5 Nis 2016

TREN İŞLETMECİLİĞİ İÇİN EN ERKEN TARİH 2018

Demiryolu Lojistik olarak yurtiçi ve yurtdışında ağırlıklı ne tür taşımalar gerçekleştiriyorsunuz?

Demiryolu Lojistik olarak yurtiçinde ağırlıklı olarak akaryakıt taşımacılığı yapıyoruz. TÜPRAŞ’a ait 443 adet, OPET’e ait 48 adet tank vagonu ve TCDD’de yetişmiş, sertifikalı uzman kadromuzla bu firmaların akaryakıt taşımalarını organize ediyor, vagonların bakım-onarım programları ile filo yönetimini yürütüyoruz. Yurtdışında ise ülkemizin coğrafik konumundan da yararlanarak Avrupa ile Orta ve Uzak Asya arasındaki transit ticaretten pay almaya çalışıyoruz. Türk sanayi ürünlerinin Orta Asya ülkelerine ihracatını ve bu bölgelerde faaliyet gösteren Türk müteahhit ve iş adamlarına ait inşaat malzemelerinin demiryolu ile taşımalarını organize ediyoruz. Ayrıca Türkmenistan Demiryolu Bakanlığı’nın sözleşmeli tek acentesi durumundayız. Bu yetki belgemizle üçüncü ülkelerden üçüncü ülkelere, Türkmenistan üzerinden 40-45 vagonluk blok trenlerle transit taşımacılık yapıyoruz.

 Demiryolu taşımacıları demiryollarının uzun süre tren trafiğine kapatılmasından dolayı sorun yaşıyor. Bu kapatmalar hedeflerinizi ne kadar etkiliyor?

Geçtiğimiz yıl demiryolu taşımacıları için zor bir yıl oldu. İçinde bulunduğumuz coğrafyadaki siyasi ve ekonomik krizler ve daha çok ulusal demiryolu ağımızda uzun süreli yol kapatmaları, hedeflerimize ulaşmamıza imkan vermedi. İzmit ve Kırıkkale rafinerileri arasında 2012 yılında karşılıklı 2’şer blok trenle 1 milyon 400 bin ton TÜPRAŞ’ın akaryakıt taşımasını hedeflemiştik. Eskişehir-İstanbul arasında hızlı tren çalışmaları nedeniyle demiryolu haziran ayında aniden tren trafiğine kapatıldı. 2.5 yıldan fazla kapalı kaldı ve bu süre zarfında akaryakıt trenleri işletilemedi. 2015 yılı Mart ayında hat kısıtlı olarak trafiğe açıldı, önce bir tren, daha sonra ikinci tren, Şubat 2016’da ise 3’üncü blok tren sefere konuldu. Bu uygulamada TCDD çalışanlarının çok olumlu katkıları oldu. Her gün karşılıklı 3 blok trenle 2016 yılı için 1 milyon 700 bin ton olan taşıma programımızı gerçekleştirmeyi hedefliyorduk. Bu sefer de Sincan-Kayaş arası demiryolunun bu yıl haziran ayından itibaren 1.5 yıl süre ile tren trafiğine kapatılacağı duyuruldu. İltisak hatlarının yapımı ve yenilenmesi, 443 vagon (367 adedi yeni imal) ile 4 adet manevra aracı alımı için yaklaşık 40 milyon Avro yatırım yapan bir firmanın, yol kapanması nedeniyle 4 yıl bu taşımayı yapamadığını, vagonlarının boş bekletildiğini, aynı zamanda bu firmanın, üretim yatırımları ile lojistiğini demiryolu ulaştırması üzerine kurmuş olduğunu düşünün. Avrupa ülkelerindeki uluslararası teamül ülkemizde de uygulanmalıdır. Yatırımlar en az 1 yıl önce programa alındığından, yolun trafiğe kapatılması zorunlu ise taşıma yaptıran firma veya forwarder’lerin yıllık taşıma taahhütleri dikkate alınarak 1 yıl önce bilgilendirilmeleri sağlanmalıdır.

 ARALIK AYINDA ŞEBEKE BİLDİRİMİNİN YAYINLANMASI BEKLENİYOR

 Sektörün uzun zamandır beklediği demiryolunda serbestleşmeyi getirecek süreci değerlendirir misiniz?

Demiryolu ulaştırmasının serbestleşme süreci Türkiye’de maalesef çok gecikti. Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun (6461) Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe girdikten sonra, Demiryolu Araçları Tescil ve Sicil Yönetmeliği, Altyapıya Erişim ve Kapasite Tahsis Yönetmeliği, Emniyet Yönetmeliği yürürlüğe giren yönetmelikler arasında yer alıyor. Demiryolu İşletme ve Lisans Yönetmeliği’nin ise bu günlerde yürürlüğe girmesi bekleniyor. TCDD’nin Altyapı ve Taşımacılık A.Ş. olarak bölünmesi Haziran 2016 sonuna kadar tamamlanması 64’üncü Hükümet programında yer alıyor. TCDD’nin bölünmesi ve altyapının özel sektöre açılması prosedürü tamamlandıktan sonra 2016 Aralık ayı içerisinde ‘şebeke bildiriminin’ yayınlanması bekleniyor. Tren işletmeciliğine girmek isteyen özel sektör, şebeke bildirimi yayınlandıktan sonra ancak önünü görebilecek ve kendi yol haritasını hazırlayabilecektir. Altyapı işleticisi -TCDD- tarafından yayınlanacak olan Şebeke Bildirimi’nde; tahsis edilecek altyapının niteliği ve erişim koşulları, ücretlendirme, tahsise ait usul ve esaslar ile erişim sözleşmesi ve çerçeve anlaşmaları yer alacak. Demiryollarının 157 yıllık kurumsal yapısını kökten değiştirmek doğal olarak hayli politik, zorlu, karmaşık ve kontrol edilmesi zor bir yöntem. Yalnız Türkiye’de değil diğer ülkelerde de geçiş dönemi sancılı olmuştur. Bu tip programların uygulanması büyük sabır ister ve genelde yıllar alabilir. Direncin önemli bir kısmı da kurumun kendi içinden gelir. Bir taraftan sendikalar, bir taraftan çalışanların kurumlarını aşırı koruma içgüdüsü, fark etmeden değişimi zorlaştırır. Ülkemiz için toplumsal maliyeti çok yüksek olan taşıma modları arasındaki aşırı dengesizliğin giderilmesi, demiryollarının canlandırılması ve rekabete açılması ile mümkündür. 6461 sayılı Kanun ile bu adım atıldı. Bu sürecin hızlandırılması için herkes elinden geleni yapmalıdır...

5 Nis 2016
Benzer Haberler
İDO'DA GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ
Kategori:
PAZARIN BÜYÜK OYUNCUSU: TIRSAN
Kategori:
MAN YETKİLİ SERVİS ÇALIŞANLARINIÖDÜLLENDİRDİ
Kategori:
Yazarlar

SEÇİM SONRASI BEKLENTİLER

NE KADAR EĞLENCELİ BİR PATRONSUNUZ?