaları da kendi vagonlarımız ile gerçekleştiriyoruz. 230 vagon, 650 konteyner, 3 toplifter ve 1 manevra makinesi, faal olarak çalışan 2 istasyon (Köseköy-İzmit, Taşkent-Mersin) ile demiryolu sektörüne hizmet veriyoruz. Konteyner olarak kendi ekipmanlarımız kullanıyor olmamız, demiryolu müşterilerinin yaşadığı ekipman sıkıntısını bertaraf ediyor. TCDD’nin fiyat politikası nedeniyle demiryolu, karayoluna karşı elde ettiği avantajı yitirmiş durumda ancak biz Reysaş olarak bu avantajı geri getirmeye çalışıyoruz.

“ÖZEL SEKTÖR LOKOMOTİF YATIRIMINA ZORUNLU TUTULMAMALI”

Demiryolunda Serbestleşme Kanunu’nda yıllardır beklenen asıl yönetmelikler çıktı. Yapılan düzenlemeler sizce serbestleşme süreci açısından yeterli mi?
1 Mayıs 2013’te yürürlüğe giren demiryolu sektörünün serbestleşmesini öngören kanun ile birlikte TCDD’nin yeniden yapılanması, Avrupa Birliği ile yapılan protokole bağlanan uyum yasalarının içerisinde ilk 5’te yer alıyordu. Avrupa ülkeleri demiryolunda yeniden yapılanmayı yaklaşık 20-30 yıl önce tamamlanmışken, tüm Avrupa’da olduğu gibi alt yapı ile üst yapının ayrılması bizde gecikmiş bir karar olmakla beraber çok doğru bir karar. TCDD’nin tekel olması, özel sektör vagonlarının sevk ve tren planlamalarının da tamamen TCDD personeli tarafından yapılması, mevcut yönetmeliklerde bu konuda TCDD’yi bağlayıcı veya zorlayıcı uygulamalar olmaması gibi konular özel sektör için dezavantajdı. Yeni yönetmeliklerde hat tahsisi gibi net ve bağlayıcı düzenlemelerin olması sektörü olumlu etkileyecek diye düşünüyorum. Demiryolu taşımacılığı gibi teşvik edilmesi gereken bir sektörde en azından halen hizmet veren şirketlerden ek belgelendirme ücreti de alınmamasının doğru olacağı kanısındayım. Demiryolu Tren İşletmeciliği belgesinin alınma koşullarının içerisinde de en az 2 lokomotif öz mal veya kira sözleşmesi ile bin 500 ton yük taşıma kapasiteli öz mal vagon zorunluluğu var. Ancak halihazırda TCDD dışında hiçbir firmanın lokomotif sahipliği yok. Piyasa değerleri 5 milyon Avro seviyelerinde bulunan lokomotif yatırımına özel sektörü zorunlu tutmak yerine, bu kıstasın kayıtlı sermaye ve yük taşıma vagon kapasitesinin artırılarak belirlenmesinin daha doğru olacağını düşünüyorum. Yapılacak düzenlemelerde hatların daha efektif kullanımına yönelik çalışmalar da yapılmalı. Bu konudaki çalışmaların temelinde, lokomotif sayısı ile hat kullanım optimizasyonu olmalı. Ayrıca demiryolundaki zaman kısıtlılığı dikkate alınarak mevcut vagon ve üst yapıların daha verimli kullanılabilmesi için boş dönüş süreçlerini azaltacak uygulamalara da önem verilmeli.

Reysaş Lojistik açısından 2016 yılı nasıl geçti?
Bizim açımızdan 2016, mevcut operasyonlarımız yanında devam eden depo inşaatlarımızı tamamlamaya çalıştığımız, araç ve ekipman konusunda ise önceki yıllardaki gibi olmasa da yenileme amaçlı ve özellikle multimodal taşımacılık konusunda yatırımlar yaptığımız bir yıl oldu. Depolarımızda çatılara yerleştirdiğimiz güneş panelleri ile elektrik üreterek işletme maliyetlerinin azaltılması konusunda yatırımlarımıza devam ettik. Adana’da iki depomuz üzerinde 1’er MWp’lik tesisler kurarak çatılarında güneş enerjisi santrali (GES) olan depo sayımızı artırdık. Bu çerçevede çekici ve kamyonlarda çift yakıt olarak motorin ile birlikte doğal gaz (CNG) kullanımı için araçlarımızın motorlarında dönüşüm projelerini gerçekleştirdik. 2016 yılsonunda ise şirket merkezimizi Çamlıca’daki yeni yerimize taşıdık.

SÖYLEŞİNİN DEVAMINI DERGİMİZİN NİSAN SAYISINDA BULABİLİRSİNİZ…

4 Nis 2017
Benzer Haberler
YAPICI REKABET RAYLARI HAREKETLENDİRECEK
Kategori: Demiryolu
REYSAŞ MULTIMODAL TAŞIMALARA AĞIRLIK VERECEK
Kategori: Demiryolu
MERCEDES VE REYSAŞ 27 YILLIK İŞBİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRDİ
Kategori: Güncel Haberler
Yazarlar

ERKEN SEÇİMLERİN EKONOMİK ETKİLERİ

GELİŞEBİLİR OLMAK!