6 Ara 2016

İSTANBUL ALSTOM İÇİN “HUB” OLCAK

Türkiye’yi Ortadoğu ve Afrika’nın merkezi olarak seçen ve bu anlamda İstanbul’da mühendislik ekipleri kurarak, bilgi ve teknoloji transferi gerçekleştiren Alstom, TCDD ihalesi ve İstanbul için alınması düşünülen 1000 metro aracı ihalelerinin sonuçlarına göre Türkiye’de üretim yapmayı planlıyor. “Fabrika kurmak aslında işin en zor kısmı değil. Asıl önemli olan bilgiyi getirmek, ürünü geliştirmek ve teknolojiyi getirmek. Mühendislik ve proje ekibinin Türkiye’de olması, fabrika kurmaktan daha önemli” diyen Alstom Transport Türkiye Genel Müdürü Arban Çitak, İstanbul’un tüm proje faaliyetleri için merkez olması amacıyla hazırlıkları sürdüren Alstom’un, İstanbul’u, lojistik, mühendislik ve teknoloji anlamında tam bir “hub” olarak gördüğünü belirtiyor.

Türkiye Alstom için ne ifade ediyor?

Alstom, Türkiye’yi Ortadoğu ve Afrika’nın merkezi olarak seçti. Alstom’un dört tane iş kolu var: sinyalizasyon, anahtar teslim projeler, araçlar ve servis. Sinyalizasyon ve anahtar teslim projeler için İstanbul, hem ihaleler hem de projeler anlamında Ortadoğu ve Afrika’nın merkezi durumunda. Yani biz Alstom olarak, Türkiye’ye büyük bir yatırım yapıyoruz ve İstanbul’da mühendislik ekipleri kuruyoruz. Dolayısıyla amacımız sadece Türkiye’deki projeleri yönetmek değil, aynı zamanda Ortadoğu ve Afrika’daki tüm projeleri de İstanbul’dan yönetmek. Belirli bir geçiş dönemindeyiz, yavaş yavaş otonomi kazanacağız ve halihazırda önemli bir yol kat etmiş durumdayız. İstanbul Sinyalizasyon Merkezimiz 3 yıldır faaliyette. Sonuçta tam bir otonomi kazanılması ve İstanbul’un tüm proje faaliyetleri için merkez olması için belirli bir zaman gerekiyor.

Alstom’u Türkiye’de üretici olarak ne zaman göreceğiz?

Türkiye’de ilk alacağımız proje için üretim düşünülüyor. En son çıkan ihaleyi ele alalım, 300 adetlik Kabataş-Mahmutbey metro aracı ihalesinde çok yüksek yerlilik oranları istendi. Bu nedenle üretim düşünülüyor ve düşünülmek de zorunda. Zaten hedef de bu, tüm bunlar bir sinerji içinde.

ÖNEMLİ OLAN FABRİKA KURMAK DEĞİL, TEKNOLOJİYİ GETİRMEK

Yani üretim planı tamamen ihaleye mi bağlı?

Evet, ihaleye bağlı. Bizim de Türkiye’de şu an adını açıklamadığımız bir ortağımız var. Hızlı tren ihalesine çalışırken bir ortak belirledik. O ihalenin çıkışını beklemekteyiz. Fabrika kurmak aslında işin en zor kısmı değil. Asıl önemli olan bilgiyi getirmek, ürünü geliştirmek ve teknolojiyi getirmek. Mesela alüminyum kaynak teknolojisi buna bir örnektir. Asıl zorluklar gerçek bir ürünü üretme noktasına geldiğinizde karşınıza çıkacaktır. Alstom’un Türkiye’ye bakışı fabrika kurmaktan daha uzun soluklu, daha uzun vadeli. Mühendislik ve proje ekibinin Türkiye’de olması, fabrika kurmaktan daha önemli.

Peki ihalelerde son durum nedir?

80 setlik metro alımının 96 sete çıkması söz konusu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de 1000 adet metro aracını üretmek için bir ihalesi olacak. Burada da Sanayi İşbirliği Programı (SİP) adı verilen bir sistem uygulanacak. Bu sistem, daha önce savunma sanayinde uygulanmış. SİP programı ile amaç; Türkiye’ye teknoloji transferini sağlamak. Yakın zamanda TCDD de bu 96 aracın alımını SİP aracılığı ile yapacağını söyledi. Dolayısıyla bunun için gerekli düzenin kurulması, teknoloji transferi alımının yapılması, ilgili şartnamelerin ve düzeneğin hazırlanması biraz vakit alacaktır. Çünkü yerlilik ve teknoloji transferi birbirinden farklı kavramlar. Burada asıl vakit ve enerji alan kısım, teknolojinin nasıl alınacağının formüle edilmesi. Onun da, 96 set için biraz vakit alacağını düşünüyorum. Bunun yanında, İstanbul’un 1000 metro aracı ihalesi de var. İkisi birbirine paralel ilerleyecek...

6 Ara 2016
Benzer Haberler
İSTANBUL ALSTOM İÇİN “HUB” OLCAK
Kategori: Demiryolu
Yazarlar

ERKEN SEÇİMLERİN EKONOMİK ETKİLERİ

GELİŞEBİLİR OLMAK!