6 Eyl 2016

YENİ DÜNYA SAVAŞININ ADI: SİBER SALDIRILAR

Bilişim ve teknolojinin hızlı gelişimi, her geçen gün daha fazla insanın internete kolay erişimi sınırların kalktığı bir dünya ile bizleri baş başa bırakıyor. İçinde bulunduğumuz çağ, bilginin değerinin her geçen gün artmasıyla birlikte, bilgi çağı olarak adlandırılıyor. Sürekli bir gelişim içerisinde olan bilgisayar ve internet teknolojileri, ihtiyacımız olan bilgiye daha hızlı ve daha kolay bir şekilde ulaşmamıza imkan sağlıyor. ‘Dijital devrimin’ yaşandığı bu yeni dönemde her geçen gün daha fazla kurum dijital dünyaya kapılarını açıyor, internetin ve bilişim teknolojilerinin nimetlerinden daha fazla yararlanıyor. Cep telefonları ile başlayan, sosyal medya ve bulut teknolojilerinin hayatımıza girişi ile devam eden süreç sonrasında bireylerin, işletmelerin ve hatta ülkelerin geleneksel sınırları her geçen gün genişliyor. Ancak dijital dünya olası yeni güvenlik ihtiyaçlarını da beraberinde getiriyor. Bireyler, kurumlar ve ülkeleri tehdit eden bu süreç, siber güvenliğin önemini ortaya çıkarıyor. Yapılan çeşitli araştırmalara göre siber saldırıların dünya ekonomisine maliyeti 113 milyar Dolar’ı buluyor.

 SİBER SAVAŞLAR ÜLKELER İÇİN CİDDİ TEHDİT

Özellikle kurumsal şirket ve kamu sitelerine yapılan saldırılar tam anlamıyla önlenemediği gibi saldırıların etkisini azaltmak da oldukça zaman alıyor. Bu sebeple, güvenliğin bir proje değil, süregelen bir efor olarak görülmesi gerekiyor. Ayrıca internetin günümüzde giderek gelişmesi yeni savaş türleri ve stratejilerini de beraberinde getiriyor. Fiziki savaşlardan ziyade günümüzdeki ‘siber savaşlar’ ülkeler için çok ciddi tehditler oluşturuyor. Günümüzde saldırganlar yalnızca büyük işletme ağlarını çökertmekle veya yalnızca veri çalmakla ilgilenmiyor, güvenlik zafiyetlerini ve standart teknolojileri kendi lehine kullanmakta giderek daha uzman hale gelen bu saldırganlar para kazanmak, ideolojik sebepler yanında yalnızca nam salmak için bile tehdit oluşturabiliyor. Güvenlik ekiplerinin artık tamamen yıkıcı ve cezalandırıcı tehditlere karşı, yalnızca kendilerine değil, tedarik zincirlerine, sosyal medya kanallarına ve iş ekosisteminin diğer bileşenlerine karşı çevrimiçi ve çevrimdışı koruma sağlamaları gerekiyor. Artık her işini dijital ortamda yapan firma yöneticileri de güvenlik için yeni yollar arayışında.

 ‘HACKER’LAR FİDYE YAZILIMLARDAN 34 MİLYON DOLAR KAZANIYOR

Siber istihbarat ve güvenlik konularını inceleyen Cisco’nun, 2016 Yıllık Güvenlik Raporu’na göre saldırganların daha gelişmiş yollarla kurumları hedef alması sebebiyle dünya genelindeki kurumların sadece yüzde 45’i güvenlik ile ilgili durumlarından emin durumda. Rapor, aynı zamanda ‘hacker’ların gerçekleştirdikleri saldırılarda sadece fidye yazılımlar sayesinde 34 milyon Dolar kazandığını da gösteriyor. Yine Cisco’nun raporuna göre güvenlik altyapılarının en yeni teknolojilere sahip olduğunu belirten işletmelerin sayısı 2014 ve 2015’te yüzde 10 azalmış durumda. Araştırmalar cihazların yüzde 92’sinin bilinen zafiyetlere sahip olduğunu gösteriyor ve cihazların yüzde 31’ine satıcılar tarafından güncelleme ve bakım yapılmıyor. Yöneticiler, firmalarının güvenliği konusunda kendilerini yetersiz görüyor.

 VERİ HACMİ BÜYÜYOR, BİLGİ GÜVENLİĞİ RİSKİ ARTIYOR

STM tarafından yayınlanan ‘2016 Türkiye Siber Tehdit Raporu’na göre, Türkiye’de 16-74 yaş grubundaki bireylerin bilgisayar kullanım oranı yüzde 54.8, internet kullanım oranı yüzde 55.9. Benzer bir gösterge olarak, geniş bant internet erişim imkanına sahip olan hanelerin oranı yüzde 67.8. Rakamlardan da anlaşıldığı üzere, kullanıcı sayısının artması yanında veri kaynaklarının çeşitlenmesi, veri hacmini büyütüyor, bu durum yetersiz tedbirlerle birleştiğinde bilgi güvenliği risklerinin önemli seviyelere yükselmesine neden oluyor. Ocak 2016 tarihi itibarıyla yaklaşık 26 milyon kayıtlı e-Devlet Kapısı kullanıcısı, 213 farklı kurumdan bin 407 adet hizmeti internet üzerinden alabiliyor. Bankacılıktan ulaşıma, perakende alışverişten yerel restoranlara kadar birçok sektör müşterilerine internet üzerinden ulaşarak hizmet vermeye çalışıyor. Sayısal sisteme olan bağımlılığın yarattığı konfor, internet altyapısını ve hizmetlerini hayatımızın vazgeçilmezleri arasına yerleştirmiş durumda. Bilgi ve iletişim sistemleri; enerji, haberleşme, su kaynakları, tarım, sağlık, ulaşım, eğitim ve finansal hizmetler gibi kritik altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarda da yoğun olarak kullanılıyor...

6 Eyl 2016
Benzer Haberler
YENİ DÜNYA SAVAŞININ ADI: SİBER SALDIRILAR
Kategori: Kapak Konusu
Yazarlar

ERKEN SEÇİMLERİN EKONOMİK ETKİLERİ

GELİŞEBİLİR OLMAK!